Ceza Genel Kurulu 2015/199 E. , 2017/215 K.
"İçtihat Metni"
Kararı Veren
Yargıtay Dairesi : 9. Ceza Dairesi
Sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve 4733 sayılı Kanuna muhalefet, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma ile 4733 sayılı Kanuna muhalefet suçlarından açılan kamu davalarında yapılan yargılama sonucunda Kilis 2. Asliye Ceza Mahkemesince 29.12.2010 gün ve 30-603 sayı ile; sanıklar ..., ..., ..., ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından beraatlerine karar verilmiş, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 4733 sayılı Kanuna muhalefet suçu bakımından ise hüküm kurulmamıştır.
Hükümlerin katılan TAPDK vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine dosyayı inceleyen Yargıtay 9. Ceza Dairesince 28.04.2014 gün ve 9444-5165 sayı ile;
"1- Katılan vekilinin suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve suç işlemek için kurulmuş örgütün üyesi olma suçlarından kurulan hükümlere yönelik temyiz incelemesinde;
Sanıklara atılı suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve kurulan örgüte üye olma suçlarının niteliği itibariyle, bu suçlardan doğrudan doğruya zarar görmeyip davaya katılma ve dolayısıyla hükümleri temyiz etme hakkı bulunmayan Tütün ve Alkol Piyasası Düzenleme Kurulu adına vekilinin bu suçlardan kurulan beraat hükümlerine yönelik temyiz talebinin CMUK"nın 317. maddesi gereğince reddine,
2- Katılan vekilinin 4733 sayılı Kanuna muhalefet suçuna yönelik temyizine gelince;
Sanıklar hakkında 4733 sayılı Kanuna muhalefet suçundan dava açıldığı halde herhangi bir hüküm kurulmaması" isabetsizliğinden bozulmasına karar verilmiştir.
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı ise 11.06.2014 gün ve 189885 sayı ile;
"...5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi gereğince Bölge Adliye Mahkemelerinin faaliyete geçeceği tarihe kadar uygulanacak olan 1412 sayılı CMUK"nun 305/1. maddesi ceza mahkemelerinden verilen hükümlerin temyiz olunabileceği hüküm altına almıştır. 5271 sayılı CMK"nun 223/1. maddesi de beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi ve düşmesi kararlarının hüküm olduğunu belirtmiştir. Her iki düzenleme ışığında, ceza mahkemelerince verilen ve CMK"nun 223/1. maddesi gereğince hüküm sayılan kararların temyiz kabiliyetinin bulunduğu, Yüksek Yargıtay Ceza Dairelerinin de bu türlerden kararlar hakkında temyiz incelemesi yaparak bir karar verebileceği şüpheye yer vermeyecek şekilde anlaşılmaktadır. Somut olayda, sanıklar hakkında "4733 sayılı Yasaya muhalefet" suçundan cezalandırılmaları talebi ile açılmış bir kamu davası olduğu halde CMK"nun 223/1. maddesinde sayılan ve bu nedenle temyizi kabil olan bir karar verilmemiş olması karşısında, bu suça yönelik temyiz itirazlarının herhangi bir incelemeye tabi tutulmaksızın, yerel mahkemece bu suç hakkında, dava zamanaşımı süresi içinde bir karar verilebileceğinin işaret edilmesi ile yetinilmesi gerekirken olmayan bir hükmün bozulmasına karar verilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğu..." görüşüyle itiraz kanun yoluna başvurmuştur.
CMK"nun 308. maddesi uyarınca inceleme yapan Yargıtay 9. Ceza Dairesince, 22.01.2015 gün ve 5466-235 sayı ile itiraz nedenlerinin yerinde görülmediğinden bahisle Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilen dosya, Ceza Genel Kurulunca değerlendirilmiş ve açıklanan gerekçelerle karara bağlanmıştır.
TÜRK MİLLETİ ADINA
CEZA GENEL KURULU KARARI
İtirazın kapsamına göre inceleme, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkındaki 4733 sayılı Kanuna muhalefet suçu ile sınırlı olarak yapılmıştır.
Özel Daire ile Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı arasında oluşan ve Ceza Genel Kurulunca çözümlenmesi gereken uyuşmazlık; usulüne uygun olarak açılan kamu davası ile ilgili hüküm kurulmasının unutulduğu bir durumda, bu eksikliğe ilişkin bozma kararı mı verileceği yoksa her zaman hüküm kurulmasının mümkün olduğuna temas edilmesiyle mi yetinilmesi gerekeceği noktasında toplanmaktadır.
İncelenen dosya kapsamından;
Sanıklar ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla örgüt kurma, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında suç işlemek amacıyla kurulan örgüte üye olma suçlarından açılan kamu davasında yapılan yargılama sonucunda beraat kararları verildiği, tüm sanıklar hakkında 4733 sayılı Kanuna muhalefet suçundan da kamu davası açılmasına rağmen yerel mahkemece bu konuda hüküm kurulmasının unutulduğu, hükümlerin katılan TAPDK vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Özel Dairece, katılan vekilinin suç işlemek amacıyla örgüt kurma ve üye olma suçlarından verilen beraat hükümlerini temyiz etme hakkı bulunmadığından temyiz talebinin reddine, 4733 sayılı Kanuna muhalefet suçundan ise tüm sanıklar hakkında dava açıldığı halde herhangi bir hüküm kurulmaması isabetsizliğinden bozulmasına karar verildiği anlaşılmaktadır.
1412 sayılı CMUK’nun, 5320 sayılı Kanunun 8. maddesi gereğince karar tarihi itibarıyla uygulanması gereken 305. maddesi uyarınca, ceza mahkemelerince verilen hükümler temyiz kanun yoluna tâbidir. 5271 sayılı CMK"nun 223. maddesinde ise hükümler “beraat, ceza verilmesine yer olmadığı, mahkûmiyet, güvenlik tedbirine hükmedilmesi, davanın reddi, davanın düşmesi kararı” olarak sayılmıştır.
Hüküm niteliğinde olmamakla birlikte bazı kararların da kanun yolu bakımından temyizi kabil olduğu kabul edilmiştir. Örneğin; adlî yargı dışındaki bir yargı merciine yönelik görevsizlik kararları (CMK"nun 223/10), geri verme talebi ile ilgili olarak verilen kararlar (TCK"nun 18/4) hüküm niteliğinde olmamakla birlikte temyizi mümkündür.
Yargıtay tarafından temyiz incelemesi yapılabilmesi için öncelikle CMK’nun 223. maddesi uyarınca verilmiş bir hüküm veya temyize konu olabilecek bir karar bulunması gerekmektedir.
Sanık hakkında iddianameyle dava açıldıktan sonra hüküm verilmesinin unutulması durumunda, ortada temyize konu olabilecek bir hüküm bulunmadığından bu eksikliğin bozmaya konu edilmesi mümkün olmayıp, karara bağlanmayan iddiayla ilgili dava zamanaşımı dolmuş olsun veya olmasın mahallinde her zaman hüküm kurulabileceğine işaret edilmesi ile yetinilmesi gerekmektedir. Bu hususa ilişkin bir temyiz talebinin bulunması da varılan bu sonucu değiştirmeyecektir.
Yargıtay Ceza Dairelerinin büyük çoğunluğunun uygulaması da bu şekilde olup, sanığın bir eylemi ile ilgili mahkemesince hüküm kurulmasının unutulduğu durumda da bu konuda mahallinde her zaman hüküm verileceğine ilişkin eleştiri yapılmaktadır. Nitekim Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 08.12.2015 gün ve 640-496 sayılı kararında da aynı sonuca ulaşılmıştır.
Bu itibarla itirazın kabulüne karar verilerek, Özel Daire kararından sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 4733 sayılı Kanuna muhalefet suçu ile ilgili verilen bozmanın çıkarılmasına, karara "Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 4733 sayılı Kanuna muhalefet suçundan açılan kamu davası ile ilgili olarak mahallinde her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür." ibaresinin eklenmesine karar verilmelidir.
SONUÇ:
Açıklanan nedenlerle;
1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı itirazının KABÜLÜNE,
2- Yargıtay 9. Ceza Dairesinin 28.04.2014 gün ve 9444-5165 sayılı kararından, sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 4733 sayılı Kanuna muhalefet suçu ile ilgili verilen bozmanın ÇIKARILMASINA,
Karara "Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında 4733 sayılı Kanuna muhalefet suçundan açılan kamu davası ile ilgili olarak mahallinde her zaman hüküm kurulması mümkün görülmüştür." ibaresinin EKLENMESİNE,
3- Dosyanın, mahalline gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 04.04.2017 tarihinde yapılan müzakerede oybirliği ile karar verildi.