Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2007/21056
Karar No: 2008/6062
Karar Tarihi: 17.04.2008

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2007/21056 Esas 2008/6062 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2007/21056 E.  ,  2008/6062 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : Düzce 1. Asliye Hukuk (İş)  Mahkemesi
    TARİHİ : 19/04/2007
    NUMARASI : 2005/375-2007/216

    Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin  reddine karar vermiştir.     
    Hükmün davacılar  vekili tarafından duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan  ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan ve temyiz konusu hükme ilişkin dava, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 438. maddesinde sayılı ve sınırlı olarak gösterilen hallerden hiçbirine uymadığından Yargıtay incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına ilişkin isteğin reddine karar verildikten sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
    Dava, iş kazası sonucu ölüm halinde hak sahiplerinin uğramış olduğu maddi zararın giderilmesi istemine ilişkindir. Mahkemece, sigortalının ölümünün mücbir sebep sonucu meydana geldiği, sigortalının ölümü ile geçirmiş olduğu kaza arasında uygun illiyet bağı olmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir.
    Davacılar, murisleri A.D.’ın davalıya ait fabrika işyerinde çalışırken, 12 Kasım 1999 tarihinde meydana gelen deprem sonucunda fabrika binasının yıkılmasından dolayı enkaz altında kalıp vefat ettiğini ileri sürerek bu davayı açmışlardır.
    506 sayılı Yasa’nın 27. ve müteakip maddelerinde işverenin iş kazasını en geç iki gün içinde Sosyal Sigortalar Kurumu’na bildirilmekle yükümlü olduğu, haber verme kağıdındaki bildirilen olayın iş kazası sayılıp sayılmayacağı hakkında gerekirse Kurumca soruşturma yapılabileceği ve varılan sonucun en geç üç ay içinde ilgililere yazı ile bildirileceği, ilgililerce yetkili mahkemeye başvurularak Kurum kararına itiraz olunabileceği, itiraz halinde Kurum kararının ancak mahkeme kararının kesinleşmesiyle kesin hale geleceği bildirilmiştir.
    Öte yandan, Sosyal Sigortalar Kurumu tarafından karşılanmayan zararın ödetilmesine ilişkin davalarda (tazminat davaları) öncelikle haksız zenginleşmeyi ve mükerrer ödemeyi önlemek için Kurum tarafından hak sahiplerine bağlanan gelirin peşin sermaye değerinin tazminattan düşülmesi gerektiği Yargıtay’ın oturmuş ve yerleşmiş görüşlerindendir.
    Somut olayda, SSK Tahsisler Daire Başkanlığı 06.02.2007 tarihli cevabi yazısında, muris A. D.’ın hak sahiplerine 506 sayılı Yasa’nın 66. maddesine göre ölüm sigortasından aylık bağlandığını, sigortalının hak sahiplerine ayrıca iş kazası ya da meslek hastalığı sonucu ölüm geliri bağlanmadığını bildirmiştir. Bu durumda, iş kazası olduğu iddia olunan olayın Sosyal Sigortalar Kurumu’na bildirilip bildirilmediği anlaşılamamaktadır. Uyuşmazlığın çözümü için öncelikle zararlandırıcı olayın iş kazası niteliğinde olup olmadığının tesbiti ön sorundur. İş kazasının tesbiti ile ilgili ihtilaf Sosyal Sigortalar Kurumu"nun hak alanını doğrudan ilgilendirmekte olup tazminat davasında Kurum taraf değildir.
    Yapılacak iş, öncelikle Sosyal Sigortalar Kurumu"ndan iş kazası ile ilgili bir tahkikat yapılıp yapılmadığını sormak, yapılmamış ise davacılara iş kazasını Sosyal Sigortalar Kurumu"na ihbarda bulunmak giderek Sosyal Sigortalar Kurumu"nu ve hak alanını ilgilendirdiği için işvereni hasım göstermek suretiyle tespit davası açmak için önel vermek, tespit davasını bu dava için bekletici mesele yaparak çıkacak sonuca göre bir karar vermekten ibarettir.
    Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin eksik inceleme ve araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir. 
    O halde, davacıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 17.04.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi