3. Hukuk Dairesi 2017/12145 E. , 2017/8468 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ
Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının mahkemece yapılan yargılaması sonucunda, davanın kısmen kabulüne yönelik olarak verilen hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiş, hükmün temyiz incelemesinin duruşmalı olarak yapılması davalı vekili tarafından istenilmekle, 21.03.2017 tarihinde yapılan duruşmaya gelen davalı vekili Av. ... ile davacı vekili Av. ... sözlü açıklamaları dinlendikten sonra nevakısın giderilmesi bakımından mahalline geri çevrilen dosya yeniden gelmekle; belli günde dosyadaki bütün kağıtlar okunarak, Tetkik Hakiminin açıklamaları dinlenip, gereği düşünüldü:
Y A R G I T A Y K A R A R I
Davacı vekili; müvekkili şirket tarafından davalı şirket aleyhine ...3. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2011/429 Esas sayılı dosyasında TRT payından kaynaklı alacağın tahsili amacı ile açılan kısmi alacak davasının kabulüne karar verildiğini, bu nedenle davalı şirketten bakiye alacakları olan 90.139,16 TL"nin tahsili için icra takibi başlattıklarını, ancak davalı şirketin haksız itirazı nedeniyle takibin durdurulduğunu ileri sürerek; takibe vaki itirazın iptali ile müvekkili yararına icra inkar tazminatına karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı vekili; gerek icra müdürlüğünün gerekse mahkemenin yetkisine itiraz ettiklerini, ayrıca davanın zamanaşımına uğradığını, esas yönünden ise davaya konu TRT payını ödeme yükümlülüğünün davacı şirkete ait olduğunu, ayrıca icra takibinden sonra müvekkil şirketin her türlü dava hakkı saklı kalmak üzere icra dosyasına kapak hesabı üzerinden ödeme yaptığını savunarak, davanın reddi ile müvekkili yararına kötüniyet tazminatına karar verilmesini istemiştir.
Mahkemece; davanın kısmen kabülü ile takibe vaki itirazın 72.249 TL asıl alacak ve asıl alacağa dava tarihinden itibaren işletilecek avans faizi üzerinden iptaline, şartları oluşmayan tazminat istemlerinin ise reddine karar verilmiş; hüküm, taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici sebeplere ve özellikle delillerin takdirinde bir isabetsizlik görülmemesine göre; tarafların sair temyiz itirazlarının reddi gerekir.
2-Davalı taraf, 04.04.2013 tarihinde başlatılan icra takibi ile temerrüde düşürülmüştür(TBK. Md 117). Bu nedenle, takibe ve davaya konu alacağın; takip tarihinden işleyecek faizi ile tahsiline karar verilmesi gerekirken, dava tarihinden işleyecek faizi ile tahsiline karar verilmiş olması doğru görülmemiştir.
Bundan ayrı, 3065 sayılı Katma Değer Vergisi Kanunu"nun 24/c maddesine göre; faiz, vergi matrahına dahildir. Davacı taraf, takip talebinde alacağın avans faizi ve avans faizinin katma değer vergisiyle birlikte davalıdan tahsilini talep etmiştir. Şu durumda, mahkemece; asıl alacağa yürütülecek olan avans faizinin katma değer vergisi ile birlikte tahsiline karar verilmesi gerekirken, katma değer vergisi yönünden hüküm tesis edilmemiş olması usul ve yasaya aykırıdır.
3-Davalı taraf, cevap dilekçesinde dava açılmadan önce icra dosyasına ödeme yaptıklarını bildirmiştir. Bu husus, davacı tarafça verilen 17.09.2014 tarihli dilekçe ile kabul edilmiş, ayrıca 18.09.2014 tarihli celsede de taraf vekilleri yapılan ödemenin niteliği ile icra dosyasından tahsiline dair beyanda bulunmuşlardır. Ne var ki, mahkemece; davaya konu takip nedeniyle yapıldığı taraflarında kabulünde olan ödeme hususu değerlendirilmemiştir.
Buna göre, mahkemece yapılacak iş; takibe konu alacağa ilişkin olarak yapılan ödemenin değerlendirilmesi ve ulaşılacak sonuca göre uyuşmazlığın esası hakkında bir karar vermek olmalıdır.
SONUÇ: Yukarıda birinci bentte açıklanan nedenlerle tarafların sair temyiz itirazlarının reddine, ikinci bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı, üçüncü bentte açıklanan nedenlerle davalı yararına HUMK"nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, 1.480 TL Yargıtay duruşması vekalet ücretinin yekdiğerinden alınarak yekdiğerine verilmesine, peşin alınan temyiz harçlarının istek halinde temyiz edenlere iadesine, 6100 sayılı HMK"nun Geçici Madde 3 atfıyla 1086 sayılı HUMK"nun 440. maddesi gereğince karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 30.05.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.