
Esas No: 2016/2218
Karar No: 2016/2471
Karar Tarihi: 10.03.2016
Yargıtay 16. Hukuk Dairesi 2016/2218 Esas 2016/2471 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :KADASTRO MAHKEMESİ
DAVACILAR : ... VE MÜŞTEREKLERİ
DAVALILAR : ... VE MÜŞTEREKLERİ
DAVA TÜRÜ : KADASTRO
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sırasında ... Köyü çalışma alanında bulunan 139 ada 3 parsel sayılı 6.621,98 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği nedeni ile paylı olarak davalılar ... ve müşterekleri adına tespit edilmiştir. Davacılar ... ve müşterekleri, kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak dava açmıştır. Yargılama sırasında davalı taraf tapu kaydına dayanmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın reddine, dava konusu taşınmazın tespit gibi tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davacılar ... ve müşterekleri vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, davalıların dayanağı olan tapu kaydının davalı taşınmazı kapsadığı ve taşınmazın davalı tarafın zilyetliğinde olduğu gerekçesi ile davanın reddine karar verilmiş ise de verilen karar dosya kapsamına, usul ve yasa hükümlerine uygun bulunmamaktadır. Davacılar vekili dava dilekçesinde 139 ada 1, 2, 3, 4 ve 5 parsel sayılı taşınmazlarla ilgili olarak aynı nedenleri ileri sürmek suretiyle dava açmış, mahkemece davalar tefrik edilerek ayrı esaslara kaydedilmiştir. Davalılar tarafından yargılama sırasında dayanak gösterilen 06.01.1971 tarihli 6 sıra numaralı tapu kaydı aynı tarihli ve 4, 5, 7, 9, 10, 11 ve 12 sıra numaralı tapu kayıtları ile birlikte 139 ada 1 ve 2 parsel sayılı taşınmazlara revizyon görmüş olup bu parsellerle ilgili davalar tefrik edilerek mahkemenin farklı esaslarına kaydedilmiş ve yargılamaları halen sürmektedir. Tüm taşınmazlarla ilgili davalarda davalı tarafça aynı tapu kaydına dayanıldığı ve davacılar tarafından da aynı nedenlerin ileri sürüldüğü anlaşıldığına göre tapu kayıt uygulamasının tüm taşınmazlar birlikte değerlendirilerek yapılması ve uyuşmazlıkların birlikte çözülmesi gerekir. Hal böyle olunca, mahkemece bu dava dosyası da davacı tarafından açılan diğer dava dosyaları ile birleştirilmeli, bundan sonra mahallinde yerel bilirkişiler ve taraf tanıkları huzuru ile keşif yapılarak 3402 sayılı Kanun"un 20. maddesine göre davalı tarafın dayanağı olan tapu kayıtlarının kapsamı yöntemince belirlenmeli, tapu kapsamı dışında kalan yerler yönünden uyuşmazlığın zilyetlik hükümlerine göre çözümlenmesi gerektiği göz önünde bulundurulmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Açıklanan hususlar göz ardı edilerek yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davacılar vekilinin temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davacılara iadesine, 10.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.
.