Davacı, 20.04.1982-02.06.1998 tarihleri arası isteğe bağlı sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Davacı, 20.04.1982-02.06.1998 tarihleri arasındaki sürede prim ödemeleri nedeni ile isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiş ise de bu sonuç usul ve yasaya uygun değildir.
Davacının 08.06.1998 tarihinde Kuruma verdiği giriş bildirgesi ile 20.04.1982 tarihinden itibaren 1479 sayılı yasa kapsamında Bağ-Kur sigortalı olarak tescilinin yapıldığı, 28.04.1981-24.11.1981 tarihleri arasında (nakliyeci olarak), 01.01.1997-31.12.1997 tarihleri arasında (çiftçi olarak) olarak vergi kaydının, 08.06.1998-05.09.2005 tarihleri arasında Esnaf Sicil kaydının ve 02.06.1998 tarihinde başlayıp devam eden Meslek Odası üyeliğinin bulunduğu ilk prim ödeme tarihinin 10.06.1997 olduğu dosyadaki kayıt ve belgelerden anlaşılmaktadır
Gerçekten, davacının tespitini istediği süreç Bağ-Kur’luluk statüsü yönünden, değişik yasal dönemleri içermektedir. Her uyuşmazlığın, dayandığı işlem veya olayların meydana geldiği tarihte yürürlükte olan yasal kurallara göre çözümlenmesi gerekeceği ilkesinden hareketle, her dönem için geçerli olan yasal koşulların ayrı ayrı ele alınarak Bağ-Kur’luluk statüsünün ortaya konması gerekir. Davanın yasal dayanağını oluşturan 1479 sayılı Yasa"nın 24. ve 25. maddeleri, Bağ-Kur’luluk koşulları ile kimlerin bu Yasa kapsamında olduklarını ve Bağ-Kur’luluk statüsüne karine sayılacak olguları açıkça belirlemiş bulunmaktadır. .
20.4.1982 tarihinde yürürlüğe giren 2654 sayılı Yasa bağımsız çalışanların sigortalı olabilmeleri yönünden vergi yükümlülüğünü öngörmüş vergiden muaf olanların da Kanunla kurulu meslek kuruluşlarına kayıtlı olmaları durumunda yine sigortalı sayılacaklarını kabul etmiştir. Nihayet, 22.3.1985 yürürlük tarihli 3165 sayılı Yasa, sigortalılığa karine yönünden vergi kaydının, bu kaydın bulunmaması veya vergiden muaf olunması halinde, esnaf ve sanatkar sicili veya Kanunla kurulu meslek kuruluşu kayıtlarının esas alınacağını belirlemiştir.
1479 sayılı Yasa"nın 79.maddesine göre isteğe bağlı sigortalılık ise, sigortalının tescil talebinin Kuruma intikal ettiği tarihte başlar. Ancak ayı içinde primi yatırılmış süreler sigortalılık süresine dahil edilir.
Somut olayda, davacı 08.06.1998 tarihinde Kuruma verdiği giriş bildirgesi nedeni ile 20.4.1982 tarihinden itibaren Bağ-Kur sigortalısı olarak tescil edilmiştir. Davacının uyuşmazlık konusu olan 20.04.1982-02.06.1998 tarihleri arasında vergi kaydı, esnaf ve sanatkar sicil kaydı ve Meslek Odası kaydı bulunmamaktadır. Ayrıca, isteğe bağlı sigortalı olabilmek için Kuruma tescil talebinde bulunmadığı gibi, 29.07.1997 tarihinden önceki dönemde prim de ödememiştir. Başka bir anlatımla, 1479 sayılı Yasa sistemine göre zorunlu ve isteğe bağlı sigortalılık koşullarını taşımamaktadır.
Öte yandan, 1479 sayılı yasada 506 sayılı Yasa"nın 79. maddesine koşut geçmiş Bağ-Kur hizmetlerinin geriye yönelik tespitine ilişkin bir düzenleme de mevcut değildir. Hal böyle olunca, geçmiş Bağ-Kur hizmetlerinin istem gibi kabulüne karar verilmesine yasaca olanak bulunmamaktadır.
Yasal olarak sigortalı olunmayan ve uzun yıllar prim ödenmemiş sürelerin geriye yönelik toplu ödeme yapılmak suretiyle değerlendirilmesi mümkün değildir. Davacının sigortalılık koşullarını taşımadığı dönem için Kurum"un hatalı işlemi sonucu geriye yönelik prim yatırması yararına kazanılmış hak oluşturmaz. Ancak, fazla prim ödemeleri, ödeme tarihinden itibaren isteğe bağlı sigortalı olarak değerlendirilebilir. (YHGK 20.11.2002 gün ve 21/892-990 sayılı karar)
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın davacının ilk pirim ödeme tarihini takip eden ay başı olan 01.08.1997-02.06.1998 tarihleri arasında isteğe bağlı Bağ-Kur sigortalı olduğunun tespiti yerine yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 30.06.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.