Abaküs Yazılım
23. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/5189
Karar No: 2014/7904
Karar Tarihi: 08.12.2014

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2014/5189 Esas 2014/7904 Karar Sayılı İlamı

23. Hukuk Dairesi         2014/5189 E.  ,  2014/7904 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Dikili Asliye Hukuk Mahkemesi (Ticaret Mahkemesi Sıfatıyla)
    TARİHİ : 12/11/2012
    NUMARASI : 2011/276-2012/270

    Taraflar arasında görülen genel kurul kararının iptali davası sonucunda verilen hükmün onanmasına ilişkin Dairemizin 04.02.2014 gün ve 2013/8097 Esas, 2014/733 Karar sayılı ilamının karar düzeltme yoluyla incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, dosya incelendi, gereği görüşüldü:
    - KARAR -
    Davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunu, 26.06.2011 tarihli olağan genel kurul toplantısı için çıkarılan davetiyeyi 30.05.2011 tarihinde tebliğ aldıklarını, kooperatif anasözleşmesine göre toplantıya çağrının en az 30 gün önce yapılması gerektiğini ileri sürerek, usulsüz çağrı ile yapılan 26.06.2011 tarihli olağan genel kurul toplantısının iptaline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı temsilcileri, davanın reddine karar verilmesini savunmuştur.
    Mahkemece, toplantıya çağrıya ilişkin davetiyelerin anasözleşmenin 28. maddesi uyarınca toplantıdan 30 gün önce yani 26.05.2011 tarihinde postaya verildiği, bu şekilde anasözleşmede belirtilen şarta uyulduğu gerekçesiyle, davanın reddine dair verilen karar, davacı vekilinin temyiz istemi üzerine, Dairemizin 04.02.2014 tarih ve 2013/8097 Esas, 2014/733 Karar sayılı ilamıyla onanmıştır.
    Davacı vekili, karar düzeltme isteminde bulunmuştur.
    Dava, genel kurul kararlarının iptali istemine ilişkindir. Davacı, sadece kendisinin çağrılmadığı iddiasında bulunmuştur.
    1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesi uyarınca, genel kurulda alınan kararların, oyunu kullanmasına haksız yere izin verilmemesi, çağrılmama, çağrının usulsüzlüğü, gündemin gereği gibi ilan veya tebliğ edilmemesi veya toplantıya ve karara yetkili olmayan kimselerin iştirak etmesi iddiaları dışında, yasa, anasözleşme ve afaki iyiniyet kurallarına aykırılık halleri ileri sürülerek iptalleri isteminde bulunabilmek için, toplantıya katılan üyenin red oyu vermesi ve karara muhalif kalarak keyfiyeti zapta geçirmesi ve davanın bu iddiaların tümü bakımından toplantıyı izleyen bir ayın içinde açılması gerekmektedir. Diğer anlatımla, aynı madde hükmü uyarınca, genel kurulda alınan kararların, yasaya, anasözleşmeye ve iyiniyet kurallarına aykırı olduğu iddiasıyla, toplantıda bulunan ortaklar red oyu kullanıp, alınan kararlara muhalif kalarak, keyfiyeti tutanağa geçirdikten sonra kararın iptali için toplantıyı kovalıyan günden başlamak üzere bir ay içinde dava açabilir. Davacı da iptal isteminde bulunmuş ve davayı süresinde açmıştır.
    Kooperatiflerde genel kurul toplantısına çağrının usulsüz yapılması veya yapılmaması halinin müeyyidesinin bu toplantıda alınan kararların yokluğu mu, yoksa iptal edilebilirliği mi olduğu hususu Türk ve yabancı doktrinde tartışmalı olup, çoğunluk düşüncesi, hukuki işlemlere güvenlik getirme amacı da dikkate alınarak, bu nevi sakatlıkların müeyyidesinin iptal edilebilirlik olduğu yönündedir.
    Dairemizin yerleşik uygulamasına göre, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu"nun 45/2 ve anasözleşmenin 28. maddeleri emredici nitelikte ise de, aynı Yasa"nın 53. maddesinde çağrıda usulsüzlük halinin genel kurula bu nedenle katılamayan ortaklara bu toplantıda alınan kararların iptali davası açma hakkı verdiğine göre, kanun koyucunun çağrıda usulsüzlük halinde bunun müeyyidesini butlan olarak kabul etmediği anlaşılmaktadır.
    Çağrının usulsüzlüğünü iddia eden taraf, genel kurul toplantısında alınan kararların Yasa"ya, anasözleşmeye veya iyiniyet kurallarına aykırılık iddialarından birine ya da hepsine dayanması ve iddiasını ispat etmesi zorunludur. Çağrıdaki usulsüzlük, alınan kararların salt bu nedenle iptali ya da butlanı sonucunu doğurmamaktadır.
    Diğer yandan, genel kurul toplantısına çağrılması gereken ortakların çağrılmaması ve gelmemeleri, toplantı ve karar nisabını etkiliyorsa bu durum, kararın batıl sayılmasını gerektirir. Bu nitelikteki kararların batıl olduğunun tespiti davası açabilmek için kararlara muhalif olmak gerekmediği gibi, açılacak dava da herhangi bir süreye tabi değildir.
    1163 sayılı Kooperatifler Kanunu"nun 45/2. maddesi, "genel kurul sözleşmede gösterilen şekil ve surette toplantıya çağrılır. Toplantı nisabı sözleşmede gösterilir. Ancak yapı kooperatiflerinin genel kurul toplantısında ortakların en az 1/4"ünün şahsen veya temsilen hazır bulunmaları şarttır." hükmünü; aynı Kanun"un 51/1. maddesi ise “Kanun veya anasözleşmede aykırı hüküm bulunmadıkça, genel kurul kararlarında ve seçimlerde oyların yarıdan bir fazlasına itibar olunur” hükmünü; anasözleşmenin 33. maddesinin 1. fıkrası, "Genel kurulun toplanabilmesi ve gündemdeki konuları görüşebilmesi için, kooperatife kayıtlı ortakların en az 1/4"ünün şahsen veya temsilen toplantıda hazır bulunması şarttır. İlk ve müteakip toplantılarda aynı nisap aranır" hükmünü; 2. fıkrada ise "Genel kurulda kararlar, ortakların en az 1/4"nün hazır olması şartıyla oylama sırasındaki mevcudun yarıdan fazlasının oyu ile alınır" hükmünü içermektedir. Anılan hükümler emredici nitelikte olup, bu hükümlere aykırılık teşkil eden genel kurul kararları, batıl olup, bu kararlar baştan beri hüküm ifade etmezler ve bunların batıl olduğunun tespiti için açılacak davalarda genel kurulda muhalefette bulunmuş olma şartı aranmayacağı gibi, bir aylık hak düşürücü süre içinde açılmış olmaları da dinlenmeleri yönünden zorunlu değildir.
    Genel kurul toplantısına çağrılması gereken ortakların çağrılmamasının ve katılmamış olmasının toplantı ve karar nisabını etkilemediği, davayı açan üyenin çağrılmadığı ve toplantıya gelmediği ya da çağrılmasında usulsüzlük bulunduğu sonucuna varılması halinde, bu haller butlanı değil, iptali gerektiren hallerden olup, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 53. maddesine göre, çağrılmayan ve genel kurula gelmeyen ortağa genel kurulda alınan kararlara ret oyu vermesi ve muhalif kalıp, keyfiyeti tutanağa geçirtme koşulları aranmaksızın iptal davası açma hakkı bahşeder. Ancak, iptal davasının yukarıda anılan hüküm gereğince toplantıyı kovalayan bir aylık hak düşürücü süre içerisinde açılması ve bu davada da iptali istenen kararın aynı madde hükmü uyarınca yasaya, anasözleşmeye veya iyiniyet kurallarına aykırı olduğunun iddia edilip, kanıtlanmış olması gerekir.
    Somut olayda, 26.06.2011 tarihli genel kurulda tüm kararların oybirliği ile alınmış olduğu, toplantıya kooperatife kayıtlı 143 ortaktan 50"sinin katılması nedeniyle toplantı ve karar nisabının bulunduğu, diğer bir deyişle, butlan halinin bulunmadığı anlaşılmıştır.
    Bu durumda mahkemece, dava konusu edilen genel kurulda butlan halinin bulunmadığı, salt çağrıdaki usulsüzlük nedeniyle genel kurul kararının iptalinin istenemeyeceği, davacının somut bir iptal nedenine dayanmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, aynı sonuca anasözleşmenin 28. maddesinin çağrının davacıya ulaşmasını aradığı gözden kaçırılarak, bu hükmün yanlış yorumlanması suretiyle yazılı gerekçe ile varılmasının isabetsiz olduğu ve hükmün bu nedenle davacı yararına bozulması gerektiği, ancak sonucu itibariyle doğru olan kararın, HUMK"nın 438/son maddesi gereğince değişik gerekçe ile onanması gerektiği belirtilerek, onanması gerekirken, mahkeme gerekçesi doğru bulunarak onandığı anlaşıldığından, davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin 04.02.2014 tarih ve 2013/8097 E., 2014/733 K. sayılı onama ilamındaki gerekçe kaldırılarak, mahkeme kararının HUMK"nın 438/son maddesi gereğince değişik gerekçe ile onanması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin karar düzeltme itirazının kabulü ile Dairemizin anılan onama ilamındaki gerekçe kaldırılarak sonucu itibariyle doğru olan kararın değişik gerekçe ile ONANMASINA, peşin alınan karar düzeltme harcının istek halinde iadesine, 08.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.




    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi