Abaküs Yazılım
1. Hukuk Dairesi
Esas No: 2015/7340
Karar No: 2015/8440
Karar Tarihi: 08.06.2015

Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2015/7340 Esas 2015/8440 Karar Sayılı İlamı

1. Hukuk Dairesi         2015/7340 E.  ,  2015/8440 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : KANDIRA SULH HUKUK MAHKEMESİ
    TARİHİ : 17/02/2015
    NUMARASI : 2014/550-2015/102

    Taraflar arasında görülen tapu kaydında düzeltim davası sonunda, yerel mahkemece, davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı vekilince yasal süresi içinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi .. .. raporu okundu. Düşüncesi alındı. Dosya incelendi. Gereği görüşülüp, düşünüldü.

    -KARAR-

    Dava tapu kaydında düzeltim isteğine ilişkindir.
    Davacı, mirasbırakanı “Ahmet kızı Rabiye ”in, malik olduğu 203 ada 12, 30, 50 ve 52 sayılı parseller; 210 ada 36 ve 39 sayılı parseller; 212 ada 14, 20, 26, 30, 39, 43, 73, 91, 114, 120, 122 ve 131 sayılı parseller; 213 ada 81 ve 109 sayılı parseller; 223 ada 4 ve 11 sayılı parseller ile 224 ada 20 sayılı parselin tapu kaydında adının “Rabia” olarak yanlış yazıldığını ileri sürerek nüfus kayıtlarına uygun şekilde “Ahmet kızı Rabiye ” olarak düzeltilmesini istemiş, Yargıtay bozma ilamı sonrası 30/09/2014 tarihli dilekçesi ile de tapu kaydında düzeltme talep ettiği taşınmazlara 203 ada 59 parsel sayılı taşınmazı da dahil etmiştir.
    Davalı, davanın reddini savunmuştur.
    Davanın kabulüne ilişkin karar Dairece, “mirasbırakan “Ahmet kızı Rabiye ’in” anne, baba ve kardeşlerini gösterir kök nüfus kaydının getirtilmediği, zabıta araştırmasının usulüne uygun yapılmadığı, tanıkların dava konusu taşınmazlar hakkındaki bilgilerine başvurulmadığı, davacının iddialarını doğrulayacak beyanlarının da alınmadığı, ... Hal böyle olunca; ... açıklanan ilke ve olgular çerçevesinde araştırma ve incelemenin yapılması, davacı iddiası bakımından ve ilgisi yönünden mirasbırakan “Ahmet kızı Rabiye ’in” anne, baba ve kardeşlerini gösterir şekilde aile nüfus kaydının getirtilmesi ile dava konusu taşınmazların kadastro tutanakları ile karşılaştırılarak malikin kim olduğunun tespit edilmesi, zabıta araştırmasının usulüne uygun yapılması, tanıkların yeniden dinlenilerek çekişmeli yerlerin kime ait olduğu yönünde bilgilerine başvurulması, ondan sonra hasıl olacak sonuca göre bir karar verilmesi gerektiği, ... Kabule göre de, dava konusu 203 ada 12, 30, 50, 52; 210 ada 36, 39; 212 ada 14, 20, 26, 30, 39, 43, 73, 91, 114, 122, 130, 131; 213 ada 81, 109; 223 ada 4, 11; 224 ada 20 parsel sayılı taşınmazların köy sınırlarının ayrılması nedeniyle tapu kaydında “Kefken Köyü’nde” kayıtlı oldukları halde Akçabeyli köyünde oldukları kabul edilerek hatalı karar verilmesinin isabetsiz olduğu, dava konusu taşınmazlardaki isim düzeltmesinin her bir parsel için ayrı ayrı yapılmak suretiyle Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde açıklandığı gibi infaza elverişli hüküm tesisi yerine yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmesinin doğru olmadığı” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozmaya uyularak yapılan yargılama neticesinde iddianın kanıtlandığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, verilen karar davalı vekili tarafından temyiz edilmiştir.

    ./..

    Hemen belirtilmelidir ki, bozma kararına uyulmuş olmakla kazanılmış hak kuralı uyarınca bozma kararında gösterilen şekilde inceleme yapılarak belirtilen hukuki esaslar gereğince karar verilmesi zorunludur. Bu hususun kamu düzeniyle ilgili olduğu tartışmasızdır.
    Somut olayda; mahkemece usulüne uygun olarak bozma kararına uyulmasına karar verildiği halde çekişme konusu 212 ada 43 parsel sayılı taşınmazın hükmen tescil edildiği anlaşılmasına rağmen dayanak mahkeme kararı, 224 ada 19 parsel sayılı taşınmazın tesis kadastrosu sonucunda malikleri adına tescil edildiği görülmekle tapulama tutanağı getirtilip incelenmeksizin karar verilmiş olması doğru değildir.
    Öte yandan 224 ada 20 parsel sayılı taşınmaz, 212 ada 73, 14, 39, 43, 20, 26, 30, 131, 91, 114, 122, 120 parsel sayılı taşınmazlar, 210 ada 36, 39 parsel sayılı taşınmazlar, 213 ada 109,81 parsel sayılı taşınmazlar ile 223 ada 11, 4 parsel sayılı taşınmazların tapulama tutanaklarına göre taşınmazların “Cafer”in uhdesinde iken 1336 da ölümü ile çocukları Zeliha, Kadir ve Kamil"i terk ettiği, Kamil"in daha önce ölümü ile yerine evlatları Azime ve Ahmet"in kaldığı, Ahmet"in de ölümü ile eşi Emine (bazı taşınmazlar bakımından) ve çocukları İzzet, Muzaffer, Rabia ve Remziye"yi terk ettiği anlaşılmaktadır. Ancak dosya içerisine alınan nüfus kayıtlarına göre dava konusu kayıt maliki Rabiye"nin dedesi Kamil ve onun kardeşleri Kadir ve Zeliha"nın nüfus kayıtları getirtilmeden, tapulama tutanağı ile nüfus kayıtlarının uyumu tespit edilmeksizin, zabıta araştırmasının çekişme konusu tüm taşınmazlar bakımından ayrı ayrı yaptırılmaksızın, sadece 59 parsel sayılı taşınmaz hakkında yapılan araştırma ile yetinilerek karar verilmiş olması da yerinde değildir.
    Diğer taraftan 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 176. ve devamı maddelerinde düzenlenmiş olan ıslah; taraflardan birinin usule ilişkin bir işlemini kısmen veya tamamen düzeltmesine olanak tanıyan bir yöntem olup; iddia ile savunmanın genişletilmesi yasağının istisnalarından biridir. Gerek öğreti gerekse Yargıtay, ıslah yoluyla davanın değiştirebileceğini ve genişletilebileceğini, aynı şekilde savunmanın genişletilebileceğini ilke olarak kabul etmektedir. Vurgulamakta yarar vardır ki, kısmi bir dava açılmışsa, bu davanın kalan kısmı yukarıda açıklanan ilkeler çerçevesinde ıslaha konu olabilecektir. Ancak, bir dava konusu bizatihi kendisi davayı oluşturuyor ise, burada kısmi dava bulunmadığından ıslah edilebilecek bir dava da bulunmamaktadır.
    Dava konusu edilmeyen bir şeyin ıslah yoluyla davaya ithaline ve dava konusu haline getirilmesine yasal açıdan olanak bulunmamaktadır. (Yargıtay HGK"nun 29.06.2011 tarih, 2011/1-364 E., 2011/453 K.)
    Bu nedenle başlangıçta dava konusu edilmeyen 59 parsel sayılı taşınmazın ıslahla dava konusu haline getirilmesinin mümkün olmadığı, başka bir ifadeyle dava konusu edilmeyen taşınmazın hukuken; dava konusu edilen taşınmazlara nazaran ayrı bir müddeabih olması nedeniyle ancak ayrı bir davanın konusunu teşkil edeceği açık olduğu halde mahkemece bu husus gözardı edilerek hakkında usulüne uygun açılmış bir dava bulunmayan 59 parsel sayılı taşınmaza ilişkin yazılı şekilde karar verilmesi isabetsizdir.
    Hâl böyle olunca; bozma kararına uyulmuş olmakla kazanılmış hak kuralı uyarınca bozma kararında gösterilen şekilde inceleme yapılmaksızın, dayanak mahkeme kararı ve tapulama tutanağı ve tapulama tutanakları ile örtüşecek şekilde nüfus kayıtları getirtilmeksizin, usulüne uygun zabıta araştırması yaptırılmaksızın, hakkında usulünce açılmış dava bulunmayan 59 parsel sayılı taşınmazı da kapsama alacak şekilde yazılı olduğu üzere karar verilmesi doğru olmamıştır.

    ../...

    Kabule göre de; dava konusu taşınmazlardaki isim düzeltmesinin her bir parsel için ayrı ayrı yapılmak suretiyle Hukuk Muhakemeleri Kanununun 297. maddesinde açıklandığı gibi infaza elverişli hüküm tesisi yerine yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere karar verilmesi isabetsizdir.
    Davalının bu yöne değinen temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerle (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, 08.06.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi