Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2007/14161
Karar No: 2008/7194

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2007/14161 Esas 2008/7194 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2007/14161 E.  ,  2008/7194 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İzmir 2. İş Mahkemesi
    TARİHİ : 17/05/2007
    NUMARASI : 2006/32-2007/248

    Davacı,     karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
    Hükmün ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan  ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
    Dava davacının 1479 sayılı Yasa"ya tabi sigortalılğının 13.9. 2001  tarihinde sona erdiği, bu tarihten sondraki 506 sayılı  Yasa"ya tabi zorunlu sigortalılığının geçerli olduğu ve 19.4.2005 tahsis talep  tarihini takip eden aybaşından itibaren  yaşlılık aylığı  bağlanması gerektiğinin  tesbiti istemine ilişkindir.
    Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir.
    Dosyadaki kayıt ve belgelerden davacının 19.2.1998 tarihli giriş bildirgesi üzerine 1479 sayılı Yasa"ya  tabi  sigortalıolarak  23.5.1984  tarihinde tescil edildiği 25.3.1984-31.10.1986, 1.11.1986-5.7.1996 tarihleri arasında  vergi kaydının, 10.12.1991-4.10.1995 tarihleri arasında oda, 25.11.1991- 26.10.2005 tarihleri arasında sicil kaydının  bulunduğu,  2.1.1995 tarihinde C.Empirme San. ve Tic. Ltd. Şirketinin ortağı olduğu davalı Kurumca  25.3.1984-31.10.1986, 1.11. 1986 ve  devamı şeklinde sigortalı olarak  kabul edilği,   ihtilaf konusu  dönemde  13.9.2001-11.5.2003 tarihleri arasında 599 gün ve  12.5.2003-11.4.2005 tarihleri arasında 691 gün 506 sayılı Yasa"ya tabi zorunlu sigortalı çalışmalarının  bulunduğu anlaşılmaktadır.
    Gerçekten, 1479 sayılı Yasa’nın 24/I-d maddesine göre, limited şirketlerin ortakları zorunlu Bağ-Kur sigortalısı sayılır. Sigortalılığın başlangıç ve bitiş tarihlerini düzenleyen aynı Yasanın 25/d maddesi hükmü gereğince ise, şirketlerle ilgisi kalmayanların çalışmalarına son verdikleri veya ilgilerinin kesildiği  tarihten   itibaren   sigortalılıkları  sona ermektedir. 1479 sayılı Yasanın  sisteminde, tasfiyeye giren şirket ortaklarının Bağ-Kur sigortalılığının sona ereceğine ilişkin bir düzenleme mevcut olmadığı gibi, sadece 25/e maddesinde, iflasına karar verilmiş olan tasfiye halindeki özel işletmeler ile şirket ortaklarının özel işletmenin veya şirketin mahkemece tasfiyesine karar verildiği,  iflasına karar verilmiş olan veya tasfiye halindeki özel işletmeler ile şirket ortaklarından hizmet akti ile  çalışanların çalışmaya başladığı tarihten itibaren sigortalılıklarının sona ereceği hükme bağlanmıştır. Anılan maddede öngörülen koşulların da somut olayda oluştuğuna dair bir bilgi ve belge dosya içerisinde bulunmamaktadır. Öte yandan, şirketlerin tasfiyesinin sona ermesine kadar tüzel kişiliklerinin devam edeceği de açıktır.
    Uyuşmazlık, her iki sigortalılığın çakışması halinde hangisine öncelik verileceği noktasında toplanmaktadır. “Çatışan sigortalılık sorununu” gerek 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ve gerekse 1479 sayılı Bağ-kur Kanunu birbirlerine paralel düzenlemeler ile bir sigortalının aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olmasını yasaklayıp, sigortalının önceden başlayıp devam ede gelen sigortalılığına geçerlik tanıyarak çözüme ulaştırmaya çalışmışlardır. Yasa sistemimize göre bir kimsenin Sosyal Sigortalar Kurumu kapsamına girebilmesi için hizmet akdine tabi bir işte çalışması yanında başka bir sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunmaması gerekir. Anılan yasanın 3. maddesinin I.(F) bendinde “kanunla kurulu emekli sandıklarına aidat ödemekte olanların” (K) bendinde ise, “herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanların” sigortalı sayılmayacağı belirtilmiştir. Aynı şekilde 1479 sayılı Bağ-kur kanunu’nun 24. maddesinin I. ve II. fıkralarında da bir kimsenin Bağ-kur kapsamına girebilmesi için kendi adına bağımsız çalışıp kazanç sağlaması yanında, başkaca sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunmaması koşulu getirilmiştir. Bütün bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere, sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılık mümkün olmayıp, önceden başlayıp devam ede gelen sigortalılığa geçerlik tanınmaktadır (03.10.2001 gün ve E: 2001/21-627, K: 2001/659 sayılı ile 22.06.2005 gün ve E:2005/21-370, K:2005/402 sayılı Yargıtay Hukuk Genel Kurulu Kararları).Yapılacak iş; öncelikle davacının ortağı olduğu şirketin mahkemece iflasına veya tasfiyesine  karar verilip  verilmediğini araştırıp şirketin tüzel kişiliğinin devam edip etmediği  tesbit edilerek  çıkacak sonuca göre davacının  1479 sayılı Yasa"ya tabi  sigortalı olduğu süreyi  belirlemek,  13.9.2001  tarihinden önce şirketin iflasına veya tasfiyesine karar verildiğinin anlaşılması halinde  şimdiki  gibi karar vermek, şirketin iflasına veya tasfiyesine karar  verilmediği, şirketin Ticaret Sicilindeki kaydının  devam ettiğinin anlaşılması halinde  ise  davacının bu dönemde  1479 sayılı  Yasa"ya  tabi sigortalılığı ile  506 sayılı  Yasa"ya  tabi  sigortalılıkları çakıştığından  ve önceden  başlayıp  devam eden sigortalılık  1479  sayılı  Yasa"ya  tabi  sigortalılık  olduğundan  davacının primi ödenmemiş beş yıldan fazla sigortalılık süresi  bulunmamakla olaya 1479 sayılı Yasa"nın Ek  19.  maddesinin uygulama olanağıda olmadığından  davacının bu dönemde  1479 sayılı  Yasa"ya tabi sigortalılığına geçerlilik tanınarak 506 sayılı  Yasa"ya tabi sigortalılığın iptaline karar vermektir.
    Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular  gözetilmeksizin eksik inceleme ve  hatalı değerlendirme sonucu  ihtilafa uygulanması mümkün olmayan  baskın sigortalılık ilkesinden haraketle yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve  yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O halde, davalı kurumun  bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır. 
    SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 05.05.2008  gününde oybirliğiyle karar verildi.

     



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi