Davacı, SSK"lı süreler hariç 20.4.1982-10.1.1997 tarihleri arası Bağ-Kur sigortalılığının tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kabulüne karar vermiştir.
Hükmün taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlere göre davacının tüm davalı(SSK Başkanlığı ve Bağ Kur Genel Müdürlüğü)vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Dava davacının, 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalı olduğu 20.4.1982-10.1.1997 tarihleri arasındaki 992 günlük 506 sayılı Yasa’ya tabi hizmetleri dışında kalan 1479 sayılı Yasa"ya tabi sigortalılık süreleriyle 506 sayılı Yasa"ya tabi hizmetlerinin 2829 sayılı Yasa’ya göre birleştirilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece davanın kabulü ile davacının talebi dikkate alınarak 1479 sayılı Yasa"ya tabi sigortalı olduğu 20.4.1982-10.1.1997 tarihleri arasındaki 1216 günlük hizmeti 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılık sürelerinden sayılarak geriye kalan 11 yıl 4 ay 4 günde 1479 sayılı Yasa"ya tabi sigortalı olduğunun tespitine ve 2829 sayılı Yasa"ya göre hizmetleri birleştirilerek davacının 16 yıl 3 ay 25 gün sigortalı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının 3.9.1975-5.9.1990 tarihleri arasında vergi kaydının, 21.1.1985-10.1.1997 tarihleri arasında oda ve sicil kaydının bulunduğu, 25.12.1984 tarihli giriş bildirgesine göre vergi kaydı esas alınarak 20.4.1982 tarihinde Kurumca 1479 sayılı Yasa"ya tabi sigortalı olarak kayıt ve tescilinin yapılarak; 20.4.1982-31.8.1991, 1.1.1992-1.7.1992, 1.9.1992-24.5.1993, 15.11.1993-3.11.1994, 16.12.1994-2.5.1995 ve 11.12.1995-10.1.1997 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa"ya tabi sigortalı olarak kabul edildiği, 7.1.2005 tarihli hesap ekstresine göre de bu sigortalılık dönemlerinin prim borçlarını 1997 yılında ödediği, davacının 506 sayılı Yasa’ya tabi 18.4.1977- 3.9.1981 tarihleri arasında kesintili 341 gün, 27.8.1982-31.12.1982 tarihleri arasında 65 gün , 25.3.1983-28.7.1983 tarihleri arasında 112 gün,25.8.1983-15.11.1983 tarihleri arasında 81 gün, 15.6.1984-3.11.1985 tarihleri arasında 269gün, 16.3.1989-10.8.1990 tarihleri arasında 212 gün, 1.9.1991-31.12.1991 tarihleri arasında 117 gün, 2.7.1992-31.8.1992 tarihleri arasında 10 gün, 25.5.1993-14.11.1993 tarihleri arasında 171 gün, 4.11.1994-15.12.1994 tarihleri arasında 36 gün, 3.5.1995-10.12.1995 tarihleri arasında 143 gün ve 17.4.1998-26.11.2002 tarihleri arasında kesintili 234 gün zorunlu sigortalı çalışmasının bulunduğu anlaşılmaktadır.
Sosyal Güvenlik Sisteminizde çifte sigortalılık mümkün bulunmayıp, önceden başlayıp devam edegelen sigortalılığa geçerlik tanınmıştır.
Gerek 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu ve gerekse 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunundaki birbirine paralel düzenlemeler ile bir sigortalının aynı anda birden fazla Sosyal Güvenlik Kurumuna tabi olması yasaklanmış, sigortalının önceden başlayarak devam edegelen sigortalılığına geçerlik tanınarak, çatışan sigortalılık sorunu çözüme ulaştırılmıştır. Yasa sistemimize göre bir kimsenin Sosyal Sigortalar Kurumuna girebilmesi için hizmet akdine tabi bir işte çalışması yanında başka bir Sosyal Güvenlik Kurumu kapsamında da bulunmaması gerekir. 506 sayılı Yasa’nın 3. madde I-(F) bendinde “ Kanunla Kurulu Emekli Sandıklarına aidat ödemekte olanların”, (K) bendinde “ herhangibir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanların” sigortalı sayılmayacağı belirtilmiştir. Aynı şekilde 1479 sayılı Bağ-Kur Yasası’nın 24. madde I.II, fıkralarında da bir kimsenin Bağ-Kur kapsamına girebilmesi için kendi adına bağımsız çalışıp kazanç sağlaması yanında başka bir Sosyal Güvenlik Kurumu kapsamında bulunmaması koşulu getirilmiştir. Bu durumda iki zorunlu sigortalılığın bir arada bulunması halinde asıl olan, önceden başlayarak devam eden sigortalılıktır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2005/21-389 – 430 sayılı ve 29.06.2005 günlü Kararı ile 2001/21-627-659 sayılı ve 03.10.2001 günlü kararlarında da bu husus açıkça belirtilmiştir.
Somut olayda 1.9.1991-10.1.1997 tarihleri arasında davalı Bağ Kur davacıyı 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmaları dışında kalan dönemlerde 1479 sayılı Yasa"ya tabi sigortalısı olarak kabul ettiğinden bu dönemde taraflar arasında uyuşmazlık bulunmamaktadır. Uyuşmazlık Bağ Kur sigortalılığının devam ettiği 20.4.1982-31.8.1991 tarihleri arasındaki dönemde 506 sayılı Yasa’ya tabi hizmet sürelerine geçerlilik tanınıp tanınmayacağı noktasında toplanmaktadır.
Davacının 20.04.1982 tarihinden itibaren kayıt ve tescilinin yapıldığı 1479 sayılı Yasa"ya tabi sigortalığı devam ederken, uyuşmazlık döneminde başlayıp kesintili devam eden 27.8.1982-31.12.1982 tarihleri arasında 65 gün , 25.3.1983-28.7.1983 tarihleri arasında 112 gün,25.8.1983-15.11.1983 tarihleri arasında 81 gün, 15.6.1984-3.11.1985 tarihleri arasında 269gün, 16.3.1989-10.8.1990 tarihleri arasında 212 gün 506 sayılı Yasa"ya tabi çalışmalarına önceden başlayan 1479 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılık olduğundan değer vermek mümkün olmadığından bu dönemde davacının aralıksız 1479 sayılı Yasa"ya tabi sigortalı olduğunun kabulü gerekir.Davacının bu dönemde 3.9.1975-5.6.1990 tarihleri arasında aralıksız vergi kaydının bulunmasına, bu dönemin prim borçlarını da 1997 yılındaki yapılandırma ile ödemiş olmasına göre Mahkemece, 1479 sayılı Yasa"ya tabi sigortalılık koşullarının bulunduğu 20.4.1982-31.8.1991 tarihleri arasındaki dönemde sonradan başlayan 506 sayılı Yasa’ya tabi sigortalılık sürelerine bu ihtilafta uygulanma olanağı bulunmayan baskın çalışma gerekçesiyle geçerlilik tanınarak bu dönemdeki çakışan 1479 sayılı Yasa"ya tabi sigortalılığın geçersiz olduğu sonucuna varılması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurum vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, aşağıda yazılı temyiz harcının temyiz edenlerden davacıya yükletilmesine, 25.9.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.