10. Hukuk Dairesi 2015/7695 E. , 2017/2142 K.
"İçtihat Metni"... vekili Av. ... ile 1-... Trz. ve Madencilik A.Ş. vekili Av. ... 2-.... Otomotiv San.Tic.Ltd Şti vekili Av. ..., 3-..., 4-... arasındaki dava hakkında Kütahya İş Mahkemesinden verilen 19/12/2014 günlü ve 2012/462 E. 2014/1368 K. sayılı hükmün davalılar tarafından temyiz edilmesi üzerine doysa incelendi, gereği konuşulup düşünüldü,
1-Davalılar vekilleri tarafından her ne kadar dava dosyası temyiz edilmiş ise de, dava değeri toplamı 111.460,56 TL olup her bir davalıdan alınması gereken temyiz karar harcı 1.903,46 TL dir. Davalılar arasında, zorunlu dava arkadaşlığı bulunmaması nedeniyle hükmü temyiz eden her bir davalı adına ayrı ayrı nispi temyiz karar harcı ve temyiz yoluna başvuru harcı yatırılması gerekir. Dosya kapsamında ise davalılardan, ... nin 1.775,00 TL, ... Otomotiv San.Tic. Ltd Şti nin maktu, ... ile ...’ın ise toplamda 249,00 TL (mahkemece bu harcın ... adına yatırıldığına karar verilmiştir)harç yatırdığı anlaşılmaktadır.
6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesindeki atıf gözetildiğinde, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun 434. maddesi ile ilgili 25.01.1985 gün ve 5/1 sayılı İçtihadı Birleştirme Kararı hükmü gereğince, temyiz isteği, dilekçenin temyiz defterine kaydettirildiği tarihte yapılmış sayılır ve temyiz dilekçesi verilirken gerekli harç ve giderlerin tamamı ödenir. Temyiz harç ve giderlerinin ödenmemiş veya eksik ödenmiş olduğunun sonradan anlaşılması durumunda, karar veren hakim tarafından yedi günlük kesin süre tanınarak, bu süre içerisinde ödenmesi veya eksikliğin tamamlanması, aksi halde temyizden vazgeçmiş sayılacağı temyiz edene yöntemince ve yazılı olarak bildirilir. Ancak, temyiz harcının mahkeme kalemince hesaplanıp temyiz edenden istendiği halde süresinde ödenmediği belgelendirilmiş ise temyiz isteğinin reddi gerekir.
Davada ise, yukarıda sözü edilen kanun ve içtihadı birleştirme kararı hükmüne aykırı olarak, her bir davalı yönünden eksik harç yatırılması söz konusu olduğundan, Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanununun anılan maddesinde öngörülen prosedür işletildikten, muhtıraya rağmen eksik harcın ödenmemesi durumunda, şayet temyiz dilekçesinin reddi yönüne gidilirse anılan ret kararı ilgiliye/ vekile tebliğ edilerek temyiz süresi geçtikten, temyizin süresinde yapıldığı sonucuna varıldığı takdirde doğrudan geri gönderilmek üzere dosyanın geri çevrilmesine,
2-7201 sayılı Tebligat Kanunu"nun 10. maddesi, tebligat yapılacak şahsın bilinen en son adresine tebligat yapılacağına, bilinen en son adresin tebligata elverişli olmadığının anlaşılması veya tebligat yapılamaması hâlinde, muhatabın adres kayıt sisteminde bulunan yerleşim yeri adresinin, bilinen en son adresi olarak kabul edilerek tebligatın buraya yapılacağını hüküm altına almıştır. Aynı Kanunun 28. maddesi gereğince kendisine tebligat yapılamayan ve ikametgahı, meskeni veya işyeri bulunamayan tebligat muhatabının, adresi meçhul sayılır. İlan yolu ile tebligat, başvurulacak en son yol olduğundan, mahkeme, muhatabın adresini resmi ve özel Kurum ve dairelerden veya zabıta aracılığıyla soruşturarak tespit ettirebilir.
Ayrıca, ilanen tebliğde, ilan metninin mahkeme ilan tahtasına asılması yoluyla da ilan edilmesi Tebligat Kanunu"nun 29. maddesi gereğidir.
Somut olaya incelendiğinde; gıyabi hükmün davalı ...’a Tebligat Kanunu 35. madde uyarınca tebliğ edildiği ne var ki anlatılanlar ışığından bu tebliğin usulsüz olduğu anlaşılmakla, davalı ...’ın tebligata yarar adresinin usulünce araştırılması, adresinin tespiti halinde Tebligat Kanunu ilgili maddeleri uyarınca yöntemince, sonuç alınamaması halinde ise, ilanen tebligat yolu ile gıyabi hüküm tebliğ edilerek, davalı yönünden temyiz süresi geçtikten ve 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu"nun geçici 3. maddesindeki düzenleme gereği, gerektiğinde Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu"nun 432. maddesindeki prosedür işletildikten sonra gönderilmek üzere, dosyanın mahalline GERİ ÇEVRİLMESİNE, 14.03.2017 gününde oybirliğiyle karar verildi.