Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2008/4011
Karar No: 2008/7587
Karar Tarihi: 12.05.2008

Bozma - Ölüm Aylığı - Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2008/4011 Esas 2008/7587 Karar Sayılı İlamı

 

 

21. Hukuk Dairesi 2008/4011 E., 2008/7587 K.

21. Hukuk Dairesi 2008/4011 E., 2008/7587 K.

  • BOZMA
  • ÖLÜM AYLIĞI

 

  • 1479 S. ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANL... [ Ek Madde 4 ]
  • 1479 S. ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANL... [ Madde 36 ]
  • 1479 S. ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANL... [ Madde 41 ]
  • 1479 S. ESNAF VE SANATKARLAR VE DİĞER BAĞIMSIZ ÇALIŞANL... [ Madde 42 ]

"İçtihat Metni"

Davacı, murisinin Bağ-Kur isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun tespitiyle, ölüm aylığının iptaline ilişkin Kurum işleminin iptaline karar verilmesini istemiştir.

Mahkeme, bozma üzerine ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir. Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve tetkik hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tespit edildi.

1-

Dosyadaki yazılara, kararın bozmaya uygun bulunmasına göre, davacının aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,

2-

Dava, davacı murisinin Bağ-Kur isteğe bağlı sigortalılığının geçerli olduğunun tespiti ile davacıya bağlanan ölüm aylığının iptaline ilişkin davalı Kurum işleminin iptali istemine ilişkindir.

Mahkemece davanın reddine ilişkin olarak verilen 02.06.2005 tarihli karar Dairemizin 05.12.2005 tarihli kararı ile bozulmuş, mahkemece bozma kararına uyulmasına karar verilmekle beraber bozma kararı gerekleri yerine getirilmemiş ve davanın reddine karar verilmiştir.

Öncelikle belirtilmelidir ki; 09.05.1960 gün ve 21/9 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararında da açıkça vurgulandığı üzere, bir mahkemenin Yargıtay Dairesi"nce verilen bozma kararına uyması sonunda, mahkeme yönünden o kararda gösterilen şekilde inceleme ve araştırma yaparak, yine bozma kararında açıklanan hukuki esaslar çerçevesinde hüküm kurmak yükümlülüğü doğar. Bu hukuki aşama isuli kazanılmış hak" olarak adlandırılır. Bu hukuki kuralın istisnaları ise görevle ilgili yeni bir yasal düzenleme yapılması veya davada uygulanması imkanı olan yeni bir İçtihadı Birleştirme Kararının çıkmış olması, geçmişe etkili yeni bir yasanın yürürlüğe girmesi, usuli kazanılmış hak gereğince uygulanması gereken yasa hükmünün Anayasa Mahkemesi tarafından iptalidir.

Yargıtay HGK"nın 2004-21-298 E. 2004-252 K., 2003-11-277 E. 2003-295 K., 2006-15-275 E. 2006-366 K., 2001-2-430 E. 2001-432 K., 2006-4-519 E. 2006-527 K. no.lu kararları da bu yöndedir.

Davacının, sigortalı eşinin öldüğü ve ölüm aylığı tahsis talebinde bulunduğu 31.07.2001 tarihinde 619 sayılı KHK"nın Anayasa Mahkemesi"nce 08.08.2001 tarihinde iptal edildiğinden boşluk dönemi olmakla, 1479 sayılı Yasa"nın 4959 sayılı Yasa ile değişiklikten önceki 41. maddesine göre ölüm tarihinde en az üç tam yıl (3 yıl x 360 gün) =1080 gün sigorta pirimi ödemiş olan sigortalının hak sahibi olan eşine aylık bağlanabilecektir.

Somut olayda, davacının murisi sigortalının 506 sayılı Yasa"ya tabi zorunlu sigortalılığı ile çakışan 01.02.1985-01.05.1986 tarihleri arasındaki isteğe bağlı sigortalılığının iptaline ilişkin kurum işlemi yerindedir.

Ancak sigortalı 16.01.1985 tarihinde 1479 sayılı Yasa"ya 2229 sayılı Yasa ile eklenen 2654 sayılı Kanunla değişik ek geçici 4. maddesine göre geriye doğru on yıllık borçlanma yapmış ve borçlanma bedelini de ödemiştir. Sigortalının borçlanma talebini araştırma görevini yerine getirmeden kabul eden ve ödediği primleri alarak uzunca süre kullanan, sigortalı ve hak sahibine sigortalılık konusunda uzunca süre umut veren davalı Kurumun daha sonra borçlanmayı ve borçlanılan süreye ilişkin sigortalılığın tümünü iptal etmesi Medeni Kanun"da ifadesini bulan objektif iyi niyet kuralları ile bağdaşma-yacağından sigortalının yaptığı hizmet borçlanması 506 sayılı Yasa"ya tabi zorunlu sigortalılık süresi ile çakışan süre dışında geçerli olup, sigortalının 1479 sayılı Yasa"ya tabi 2584 gün borçlanmaya esas primi ödenmiş sigortalılık süresi bulunmaktadır.

Hak sahibi murisin 1479 sayılı Yasa"ya tabi sigortalılık süresi ve prim ödeme gün sayısı gözetildiğinde, 1479 sayılı Yasa"nın 41. maddesine göre ölüm aylığına hak kazanabiliyorsa artık 2829 sayılı Yasa"nın 8. maddesi hükmü gözetilmeksizin davacıya ölüm aylığı bağlanmasına karar verilmelidir. Davacının dava dilekçesinde Bağ-Kur"ca bağlanan ölüm aylığının iptaline ilişkin işlemin iptali isteminden artık hizmet birleştirmesi nazara alınmaksızın 1479 sayılı Yasa"ya tabi primi ödenmiş sigortalılık süresi gözetilerek 01.08.2001 tarihi itibariyle ölüm aylığına hak kazandığının tespitini istediği anlaşılmaktadır. Kaldı ki; gerek 1479 sayılı Yasa"nın ek geçici 4. maddesi, gerekse 2829 sayılı Yasa"nın geçici 3. maddesi gereğince borçlanılan 2584 günlük hizmet süresinin Bağ-Kur tarafından bağlanacak aylıklar hariç, diğer Kurumlarda geçen hizmet süreleri ile birleştirilmesi de mümkün değildir. Ancak önceki bozma kararında da değinildiği gibi, 1479 sayılı Yasa"nın 36. ve 42. maddeleri gereğince davacıya ödenen ölüm aylığı ile ödenmesi gereken ölüm aylığı miktarı arasındaki sigortalılık gün sayısından kaynaklanan farkı davalı Kurumun talep etme hakkı saklıdır.

Mahkemece davacıya tahsis talep tarihini takip eden aybaşı olan 01.08.2001 tarihi itibariyle 2584 gün primi ödenmiş sigortalılık süresi esas alınarak ölüm aylığı bağlanması ve kesilen ölüm aylığının kesildiği tarihten itibaren 2584 gün primi ödenmiş sigortalılık süresi esas alınarak ödenmesi gerektiğinin tespitine karar verilmesi gerekirken, hatalı değerlendirme sonucu yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup, bozma nedenidir.

O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.

Sonuç: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle (BOZULMASINA),

temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 12.05.2008 gününde oy-birliğiyle karar verildi.
 

 

 



Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


Avukat Web Sitesi