1. Hukuk Dairesi 2020/200 E. , 2021/1010 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 2. HUKUK DAİRESİ
Taraflar arasında birleştirilerek görülen davada;
Davacılar asıl davada, mirasbırakan babaları ...’nin, dava konusu 1039 parsel sayılı taşınmazı mirastan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak dava dışı ara malik ..’ye, adı geçenin de kısa bir süre sonra mirasbırakanın tek erkek evladı olan davalıya satış yoluyla devrettiğini, emanetçi olan dava dışı ...nin bu taşınmazda hiç yaşamadığını, mirasbırakanın, ölümünden kısa bir süre önce sattığı bir kısım taşınmazın parasını da davalı oğluna verdiğini, davalının bu paralar ile yeni taşınmazlar ve traktör satın aldığını, mirasbırakanın davalıya karşılıksız kazandırmalarda bulunduğunu ileri sürerek dava konusu 1039 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının iptali ile miras payları oranında adlarına tescilini, mirasbırakanın davalıya yaptığı karşılıksız kazandırmalar nedeniyle belirsiz alacak davası şeklinde 20.000,00 TL mirasta denkleştirme alacağının miras payları oranında ödenmesini, olmadığı taktirde davalıya yapılan karşılıksız kazandırmaların tenkisini; birleştirilen davada, mirasbırakan ...’in dava konusu 57, 146, 441 parsel sayılı taşınmazları mirastan mal kaçırmak amacıyla ve muvazaalı olarak 13.12.1994 tarihinde davalı oğluna satış yoluyla temlik ettiğini, davalının da bu taşınmazlardan 57 ve 146 parselleri 3. kişiye sattığını ileri sürerek dava konusu 441 parsel sayılı taşınmazın davalı adına olan tapu kaydının miras payları oranında iptali ile adlarına tescilini, 3. kişiye devredilen 57 ve 146 parseller yönünden dava tarihine göre belirlenecek rayiç bedellerin miras payları oranında ve yasal faiziyle birlikte davalıdan tahsilini istemişler; davacılar vekili 05.02.2018 tarihli ıslah dilekçesinde, asıl davadaki denkleştirme isteğiyle ilgili olarak mirasbırakanın banka hesabından davalının hesabına aktarılan 400.000,00 TL’den davacıların her birinin miras payına isabet eden 75.000’er TL’nin mirasbırakanın ölüm tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesini, olmazsa tenkisini; 10.12.2018 tarihli dilekçesinde, birleştirilen davada dava konusu 146 ve 57 parsel sayılı taşınmazların keşfen saptanan toplam 149.350,00 TL değerinden davacıların miras paylarına isabet eden toplam 56.000,00 TL’nin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faiziyle birlikte ödenmesini istemiştir.
Asıl ve birleştirilen davada davalı, dava konusu 1039 parsel sayılı taşınmazın ölümüne değin mirasbırakana bakması karşılığında minnet duygusuyla kendisine devredildiğini, taşınmaz üzerine bina yaptığını, yıllarca fabrikada çalışıp emekli olduğunu, çiftçilik ve hayvancılık yaparak mal varlığını edindiğini, mirasbırakanın katkısı bulunmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
İlk derece mahkemesince, iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle asıl ve birleştirilen davanın kabulüne dair verilen kararın asıl ve birleştirilen davada davalı tarafından istinafı üzerine İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 1. Hukuk Dairesince, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
Karar, asıl ve birleştirilen davada davalı vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla, Tetkik Hakimi ...’un raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp, düşünüldü.
-KARAR-
Asıl dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ile mirasta denkleştirme alacağı, olmadığı taktirde tenkis; birleştirilen dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil ile bedel isteklerine ilişkindir.
Dosya içeriğine ve toplanan delillere, hükmün dayanağı yasal ve hukuksal gerekçeye, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, asıl ve birleştirilen davanın kabulüne karar verilmiş olmasında kural olarak bir isabetsizlik yoktur. Asıl ve birleştirilen davada davalının esasa yönelik temyiz itirazları yerinde görülmediğinden reddine.
