17. Hukuk Dairesi 2015/1655 E. , 2017/2456 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki tasarrufun iptali davasının yapılan yargılaması sonunda verilen hükmün duruşmalı olarak temyizen tetkiki davalılar ..., ... vekilince istenmiş olmakla duruşma için tayin edilen 07.03.2017 Salı günü davalılar vekili Av. ... geldi. Davacı vekili Av. ... .... geldi. Temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşıldıktan ve hazır bulunan davalılar vekili ve davacı vekili dinlendikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, dava dışı üç şirketin kurucusu, ortağı ve Müdürü olarak ve ayrıca şahsi faaliyetleri nedeniyle vergi borcu bulunan davalı ...’in amme alacağının tahsilini imkansız hale getirmek amacıyla adına kayıtlı iki taşınmazda toplam yirmibir adet bağımsız bölümü ........2006 tarihinde eşi davalı ...’e sattığını belirterek dava konusu tasarrufların iptaline, davalı ... adına olan tapu kayıtlarının iptali ile davalı borçlu ... adına tesciline karar verilmesini talep etmiş; ........2010 tarihli dilekçesi ile dava tarihi itibarıyla takip konusu borç miktarı dava dilekçesinde ....401.790,50 TL olarak gösterilmiş ise de aslında borç ....718.160,71 TL olduğundan dava değerini ....718.160,71 TL olarak ıslah ettiklerini bildirmiştir.
Davalılar ... ve ... vekili, ... Vergi Mahkemesine açılan davalar bulunduğundan sonucunun beklenilmesi gerektiğini, davanın süresinde açılmadığını, davalı ...’in tasarruf tarihine kadar olan şirketlerdeki durumununa göre sorumlu olduğu borç miktarının belirlenmesi gerektiğini, tasarrufların bir kısım borçlardan önce yapıldığını, şirketler yönünden takip işlemleri tamamlanmadan ortağı ve müdürü olarak davalı ...’e başvurulamayacağını, davalı ...’nin dava konusu taşınmazları alabilecek ekonomik güce sahip olduğunu belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece iddia, savunma, toplanan delillere göre, dava konusu taşınmazların tapudaki satış bedeli ile bilirkişi tarafından belirlenen rayiç değerleri arasında misli fark bulunduğu, davalıların karı-koca olduğu, dava konusu satış işleminin muvazaalı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne dava konusu taşınmazlar üzerinde davacıya haciz ve satış yetkisi verilmesine karar verilmiş; hüküm, davalılar ... ve ... vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava 6183 Sayılı AATUHK’nun ... ve devamı maddeleri gereğince açılmış tasarrufun iptali istemine ilişkindir.
Yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiş ise de varılan sonuç dosya kapsamı ve mevcut delil durumuna uygun düşmemektedir. Eldeki dava yönünden iptal kararı, davacının tasarruf tarihine kadar olan alacak ve fer’ileriyle sınırlı olarak verilmesi gereklidir.
Davacı İdare tarafından eldeki dava, davalı borçlunun şahsi faaliyetlerinden doğan vergi borcu ile üç şirketteki ortaklığı ve müdürlüğü nedeniyle doğan borca ilişkin olarak açılmıştır. Davacı idare tarafından gönderilen ........2011 tarihli yazıda, dava konusu borçların 2003, 2004, 2005, 2006 yıllarına ait olduğu, davalı ...’in ........2006 tasarruf tarihi itibarıyla ... .... Taah. Tic. Ltd. Şti’nde ortaklığı bulunmadığı, ... .... Taah. ith. İhr. Ltd. Şti’nde ........2005 - ........2006, ........2006 - ............2006, ........2007 - ........2007 tarihleri arasında ortaklığı ve müdürlüğü olduğu, şahsi faaliyetleri nedeniyle 2003/2004 yıllarına ait vergi borcunun olduğu, ... ... ...Müteahhitlik AŞ’de ........2004 - ........2006 tarihleri arasında müdürlüğünün olduğunun bildirildiği, tasarruf tarihi itibarıyla anılan şahsi ve şirket ortaklığı, müdürlüğü nedeniyle 116.718,... TL vergi aslı, ....499,... TL gecikme zammı olmak üzere toplam 129.217.48 TL vergi borcunun olduğu bildirilmiştir. Davalılar vekili tasarruf tarihine kadar olan vergi borcunun, borçlunun şirketlerdeki konumu ve sorumluluğu gözönüne alınarak hesaplanmasını istediğinden mahkemece davalı idare tarafından gönderilen takip evrakları, ........2011 tarihli yazı içeriği ve ticaret sicil kayıtlarının birlikte değerlendirilmesi suretiyle uzman bilirkişiden davalı borçlunun ........2006 tasarruf tarihine kadar olan şahsi borcu ile ortağı ve müdürü olduğu şirketlerdeki konumu ve borç miktarı yönünden rapor alınması ve sonucuna göre karar verilmesi gerekirken eksik incelemeye dayalı hüküm tesisi
isabetli görülmemiştir. Alınacak bilirkişi raporu sonucuna göre davalı borçlunun tasarruf tarihine kadar borcu bulunduğu tespit edildiği takdirde de davalı borçlu vekili tarafından temyiz dilekçesine eklenen noter onaylı belgelerle takip konusu borçların 6111 ve 6552 Sayılı Yasa kapsamında yapılandırılarak ödendiğini belirtiğinden davacı idareden tasarruf tarihine kadar olan dava konusu borçların ödenip ödenmediği de sorularak davanın konusuz kalıp kalmadığı da değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle hüküm tesisi isabetli görülmemiştir.
Kabule göre de; 1136 Sayılı Avukatlık Kanunun 168.maddesinde değişiklik yapan 5904 Sayılı Yasanın 35.maddesi “6183 sayılı Yasanın uygulanmasından doğan her türlü davalar için avukatlık ücreti tutarı maktu olarak belirlenir” hükmünü içerdiğinden davacı yararına maktu vekalet ücreti takdiri gerekirken nispi vekalet ücreti takdiri; davacı vekili ....500.000 TL’lik talebini ıslah yoluyla ....718.160,71 TL’ye indirdiğinden indirilen kısma yönelik davalılar yararına maktu vekalet ücreti takdiri gerirken takdir edilmemesi de doğru değildir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalılar ... ve ... vekilinin temyiz itirazların kabulü ile hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yerolmadığına, ....480,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak duruşmada vekille temsil olunan davalılara verilmesine, peşin alınan harcın istek halinde temyiz eden davalılar ... ile ..."e geri verilmesine 07/03/2017 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.