16. Ceza Dairesi 2021/993 E. , 2021/4372 K.
"İçtihat Metni"
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
itiarazla ilgili Hüküm : TCK"nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK"nın 62, 53, 58/9, 63. maddeleri uyarınca mahkumiyet kararına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddi
İtiraz yazısı ile dava dosyası incelenip gereği düşünüldü:
Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 18.02.2021 tarihli KD-2021/18203 sayılı yazısında;
""Silahlı terör örgütüne üye olma suçundan sanık ..."in atılı suçtan dolayı TCK"nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK"nın 62, 53, 58/9 maddeleri gereğince 5 yıl 27 ay 15 gün hapis cezası ile cezalandırılmasına, hak yoksunluğuna ve mükerrirlere özgü infaz rejimi uygulanmasına dair Kırıkkale 2. Ağır Ceza Mahkemesinin 15.05.2019 tarih ve 2019/11 Esas, 2019/152 Karar sayılı kararına yönelik istinaf istemi Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin 23.01.2020 gün ve 2019/1295 Esas, 2020/50 Karar sayılı kararı ile esastan reddedilmiştir. Hükmün sanık müdafiince temyizi üzerine Yargıtay 16. Ceza Dairesi, 14.10.2020 gün ve 2020/2814 Esas, 2020/5111 Karar sayılı kararı ile sonuç cezanın "6 yıl 15 ay 15 gün hapis cezası" yerine yazılı şekilde eksik tayini nedeniyle hükmün bozulmasına, anılan hukuka aykırılığın yeniden yargılama gerektirmemesi nedeniyle sonuç cezanın "6 yıl 15 ay 15 gün hapis cezası" olarak düzeltilmesi suretiyle hükmün onanmasına oy birliği ile karar vermiştir.
İtirazın konusu, sanık aleyhine temyiz olmaması karşısında sonuç cezanın sanık aleyhine değiştirilmesinin mümkün olmadığı belirtilerek kararın düzeltilmesi için itirazda bulunulduğu anlaşılmakla;
İtiraz ve ekli dosya 6352 sayılı Kanunun 99. maddesi ile değişik CMK"nın 308/2, 3. madde ve fıkralarınca Dairemizce incelendiğinde; Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının itirazının yerinde olduğu anlaşılmakla itirazın kabulüne karar verilmiştir.
KARAR:
1-Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının karar düzeltme talebinin KABULÜNE,
2-Dairemizin 14/10/2020 tarih, 2020/2814 Esas ve 2020/5111 Kararı sayılı ilamın kaldırılmasına;
3-Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar, belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede;
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ve müdafiinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdüğü sair nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine, ancak;
Tayin edilen temel cezadan 3713 sayılı Terörle Mücadele Kanununun 5. maddesi uyarınca artırım yapılırken 3713 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1. fıkrası uyarınca artırım yapıldığının belirtilmesi gerektiği gözetilmeden uygulama maddesinin yalnızca 3713 sayılı Kanunun 5. maddesi olarak gösterilmesiyle yetinilmesi,
Bozmayı gerektirmiş, sanık ve müdafiinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılması gerektirmeyen bu hususun CMK’nın 303. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükmün ikinci paragrafında yer alan “3713 sayılı yasanın 5. maddesi gereğince” ibaresinin çıkarılarak yerine “3713 sayılı Kanunun 5. maddesinin 1. fıkrası gereğince” ibaresinin yazılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Kırıkkale 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 01.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.