Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2007/18469
Karar No: 2008/10110
Karar Tarihi: 30.6.2008

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2007/18469 Esas 2008/10110 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2007/18469 E.  ,  2008/10110 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İstanbul 3. İş Mahkemesi
    TARİHİ : 17/07/2007
    NUMARASI : 2006/676-2007/362

    Davacı, ölüm aylığının kesilmesine ilişkin işlemin iptaliyle, yeniden ölüm aylığı bağlanmasına ve ödenmeyen 2005 yılı Eylül ve Ekim aylarına  ait toplam 762.30-YTL ölüm aylığının faiziyle birlikte tahsiline  karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin  kabulüne karar vermiştir.
    Hükmün davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
    1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davalı Vakfın aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
    2-Dava, davacının Türkiye Garanti Bankası A.Ş. vekili memur müstahdemleri emekli ve yardım sandığı vakfından emekli maaşı alan babasının 7.1.1990 tarihinde ölümü üzerine bağlanan ölüm aylığını almakta iken 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı çalışmalarıyla birlikte 1.10.1996 tarihinden emekli olmasıyla  ölüm aylığının kesilmesine ilişkin işlemin yerinde olmadığından iptali ile davacıya yeniden ölüm aylığı bağlanması ve ödenmeyen  762,30-YTL  2005 Eylül ayı ölüm aylığının  dava tarihinden itibaren faizi ile ödenmesi istemine ilişkindir.
    Mahkemece davanın kabulüne verilmiş ise de bu sonuç usule ve yasaya uygun  bulunmamaktadır.
    Yapılan incelemede davacının babası R.B.’ın 1.1.1979 tarihinde Osmanlı Bankası nezdinde kurulmuş olan vakıftan  emekli olduğu, emekli maaşı almakta iken 7.1.1990 tarihinde öldüğü, davalı Vakıfça davacının  17.1.1990 tarihinde ölüm aylığı bağlanması talebi kabul edilerek 1.4.1990 tarihinden itibaren ölüm aylığı bağlandığı, bu vakfın 20.11.2002 tarihinde davalı vakfa devredilmesi üzerine davacının 20.11.2002 tarihinden Eylül 2005 tarihine kadar davalı vakıftan ölüm aylığı aldığı, 17.1.1990 tarihli yetim  aylığı istek taahhütnamesinde herhangi bir sosyal güvenlik kuruluşunda çalışmadığını, sosyal güvenlik kuruluşlarından kendi çalışması nedeniyle gelir ve aylık alması halinde durumu Vakfa bildireceğini beyan ve taahhüt ettiği, ancak  aylığının bağlanmasından sonra 1.8.1990-30.9.1990 tarihleri arasında SGK’na tabi zorunlu sigortalı olarak çalıştığı  ve bu kurumdan 1.10.1996 tarihinden itibaren kendi çalışması nedeniyle yaşlılık aylığı bağlandığı  ve durumu Vakfa bildimediği görülmüştür.
    Davacıya ölüm aylığının bağlandığı 1.4.1990 tarihinde yürürlükte bulunan  506 sayılı Yasa’nın  68/1-C-b maddesinde ölen sigortalının  yaşları ne olursa olsun evli olmayan, evli olmakla beraber sonradan boşanan veya  dul kalan ve Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi bir işte çalışmayan, buralardan gelir ve aylık almayan kız çocuklarının her birine ölüm aylığı bağlanamayacağı, davacıya SGK’ca kendi çalışmasından dolayı yaşlılık aylığının bağlandığı 1.10.1996 tarihinde yürürlükte bulunan  506 sayılı Yasa’nın 68/Vl.  maddesinde  ise kız çocuklarına bağlanan aylıkların Sosyal  Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi işlerde çalışmaya başladıkları veya evlendikleri tarihi takip eden devrebaşından itibaren kesileceği bildirilmiş,  6.8.2003 günlü 4958 sayılı Yasa’nın 35. maddesiyle 506 sayılı Yasa’nın 68/Vl. maddesine “çalışmaya” kelimesinden sonra gelmek üzere “buralardan gelir veya aylık almaya” ibaresi eklenmiş, 2.7.2005 tarih 5386 sayılı Yasa’nın 2. maddesi ile 506 sayılı Yasa’ya eklenen  ve 3.7.2005 tarihinde yürürlüğe giren Geçici 91. maddesinde  ise 6.8.2003 tarihinden önce hak sahibi kız çocuklarına bağlanan gelir ve aylıkların, bunların evlenmeleri, Sosyal Sigortaya, Emekli Sandıklarına tabi çalışmaları veya kendi çalışmalarından dolayı buralardan gelir ve aylık almaları  halleri hariç olmak  üzere geri alınamayacağı, buralardan yukarıda belirtilen haller haricinde nedenlerle gelir ve aylıkları kesilen veya durdurulan kız çocuklarının gelir ve aylıklarının kesme veya durdurma tarihi itibariyle talep şartı aranmaksızın yeniden başlatılacağı bildirilmiştir.
    Somut olayda davalı Sandıkça davacının ölüm aylığının bağlanmasından sonra 1.10.1996 tarihinden itibaren SGK’dan kendi çalışmasından dolayı yaşlılık aylığı aldığının öğrenilmesi üzerine Eylül 2005 tarihinde ölüm aylığı  kesilerek  1.12.2002-28.2.2005 tarihleri arasında davalı vakıfça ödenen ölüm aylıkları nedeniyle davacıya 11.896.42-YTL borç çıkarıldığı anlaşılmaktadır. Kanunların geriye yürümesi konusunda mevzuatımızda genel bir düzenleme bulunmamaktadır. İlke olarak her yasa yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal hukuksal sonuçlarını doğurmaya başlar. Bunun doğal sonucu da yasaların yürürlüğe girmelerinden önceki olayları etkilemeyeceği, başka bir anlatımla geriye yürümeyeceklerdir. Ancak devam  eden  uyuşmazlıklarda,  tamamlanmamış  hukuki  durumlara  yeni yasa veya düzenleyici kural “derhal yürürlüğe girme” niteliği nedeniyle uygulanacak ve hukuki sonuçlarını doğuracaktır. Bu gibi durumlarda kanunların geriye yürümesi değil ani etkisi söz konusudur. Sosyal güvenlik hukukunun ilgi alanı kamusal olup otoritesi kamu düzenini  ilgilendirmektedir. Bu nedenle sosyal güvenlik hukuku ile ilgili yasalar yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal hukuksal sonuçlarını doğurur. Bu açıklamalar karşısında hüküm tarihinden önce 3.7.2005 tarihinde yürürlüğe giren 506 sayılı Yasa"nın Geçici 91. maddesinin tamamlanmamış hukuki durumlara uygulanacağının kabulü gerekir.
    Yasa koyucunun iradesinin 6.8.2003 tarihinden önce ölüm aylığı bağlanan kız çocuklarından sosyal güvenlik kurumlarından  kendi çalışması nedeniyle gelir ve aylık alanların ölüm aylığının  6.8.2003 tarihi itibariyle  kesileceği yönünde olduğu 2.7.2005 tarihli 5386 sayılı Yasa ile 506 sayılı Yasa"ya eklenen Geçici 91. maddesinde kazanılmış hakları korumak için yaptığı  düzenlemede de sosyal güvenlik kuruluşlarından kendi çalışması nedeniyle aylık ve gelir alanları bu düzenlemenin dışında tutmasından anlaşılmaktadır.
    Mahkemece ihtilafın 3.7.2005 tarihinde yürürlüğe giren 506 sayılı Yasa"nın Geçici 91. maddesi gözetilerek çıkacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken bu yönler gözetilmeksizin yazılı şekilde  karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O halde, davalı tarafın bu yönleri amaçlayan  temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle  temyiz edilen hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davalıya iadesine,  30.6.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.

     



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi