23. Hukuk Dairesi 2014/3263 E. , 2014/8262 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, ... 4. İcra Müdürlüğü"nün 2012/13156 E. sayılı dosyasında, borçlu davalı ... Teks. İnş. Nak. Tar. San. ve Tic. Ltd. Şti."nin ... Genel Müdürlüğü nezdinde doğan hak edişlerinin paylaştırılması amacıyla düzenlenen sıra cetvelinde birinci sırada yer alan alacaklı davalı ... Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti."nin davalı borçludan olan alacağının gerçek olmadığını, borçlunun icra dairesine gelerek ödeme emrini tebliğ almasının ve hak edişleri üzerine haciz konulmasına muvafakat etmesinin alacağın muvazaalı olduğunu gösterdiğini ileri sürerek, birinci sıradaki haczin kaldırılmasını ve iptalini, davalı payının müvekkili takip dosyasına ödenmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı ... Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti. vekili, davanın reddini istemiştir.
Davalı ... Teks. İnş. Nak. Tar. San. ve Tic. Ltd. Şti. yargılamaya katılmamıştır.
Fer"i müdahil ... Depoculuk Odun Kömür İnşaat Malz. Nak. Kuyumculuk İnş. Taah. San.ve Tic. Ltd. Şti. vekili, müvekkilinin davalı ... Ürünleri San. ve Tic. Ltd. Şti.den alacaklı olduğunu, davalılar arasındaki alacağın muvazaalı olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre; tarafları aynı olan ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2013/57 Esas sayılı davasında da davacının davalılar arasındaki alacağın muvazaalı olduğunu iddia ettiği, ancak davanın feragat ile sona ererek 25.03.2013 tarihinde kesinleştiği, davacı tarafın daha önce aynı hukuki sebebe dayalı olarak, aynı gerekçelerle açtığı davadan feragat ettikten ve bu dava kesinleştikten sonra aynı mahiyetteki iş bu davayı mahkeme önüne getiremeyeceği gerekçesiyle, davanın dava şartlarını düzenleyen HMK"nın 114.maddesinin (i) bendindeki “aynı davanın daha önceden kesin hükme bağlanmamış olması” hükmüne göre dinlenmesine imkân olmadığı gerekçesiyle; davanın, HMK"nın 114/i maddesi delaletiyle aynı kanunun 115. maddesine göre dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiştir.
Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.
1)Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin temyiz itirazları yerinde görülmemiştir.
2)HMK"nın 301/1. maddesi, "Bir davaya ait şekli anlamda kesinleşmiş olan hükmün, diğer bir davada maddi anlamda kesin hüküm oluşturabilmesi için, her iki davanın taraflarının, dava sebeplerinin ve ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucunun aynı olması gerekir. " hükmünü içermektedir. İşbu davada, borçlunun 26.04.2013 tarihinde tahakkuk eden hakedişinin paylaştırılması ile ilgili ... 4. İcra Müdürlüğü"nün 2012/13156 E. sayılı dosyasında düzenlenen 27.05.2013 tarihli sıra cetveli dava konusu edilmiş olup, mahkemece, kesin hüküm bulunduğu kabul edilen ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi"nin 2013/57 Esas sayılı davada taraflar ve dava sebepleri aynı ise de, başka bir hakediş alacağının paylaştırılması ile ilgili ... 1. İcra Müdürlüğü"nün 2012/5796 E. sayılı dosyasında düzenlenen 18.01.2013 tarihli sıra cetveli dava konusu edildiğinden ilk davanın hüküm fıkrası ile ikinci davaya ait talep sonucu farklıdır. Bu nedenle, mahkemenin, aynı davanın daha önce kesin hükme bağlanmamış olması ile ilgili dava şartının noksan olduğunun kabulü isabetsiz olmuştur.
Öte yandan, YHGK"nın 24.04.2013 tarih ve 2012/12-1564 E, 2013/580 K. sayılı ilamında da açıklandığı üzere; 6100 sayılı HMK"nın 154/ç maddesi uyarınca feragat edenin imzasının alınması koşulu ile davadan feragat, davaya son veren taraf işlemlerinden biri olup, davanın taraflarından birinin (davacının) netice-i talebinden vageçmesidir (HMK. m. 307). Hiç kimse kendi lehine olan bir davayı açmaya zorlanamayacağı gibi (HMK. m. 24), davacı da açmış olduğu bir davayı sonuna kadar takip etmeye zorlanamaz. Feragat, davayı sona erdiren kesin bir usul işlemidir. 311. maddesi uyarınca da kesin hükmün hukuki neticelerini doğurur. 309/2. maddesi uyarınca karşı tarafın kabulüne de bağlı değildir. Feragatten dönülmesi ve HMK"nın 176. maddesine göre, ıslah yolu ile feragatin hükümsüz kılınması olanaksız ise de, irade bozukluğu hallerinde feragatin iptali istenebilir (HMK. m. 311/1-2. cümle; Kuru, B.:Hukuk Muhakemeleri Usulü, 6. Baskı, Cilt: IV, ... 2001, sahife: 3646 vd.). Bilindiği gibi, feragat yalnız mevcut davadan değil, o dava ile istenen haktan da vazgeçme anlamına gelmektedir. Davadan fergat neticesinde, feragate konu hak tamamen düşer ve artık bir daha dava konusu yapılamaz. (Postacıoğlu, İ.E.: Medeni Usul Hukuku Dersleri, 6. Bası, ... 1975, sahife: 479). Bu durumda mahkemece, ... 1. Asliye Hukuk Mahkemesi"nde davalı alacağının muvazaalı olduğu iddiasıyla sıra cetvelinden çıkartılması talebiyle dava açan davacının, bu davadan feragat etmekle dava dilekçesinin sonuç bölümünde istemiş olduğu haktan da vazgeçtiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, usulden reddine karar verilmiş olması doğru olmamış ise de, sonucu itibariyle doğru olan kararın HUMK"nın 438/son maddesi uyarınca gerekçesi değiştirilerek ve yapılan yanlışlığın düzeltilmesi yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden HUMK"nın 438/7. maddesi uyarınca aşağıda yazılı olduğu şekilde düzeltilerek onanması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle, kararın gerekçesi değiştirilerek ve kararın (HÜKÜM) bölümünün 1 no"lu bendinde geçen "HMK"nın 114/i maddesi delaletiyle aynı kanunun 115. maddesine göre dava şartı yokluğundan usulden" ibaresinin hükümden çıkartılması suretiyle DÜZELTİLEREK ONANMASINA, alınması gereken harç peşin yatırıldığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına, kararın tebliğinden itibaren15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 18.12.2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.