16. Hukuk Dairesi 2015/5453 E. , 2016/2953 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVALILAR : HAZİNE, ...
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Kadastro sonucu... Köyü çalışma alanında bulunan 111 ada 11 parsel sayılı 15.549,74 metrekare yüzölçümündeki taşınmaz devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan ve ekonomik yarar sağlanması mümkün olan yerlerden olduğu belirtilerek ham toprak vasfıyla Hazine adına tespit ve tescil edilmiştir. Davacı ..., irsen intikal, taksim ve kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tapu iptal ve tescil istemiyle dava açmıştır. Mahkemece verilen önceki tarihli hüküm, Dairemizin 27.01.2014 tarih ve 2013/13873-2014/182 sayılı kararı ile kısa karar ile gerekçeli karar arasında çelişki bulunmasının usulsüzlüğüne değinilerek bozulmuştur. Mahkemece bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne, çekişmeli 111 ada 11 parsel sayılı taşınmazın tapu kaydının iptali ile ... adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine temsilcisi tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, dava konusu yerin tarım arazisi olduğu, üzerinde uzun yıllar işlemeli tarım yapıldığı ve dinlenen mahalli bilirkişi beyanlarına göre de davacı yararına zilyetlikle iktisap koşullarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle yazılı şekilde karar verilmiştir. Somut olayda, görevsizlikle Sulh Hukuk Mahkemesinden gelen dosyada yapılan keşif tutanağına yansıyan mahkeme gözlemine göre, taşınmazın bir kısmının diğer kısımlarına göre daha fazla eğimli ve bitki örtüsünün farklı olduğu anlaşılmış, fen bilirkişisi de mahkeme gözlemindeki taşınmaz bölümlerini ayrı ayrı göstermiştir. Ziraat bilirkişisi de raporunda taşınmazın 2 farklı bölümden oluştuğunu ve fen bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen bölümün tarıma elverişsiz, % 40-50 eğimli, uzun süredir kullanılmadığından üzerinde yabani bitkiler bulunan yer olduğunu belirtmiştir. Buna karşın Asliye Hukuk Mahkemesinde mahallinde yapılan keşifte yer alan ziraatçi bilirkişi kurulu raporunda, taşınmazın tamamının ekildiği ve arazinin yüzölçümü, kadastro tutanağında 15.549,74 metrekare olarak gösterilmesine rağmen gerçekte 5.549,74 metrekare geldiği, taşınmazın tamamının tarıma elverişli, uzun yıllardan beri işlendiği, hububat, baklagil, yem bitkileri ve nadas münavebesinin kuru şartlarda uygulandığı belirtilmiş olup her iki rapor arasındaki çelişki giderilmeden, taşınmaz hakkındaki mahkeme gözlemi keşif zaptına geçirilmeden, ayrıca Asliye Hukuk Mahkemesinde yapılan keşif sonucu düzenlenen ziraat bilirkişi kurulu raporuna neden itibar edildiği de hüküm yerinde tartışılmadan karar verilmiştir. Bu haliyle yapılan araştırma ve
inceleme hüküm kurmaya yeterli bulunmamaktadır. Hal böyle olunca, sağlıklı sonuca varılabilmesi için, üç kişilik ziraat bilirkişi kurulu, fotoğrafçı bilirkişi ve fen bilirkişinin katılımı ile mahallinde yeniden keşif yapılarak, yansız bilirkişiler ve tanıklardan taşınmazın öncesinin ne olduğu, taşınmaz üzerinde ekonomik amaca uygun zilyetliğin bulunup bulunmadığı, varsa hangi tarihte ve ne zaman başladığı, zilyetliğin sürdürülüş biçimi, kimden kime ve nasıl intikal ettiği etraflıca sorulup maddi olaylara dayalı olarak açıklattırılmalı, zirai bilirkişi kurulundan arazinin eğimi, toprak yapısı, bitki örtüsü, taşınmazın tamamında ekonomik amaca uygun zilyetlik bulunup bulunmadığı ile ilgili önceki ziraat bilirkişi raporlarını da irdeler şekilde ayrıntılı ve gerekçeli rapor alınmalı, fotoğrafçı bilirkişi tarafından taşınmazı tüm yönleriyle gösterecek panoramik fotoğrafları çekilmeli, fotoğraflar üzerinde çekişmeli taşınmaz işaretlettirilmeli ve fen bilirkişisinden keşfi ve uygulamayı izlemeye elverişli rapor alınmalı ve bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek sonucuna göre karar verilmelidir. Eksik incelemeyle yazılı olduğu şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, davalı Hazine temsilcisinin temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden kabulüyle hükmün BOZULMASINA, 21.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.