Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2018/1880
Karar No: 2019/4366
Karar Tarihi: 16.09.2019

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2018/1880 Esas 2019/4366 Karar Sayılı İlamı

19. Hukuk Dairesi         2018/1880 E.  ,  2019/4366 K.

    "İçtihat Metni"


    MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi

    Taraflar arasındaki menfi tespit davasının usule ilişkin bozma ilamına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın hukuki yarar yokluğundan dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü.

    - K A R A R -

    Davacı vekili, davacının taşınmazı üzerinde dava dışı Özel ... Hastanesi Ltd Şti."nin dava dışı bankadan kullandığı kredi sözleşmesine istinaden ipotek tesis edildiğini, davacının bankaya yaptığı ödemeden dolayı ipoteğin fekkine ilişkin talebine davalı tarafından muvafakat edildiği, ipoteğin fekkine dair yazının davacıya verildiğini, buna rağmen davalı tarafından aynı taşınmaz üzerinde alacağın temliki nedeniyle ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla takip yapıldığını ileri sürerek, davacının davalıya borçlu olmadığının tespitini, kötüniyet tazminatının davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, takip konusu taşınmaz üzerindeki ipotek hakkının davalının alacağına mahsuben dava dışı bankadan temlik alındığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı vekili yargılama aşamasında dava konusu takipten feragat edildiğini bildirmiştir.
    Mahkemece, yargılama aşamasında takipten feragat edildiği, davacının dava açmakta hukuki yararı olduğu, davalının takip başlatmakta kötüniyetinin ispatlanamadığı gerekçesiyle dava hakkında karar verilmesine yer olmadığına, davacının tazminat talebinin reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Dairemizin 07.11.2016 tarihli, 2016/2978 E 2016/14377 K sayılı ilamıyla, dava konusu uyuşmazlığın ticari iş mahiyetinde olduğu, TTK"nın 4. maddesine göre, görevli mahkemenin ticaret mahkemesi olduğu, davanın açılış tarihi itibariyle TTK"nın 5. maddesine göre, ticaret mahkemesi ile diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu ve mahkemece resen dikkate alınması gerektiği belirtilerek, HMK"nın 115/2 maddesi uyarınca görev dava şartı yokluğundan davanın usulden reddine karar verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yazılı şekilde hüküm kurulmasının isabetsiz olduğu gerekçesiyle hükmün bozulmasına karar verilmiştir.
    Mahkemece usule ilişkin bozma ilamına uyularak yargılamaya devam edilmiş ve menfi tespit isteminin konusu olan icra takip dosyasının sonlandığı anlaşıldığından, dava şartı yokluğu nedeniyle davanın reddine, maktu vekalet ücreti ve yargılama giderinin davalıdan alınıp davacıya verilmesine karar verilmiş, hüküm davacı vekili tarafından maktu vekalet ücretine hükmedilmesi ve kötüniyet tazminatına hükmedilmemesi nedeniyle temyiz edilmiştir.
    Dava, davalı alacaklı tarafından, davacı borçlu aleyhine ipoteğin paraya çevrilmesi yoluyla başlatılan takip nedeniyle açılmış menfi tespit davasıdır. Hukuki yarar, bir dava şartı olmakla birlikte hukuki yararın mevcut olup olmadığı dava tarihine göre belirlenir. Davalı alacaklı tarafından davadan sonra takipten feragat edilmiş olması, davacının hukuki yararını ortadan kaldırmaz, davayı konusuz bırakır. Bu nedenle, mahkemece konusuz kalan davanın esası hakkında karar verilmesine yer olmadığına şeklinde karar verilmesi gerekirken, davanın reddine karar verilmesi doğru olmamıştır. Bir dava konusuz kaldığında, mahkemece, tahkikat tamamlanarak dava tarihi itibariyle tarafların haklılık durumunun saptanması, davacının haklı ve davalının takibe başlarken kötüniyetli olup olmadığı belirlenip, davalının haksız ve kötüniyetli olarak takip yaptığının anlaşılması halinde, davacının kötüniyet tazminatı talebinin kabulü gerekir. Mahkemece davacının bu talebi hakkında olumlu veya olumsuz bir karar verilmemesi doğru olmamıştır. Ayrıca, konusuz kalan davada haklılık durumuna göre taraflara nisbi vekalet ücreti verilmesi gerekirken eksik incelemeyle yazılı şekilde hüküm tesisinde de isabet görülmemiştir.
    SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle hükmün BOZULMASINA, peşin harcın istek halinde temyiz eden davacıya iadesine, 16/09/2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi