Davacı, 1.4.1999-10.10.2007 tarihleri arası tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Dava, davacının 1.4.1999 tarihinden dava tarihi olan 10.10.2007 tarihine kadar 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı çalışmaları dışında kalan dönemde tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespiti istemine ilişkindir..
Mahkemece davanın reddine karar verilmiştir.
Davanın yasal dayanağını oluşturan 2926 sayılı Yasa’da 506 sayılı Yasa’nın 79.maddesine koşut geçmiş tarım Bağ-Kur hizmetlerinin tesbitine ilişkin bir düzenleme mevcut değildir. 2926 sayılı Yasa’nın 7. maddesi hükmüne göre, bu yasaya göre sigortalı sayılanlar, sigortalı sayıldıkları tarihten itibaren en geç üç ay içinde Kurum’a başvurarak kayıt ve tescillerini yaptırmak zorundadırlar. Anılan Yasa’nın 5. maddesi ile 7. madde de belirtilen süre içinde kayıt ve tescillerini yaptırmayan sigortalıların hak ve yükümlülüklerinin kayıt ve tescil edildikleri tarihi takip eden aybaşından itibaren başlayacağı hükmü getirilmiştir. 2926 sayılı Yasa’nın 2. ve 3. maddeleri kapsamında, kendi nam ve hesabına tarımsal faaliyette bulunanlardan yasanın uygulanma tarihinde 58 yaşını dolduran kadınlarla, 60 yaşını dolduran erkekler dışındakiler bakımından tarım Bağ-Kur sigortalılığı zorunlu sigortalılık niteliğinde bulunmaktadır.Başka bir ifade ile sigortalı olmak hak ve yükümlülüğünden vazgeçip kaçınmak mümkün değildir. Diğer yandan resen tescil başlığını taşıyan 9.maddeye göre bu yasa kapsamında sigortalı sayılanların sigortalılıklarının başladığı tarihten itibaren 3 ay içinde Kurum’a kayıt ve tescilini yaptırmayanların tescil işlemlerinin Kurum’ca re’sen yapılması gerekmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 36.maddesi kapsamında Kurum’un prim alacaklarını Bakanlar Kurulu Kararı ile ürün bedellerinden tevkifat suretiyle tahsil etmesi mümkündür. Bu bağlamda 2.madde kapsamına girenlerin belirtilen şekilde prim borçlarının ürün bedellerinden tevkifat suretiyle kesilerek Bağ-Kur’a ödenmesi halinde kayıt ve tescil için kurum’a başvuru olmasa dahi bahse konu biçim de prim ödenmesi suretiyle kayıt ve tescil konusundaki iradelerini ortaya koydukları tartışmasızdır. Bağ-Kur’un iş bu prim ödenmesine rağmen, sigortalıyı re’sen kayıt ve tescil etmemesi yasanın kendisine yüklediği re’sen tescil mükellefiyetine aykırılık teşkil etmektedir. 2926 sayılı Yasa’nın 10.maddesine göre kayıt ve tescil işlemlerinde Valilik, Kaymakamlık, Özel İdare, Belediye, Muhtarlık ve Nüfus İdareleri kayıtları ile diğer kamu kurum ve kuruluşlarının, kanunla kurulu meslek kuruluşlarının, tarım satış kooperatifler kanununa göre kurulan pancar ekicileri İstihsal Kooperatifleri ile Birliği, T.Şeker Fabrikaları Anonim Şirketi ve tarım kesimine yönelik faaliyette bulunan milli bankaların kayıtlarının esas alınacağı bildirilmiştir. Bu kayıtların tarımda kendi adına ve hesabına bağımsız çalışmanın yasal karinesi olduğu ortadadır.
Gerçekten Tarım Bağ-Kur sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmaların 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasa"nın 36 ve 10.maddesindeki şartlarında gerçekleşmesi halinde 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından Tarım Bağ-Kur sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Dosyadaki kayırt ve belgelerden, davacının 1.4.1999 tarihinde tarım Bağ Kur sigortalısı olarak kayıt ve tescilinin yapıldığı ve 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışması nedeniyle sigortalılığının 14.11.2003 tarihinde terkin edildiği, 8.1.2008 tarihinden beri ziraat odasına kayıtlı olduğu, tarımsal faaliyetin muhtarlıkça doğrulandığı, tarım arazisinin bulunduğu, 2.11.2007 tarihli hesap ekstresine göre 20.5.1999 tarihinde prim ödemeye başladığı ve 2000,2002,2003,2004,2005 ve 2006 yıllarında düzenli olmayan prim ödemelerinin bulunduğu, uyuşmazlık döneminde 506 sayılı Yasa’ya tabi 15.11.2003-30.11.2003 tarihleri
arasında 16 gün, 23.11.2005-1.2.2006 tarihleri arasında 69 gün, 11.3.2006-13.3.2006 tarihleri arasında 3 gün , 19.9.2006-1.10.2006 tarihleri arasında 21 gün, 11.10.2006-1.11.2006 tarihleri arasında 22 gün, 2.11.2006-29.12.2006 tarihleri arasında 58 gün, 12.1.2007-29.1.2007 tarihleri arasında 8 gün,30.1.2007-3.7.2007 tarihleri arasında 155 gün, 4.7.2007-1.8.2007 tarihleri arasında 29 gün ve 1.8.2007 tarihinden 2007 yılı 9 ayı arasında 60 gün zorunlu kısa süreli sigortalı çalışmalarının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Uyuşmazlık konusu olan 14.11.2003 tarihinden dava tarihi olan 10.10.2007 tarihine kadar olan dönemde davacının tarımsal faaliyette bulunduğu 2926 sayılı Yasa’nın 10 maddesi kapsamında kanıtlandığına ve bu dönemde prim ödemeleride devam ettiğine göre bu dönemde 506 sayılı Yasa’ya tabi kısa süreli çalışmalar dışında kalan sürelerde davacının tarım Bağ Kur sigortalılık isteminin kabulü yerine reddine karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 18.9.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.