Abaküs Yazılım
14. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/1159
Karar No: 2020/128
Karar Tarihi: 07.01.2020

Yargıtay 14. Hukuk Dairesi 2019/1159 Esas 2020/128 Karar Sayılı İlamı

14. Hukuk Dairesi         2019/1159 E.  ,  2020/128 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Davacı vekili tarafından, davalı aleyhine 13/03/2014 gününde verilen dilekçe ile ön alım hakkından kaynaklanan tapu iptali ve tescil talebi üzerine bozma ilamına uyularak yapılan duruşma sonunda; davanın kabulüne dair verilen 04/12/2018 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne, duruşma isteminin değerden reddine karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:

    K A R A R

    Dava, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir.
    Davacı vekili, müvekkilinin miras hissesinin bulunduğu dava konusu 101 ada 427 parsel sayılı taşınmazda 29.06.2012 tarihli satış işlemiyle davalıya satılan hissenin önalım hakkı nedeniyle müvekkili adına tesciline karar verilmesini talep etmiştir.
    Davalı vekili, fiili taksim savunmasında bulunarak davanın reddini savunmuştur.
    Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen kararın davalı tarafça temyiz edilmesi üzerine, hükmün Dairemizin 09.10.2017 tarih, 2015/16897 Esas- 2017/7330 Karar sayılı ilamıyla, “Dava konusu 101 ada 427 parsel sayılı taşınmazda hissedar olan davacı ..."nın murisi ..."nın veraset ilamı ve nüfus kaydının tetkikinde, davacı dışında ..., ..., ..., ..., ... ve ..."nın da mirasçı bulunduğu anlaşılmıştır. Elbirliği mülkiyeti çözülmediği sürece mirasçıların hepsinin taraf olması veya terekeye temsilci atanması gerekmektedir. Davacı tarafa bu eksikliğin giderilmesi için süre verilmeden yargılamaya devam edilmesi bozma sebebidir.” gerekçesiyle bozulmasına karar verilmiştir.
    Mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda; dava konusu taşınmazın tüm ortaklarca fiilen taksim edilmediği gerekçesiyle davanın kabulüne dava konusu taşınmazda davalı adına kayıtlı 16550/165761 hissenin davacı adına tesciline karar verilmiştir.
    Hükmü, davalı vekili temyiz etmiştir.
    Ön alım davasına konu payın ilişkin bulunduğu taşınmaz paydaşlarca özel olarak kendi aralarında taksim edilip her bir paydaş belirli bir kısmı kullanırken bunlardan biri kendisinin kullandığı yeri ve bu yere tekabül eden payı bir üçüncü şahsa satarsa, satıcı zamanında bu yerde hak iddia etmeyen davacının tapuda yapılan satış nedeniyle önalım hakkını kullanması Türk Medeni Kanununun 2. maddesinde yer alan dürüst davranma kuralı ile bağdaşmaz. Kötüniyet iddiası 14.2.1951 tarihli ve 17/1 sayılı Yargıtay İçtihadı Birleştirme Kararı uyarınca davanın her aşamasında ileri sürülebileceği gibi mahkemece de kendiliğinden nazara alınması gerekir. Bu gibi halde savunmanın genişletilmesi söz konusu değildir. Eylemli paylaşmanın varlığı halinde davanın reddi gerekir.
    Somut olaya gelince; davalı tarafın fiili taksim iddiası bakımından yapılan araştırmada davacı tanıkları dava konusu taşınmazda fiili taksim olmadığını beyan etmişlerse de, davalı tanıkları satış tarihinde satıcı ...’ün ve davacı ile davacı murisi ...’in taşınmazda fiilen kullandıkları yerlerinin olduğunu beyan etmiş, fen bilirkişi raporuna ekli krokide de taşınmazda davacının kullandığı kısım “B” harfi ile, davalının kullandığı kısım ise “D” harfi ile gösterilmiştir. Davalı tanıklarının beyanları ile bu beyanları destekler nitelikteki bilirkişi raporu doğrultusunda taşınmazın fiilen taksim edildiği açıktır. Bu durumda mahkemece, dava konusu taşınmazın fiilen taksim edildiği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmesi gerekirken, yanılgılı değerlendirmeyle yazılı şekilde davanın kabulüne karar verilmesi doğru görülmemiş, hükmün bu nedenlerle bozulması gerekmiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davalı vekilinin temyiz itirazının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.01.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi