14. Hukuk Dairesi 2016/14451 E. , 2020/131 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Davacı vekili tarafından, davalılar aleyhine 08/05/2015 gününde verilen dilekçe ile yüklenici temlikine dayalı tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat talebi üzerine yapılan duruşma sonunda; davanın yüklenici yönünden kabulüne, arsa sahibi yönünden reddine dair verilen 12/05/2016 günlü hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya ve içerisindeki bütün kağıtlar incelenerek gereği düşünüldü:
_ K A R A R _
Dava, arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi uyarınca yükleniciden temlik alınan bağımsız bölüme ilişkin tapu iptali ve tescil, ikinci kademede tazminat istemine ilişkindir.
Davacı vekili, davalı yüklenici ... İnş. Ltd. Şti. ile davalı arsa sahibi ... arasında düzenlenen 01.12.2011 tarihli adi yazılı arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesi ile davalı yüklenicinin dava konusu 1391 ada 2 parsel sayılı taşınmazda inşaat yapımı işini üstlendiğini ve sözleşme uyarınca kendisine düşen 37 numaralı bağımsız bölümü, 25.01.2014 tarihli adi yazılı satış sözleşmesi ile müvekkiline sattığını, satış bedeli olan 50.000,00TL’nin müvekkili tarafından yükleniciye ödendiğini belirterek, dava konusu 1391 ada 2 parsel sayılı taşınmazda kayıtlı 37 numaralı bağımsız bölümün müvekkili adına tescilini, olmadığı takdirde ödenen satış bedelinin dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan veya davalı yükleniciden tahsilini talep etmiştir.
Davalı arsa sahibi ..., yüklenicinin inşaatı süresinde tamamlamaması nedeniyle arsa payı karşılığı inşaat sözleşmesinin karşılıklı feshedildiğini ve inşaatın yapımının başka bir yükleniciye devredildiğini beyan ederek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, davalı yüklenici yönünden tazminat talebinin kabulüne, tapu iptali ve tescil talebinin reddine; davalı arsa sahibi yönünden ise davanın reddine karar verilmiştir.
Hükmü, davacı vekili temyiz etmiştir.
28.05.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6502 Sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun her türlü tüketici işlemi ile tüketiciye yönelik uygulamaları kapsamaktadır.
Konut satış sözleşmeleriyle devre tatil ve uzun süreli tatil hizmeti sözleşmeleri de kanun kapsamına alınmıştır. Söz konusu taşınmazların da konut satış sözleşmesiyle satın alındığı belirtilerek bu dava açılmıştır.
Anılan kanunun 3. maddesinin (k) bendindeki tanıma göre tüketici; ticari veya mesleki olmayan amaçlarla hareket eden gerçek veya tüzel kişiyi, (l) bendindeki tanıma göre de tüketici işlemi; mal veya hizmet piyasalarında kamu tüzel kişileri de dâhil olmak üzere ticari veya mesleki amaçlarla hareket eden veya onun adına ya da hesabına hareket eden gerçek veya tüzel kişiler ile tüketiciler arasında kurulan, eser, taşıma, simsarlık, sigorta, vekâlet, bankacılık ve benzeri sözleşmeler de dâhil olmak üzere her türlü sözleşme ve hukuki işlemi ifade eder.
6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanunun 73. maddesinin (1) bendi gereğince de bu kanun uygulaması ile ilgili çıkacak her türlü ihtilaflara tüketici mahkemelerinde bakılması gerekir.
Somut olayda da; davacı tüketici, yüklenicinin temlikine dayalı olarak tapu iptali ve tescil isteğinde bulunduğundan o yerde ayrı bir tüketici mahkemesi varsa çekişmenin tüketici mahkemesinde görülmesi, aksi halde davaya tüketici mahkemesi sıfatıyla bakılması yasadan kaynaklanan bir zorunluluktur. Mahkemece kamu düzeninden olan görev hususu re’sen gözetilerek yukarıda yazılı olduğu şekilde işlem yapılması gerekirken görevli olmayan asliye hukuk mahkemesince çekişmenin esasının incelenip hükme bağlanması doğru görülmemiş, hükmün bu sebeplerle bozulması gerekmiştir.
SONUÇ: Yukarıda belirtilen nedenlerle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin yatırılan harcın istek halinde yatırana iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 07.01.2020 tarihinde oy birliği ile karar verildi.