Ancak, bilindiği üzere 6100 sayılı HMK’nin 297/2. maddesinde “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir” düzenlemesine yer verilmiştir. Kamu düzeninden olan doğru sicil oluşturma ilkesi gereğince de hakimin infazı kabil karar verme yükümlülüğü vardır.
Somut olayda; ilk derece mahkemesince, asıl ve birleştirilen dava yönünden davacıların miras payları oranında iptal tescile karar verilmiş olup, kalan payın davalı üzerinde bırakılmasına şeklinde hüküm kurulması gerekirken, kalan payın davalı adına tesciline karar verilerek davalı yönünden tescil sebebinin değiştirilmesi doğru olmadığı gibi; denkleştirme alacağı ve bedel istekleri bakımından ıslahla talep edilen kısım için ıslah tarihlerinden itibaren faize hükmedilmiş ise de ıslah tarihlerinin hüküm yerinde açıkça belirtilmemiş olmasının hükmün infazında tereddüt oluşturacağı açıktır.
Öte yandan harç, kamu düzenine ilişkin olup, kendiliğinden gözetilmesi gerektiğinde kuşku yoktur.
Somut olayda, asıl ve birleştirilen dava bakımından alınması gerekli toplam 22.769,27 TL nispi karar ve ilam harcından asıl ve birleştirilen davada davacılar tarafından yatırılan toplam 683.11 TL nispi peşin harç ile 2.220,08 TL ıslah harcı ve 5.093,85 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 14.772,23 TL nispi karar ve ilam harcının asıl ve birleştirilen davada davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına karar verilmesi gerekirken, ıslah harcının düşülmeyerek bakiye 16.992,31 TL şeklinde fazla harca hükmedilmesi de doğru olmamıştır.
Ne var ki, anılan hususlar yeniden yargılama yapılmasını zorunlu kılmadığından, ilk derece mahkemesi olan Edirne 1. Asliye Hukuk Mahkemesinin 16.04.2019 tarih 2015/159 Esas 2019/244 Karar sayılı kararının hüküm kısmında yer alan:
A bendinin 1. fıkrasında yazılı, “...10/16 payının davalı ... adına, tapuya TESCİLİNE,” cümlesinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “...10/16 payının davalı ... üzerinde bırakılmasına” cümlesinin yazılmasına,
A bendinin 2. fıkrasında yazılı, “... ıslah tarihinden...” ibaresinden önce gelmek üzere “05.02.2018” tarihinin eklenmesine,
B bendinin 1. fıkrasında yazılı, “...10/16 payının davalı ... adına, tapuya TESCİLİNE,” cümlesinin hüküm fıkrasından çıkartılarak yerine “...10/16 payının davalı ... üzerinde bırakılmasına” cümlesinin yazılmasına,
B bendinin 2. fıkrasında yazılı “...ıslah tarihinden...” ibaresinden önce gelmek üzere “10.12.2018” tarihinin eklenmesine,
D bendinde yazılı, “ Alınması gereken 22.769,27 TL karar ve ilam harcının, peşin yatırılan 683,11 TL harcın (2. Asliye Hukuk 2015/210 Esas 170,78 TL) ve 5.093,85 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye kalan 16.992,31 TL harcın davalıdan alınarak hazineye irat kaydına,” ifadesinin hüküm kısmından çıkartılarak yerine D bendi olarak “ Asıl ve birleştirilen dava yönünden alınması gereken toplam 22.769,27 TL nispi karar ve ilam harcından asıl ve birleştirilen davada davacılar tarafından yatırılan toplam 683.11 TL nispi peşin harç ile 2.220,08 TL ıslah harcı ve 5.093,85 TL tamamlama harcının mahsubu ile bakiye 14.772,23 TL nispi karar ve ilam harcının asıl ve birleştirilen davada davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına,” ifadesinin yazılmasına, asıl ve birleştirilen davada davalının temyiz itirazının değinilen yönlerden kabulü ile hükmün düzeltilen bu şekli ile 6100 sayılı HMK’nin 370/2. maddesi uyarınca DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 24.02.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.