17. Hukuk Dairesi 2014/24872 E. , 2017/2454 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davacı vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 07.03.2017 Salı günü davacı vekili Av. ... ... ... geldi. Davalılar ... ve ... vekili Av.... geldi. Davalı ... ... Tarım İşlt.San ve Tic. A.Ş tarafıntan gelen olmadı. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davacı vekili, davalılar ... ve ... vekili dinlendikten dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, davalı borçlu ... ... Tarım İşlt. San ve Tic.AŞ.’nin alacaklılarından mal kaçırmak amacıyla sekiz taşınmazdan üçünü ........2006 tarihinde davalı ...’e, beş adet taşınmazı da aynı tarihte davalı ...’e sattığını belirterek davalılar arasındaki tasarrufların iptaline karar verilmesini talep etmiştir.
Davalı borçlu ... ... Tarım İşlt.San ve Tic.AŞ. vekili, tasarrufların borçtan önce yapıldığını,davacı şirketle yıllardır ticari ilişkileri olduğunu, 2005 yılı sonunda davacıya cari hesap nedeniyle ....168,... TL borçları olmasına rağmen ........2006 tarihinde alacakları olduğunu 2007 yılında borçlarının yeniden arttığını 2008 yılında cari hesap ilişkisini bitirdiklerini 1993 yılından beri ekonomik sıkıntı yaşadıklarından 1800 dönüm arazi sattıklarını,dava konusu taşınmazları satış sonrası kiracı olarak kullandıklarını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Davalılar ... ve ... vekili, ... Mahkemelerinin yetkili olduğunu, her takip dosyası için ayrı dava açılması gerektiğini, tasarrufların borçtan önce yapıldığını, davanın süresinde açılmadığını, ........2001 tarihinde de borçludan iki taşınmaz aldıklarını, taşınmazları borçluya kiraladıklarını, taşınmaz ipotekle alıp ipotek bedelini ödediklerini belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, dava konusu taşınmazların borç ödeme amacıyla satıldığı, davalı ....kişilerin kötüniyetli oldukları ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiş; hüküm, davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, İİK 277 ve devamı maddelerine dayanılarak açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir. ... ve İflas Kanununun 277 ve izleyen maddelerinde düzenlenen tasarrufun iptali davalarında amaç, borçlunun haciz ya da iflasından önce yaptığı ve aslında geçerli olan bazı tasarrufların geçersiz ya da "iyiniyet kurallarına aykırılık" nedeniyle alacaklıya karşı sonuçsuz kalmasını ve dolayısıyla o mal üzerinden cebri icraya devamla alacağın tahsilini sağlamaktır.
Bu tür davaların dinlenebilmesi için, davacının borçludaki alacağının gerçek olması, borçlu hakkındaki ... takibinin kesinleşmiş olması, iptali istenen tasarrufun takip konusu borçtan sonra yapılmış olması ve borçlu hakkında alınmış kesin veya geçici aciz belgesinin (İİK.nun 277 md) bulunması gerekir. Bu ön koşulların bulunması halinde ise İİK.nun 278, 279 ve 280. maddelerinde yazılı iptal şartlarının bulunup bulunmadığı araştırılmalıdır. Özellikle İİK.nun 278.maddesinde akdin yapıldığı sırada kendi verdiği şeyin değerine göre borçlunun ivaz olarak pek aşağı bir fiyat kabul ettiği ve yasanın bağışlama hükmünde olarak iptale tâbi tuttuğu tasarrufların iptali gerektiğinden mahkemece ivazlar arasında fark bulunup bulunmadığı incelenmelidir. Aynı maddede sayılan akrabalık derecesi vs. araştırılmalıdır. Keza İİK.nun 280.maddesinde malvarlığı borçlarına yetmeyen bir borçlunun alacaklılarına zarar vermek kastıyla yaptığı tüm işlemler, borçlunun içinde bulunduğu mali durumu ve zarar verme kastının işlemin diğer tarafınca bilindiği veya bilinmesini gerektiren açık emarelerin bulunduğu hallerde tasarrufun iptal edileceği hususu düzenlendiğinden yapılan işlemde mal kaçırma kastı irdelenmelidir. İ.İ.K’nin 280/son fıkrasına göre ticari işletmenin veya işyerindeki mevcut ticari emtianın tamamını veya mühim bir kısmını devir veya satın alan yahut bir kısmını iktisapla beraber işyerini sonradan işgal eden şahsın, borçlunun alacaklılarını ızrar
kasdını bildiği ve borçlunun da bu hallerde ızrar kasdiyle hareket ettiği kabul olunur, karinenin ancak iptal davasını açan alacaklıya devir, satış veya terk tarihinden en az üç ay evvel keyfiyetin yazılı olarak bildirildiğini veya ticari işletmenin bulunduğu yerde görülebilir levhaları asmakla beraber Ticaret Sicili Gazetesiyle; bu mümkün olmadığı takdirde bütün alacaklıların ıttılaını temin edecek şekilde münasip vasıtalarla ilan olunduğunu ispatla çürütülebilebilir hükmü gereğince ticari işletme devri yönünden tasarrufun değerlendirilmesi gerekir.Öte yandan İİK.nun 279.maddesinde de iptal nedenleri sayılmış olup bu maddede yazılan iptal nedenlerinin gerçekleşip gerçekleşmediği de takdir olunmalıdır.
Somut olayda, mahkemece dava konusu taşınmazların borç ödeme amacıyla satıldığı, davalı ....kişilerin kötüniyetli oldukları ispatlanamadığından davanın reddine karar verilmiş ise de varılan dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir.
Dava koşulları yönünden dosya incelendiğinde, davacının alacağının 2003-2008 yılları arasındaki ticari ilişki ve cari hesap alacağından doğduğu, borçlu hakkındaki takiplerin kesinleştiği, alacağın gerçek olduğu, her takip dosyasından kat’i aciz belgelerinin düzenlendiği, iptali istenen tasarrufların takip konusu alacaklardan sonra yapıldığı ve davanın süresinde açıldığı anlaşıldığından dava ön koşuları gerçekleşmiştir. Dava konusu taşınmazların tapudaki satış bedelleri (ipotekle birlikte toplam 615.800 TL) ile bilirkişi tarafından belirlenen (....436.083 TL) rayiç değer arasında misli fark bulunmasına rağmen İİK’nun 278/... maddesinde öngörülen iki yıllık süre geçmiş olmasından dolayı dava konusu tasarrufların İİK’nun 278/...-... madde gereğince iptali sözkonusu değildir. Ancak davalı borçlu 1993 yılından beri ekonomik sıkıntı içinde olduğunu, özellikte tavukçuluk sektöründe olmaları nedeniyle 2001 yılında daha da fazla ekonomik sıkıntıya düştüklerini 1993 yılından beri ....800 dönüm arazi sattıkların belirtirken, davalı ....kişiler vekili 2001 yılında da borçlu şirketten iki taşınmaz aldıklarını, borçludan aldıkları taşınmazları yine borçlu şirkete kiraladıklarını, kira bedeline ilişkin rehin sözleşmeleri yaptıklarını belirterek bu yöndeki kira ve rehin sözleşmelerini delil olarak sunmuşlardır. Dava konusu taşınmazlar üzerinde davacı şirketin ticari faaliyetinin konusuna uygun olarak yem fabrikası, konut, bekçi kulübesi, tavuk kümesleri, ofis, yem depoları ve atölye olduğu anlaşıldığından dava konusu tasarrufun İİK’nun 280/... madde
gereğince ticari işletme devri niteliğinde olduğu, davalı ....kişilerin borçlunun durumunu ve amacını 2001 yılından beri bildikleri, dolayısıyla dava konusu tasarrufların İİK’nun 280/... madde gereğince de iptale tabi olması nedeniyle davanın kabulüne dava konusu tasarrufların davacının dava konusu takip dosyalarındaki alacak ve fer’ileriyle sınırlı olarak iptaline karar verilmesi gerekirken dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun olmayan gerekçeyle davanın reddi isabetli görülmemiştir.
Kabule göre de; aralarında zorunlu dava arkadaşlığı bulunan davalılar yararına tek vekelat ücreti takdiri gerekirken ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri de doğru değildir.
SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz itirazların kabulü ile hükmün BOZULMASINA, ....480,00 TL vekalet ücretinin davalılardan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davacıya verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davacıya geri verilmesine 07/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.