16. Hukuk Dairesi 2015/18374 E. , 2016/2967 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :SULH HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TESCİL
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı ..., 06.06.2011 tarihli dava dilekçesiyle, ... Köyü çalışma alanında bulunan ve kadastro sırasında yol olarak tespit harici bırakılan taşınmazın bir bölümünün kendi adına tespit ve tescil edilen 103 ada 2 sayılı parsele dahil olduğunu ileri sürerek, bu bölümün, 103 ada 2 sayılı parsele eklenmek suretiyle adına tescili istemiyle dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kabulüne 103 ada 2 sayılı parselin tapu kaydının iptali ile fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen, 36.93 metrekare + 113.77 metrekare olmak üzere 150.70 metrekare yüzölçümlü kısmın davacı adına tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm, davalı Hazine vekili tarafından temyiz edilmiştir.
Dava; TMK"nın 713/1, 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 14 ve 17. maddelerine dayanılarak kadastro tespiti sırasında yol olarak tespit dışı bırakılan yolun bir bölümünün tescili istemine ilişkindir. Mahkemece, davacı lehine 3402 sayılı Kadastro Kanunu"nun 14. maddesinde öngörülen zilyetlikle mülk edinme şartlarının oluştuğu kabul edilmek suretiyle davacı adına kayıtlı 103 ada 2 sayılı parselin tapu kaydı iptal edildikten sonra fen bilirkişi rapor ve krokisinde (A) harfi ile gösterilen 36.93 metrekarelik bölümü ile 103 ada 2 parsel yüzölçümü olan 113.77 metrekare de eklenerek 150.70 metrekarenin davacı adına tesciline karar verilmiştir. Ne var ki, dava edilen bölümde zilyetliğin hangi tarihte başladığı, yolun ne zaman kısmen kapatıldığı, taşınmazın ne suretle kullanıldığı, taşınmazın niteliğinin tam olarak ne olduğu araştırılıp saptanmadığı gibi, TMK’nın 713/4 ve 5. fıkraları gereğince keşif sonucu elde edilen bilirkişinin rapor ve krokisine göre gerekli ilanlar yöntemine uygun bir biçimde yapılmadan, ilanın yapıldığı gazete ile ilan tutanakları dosya arasına konulmadan ve yasal 3 aylık sürenin dolması beklenilmeden karar verilmiş; öte yandan dava konusu edilen bölüm ile sınırlı olarak hüküm kurmak gerekirken dava dışı davacı parselinin tapu kaydının da iptaline karar verilmiş olması nedeniyle yapılan araştırma ve inceleme hüküm vermeye yeterli olmayıp verilen karar da usul ve yasaya uygun bulunmamaktadır.
O halde; doğru sonuca varılabilmesi için öncelikle gerekli ilanların yaptırılması ve itiraz süresinin beklenilmesi ondan sonra da; taşınmaz başında yerel bilirkişiler, tanıklar, 3 kişilik ziraat bilirkişi kurulu ve fen bilirkişi katılımı ile keşif yapılmalıdır. Yerel bilirkişi ve tanıklardan davaya konu edilen bölümün hangi tarihten itibaren zilyetliğe konu edildiği, yolun ne zaman kısmen kapatıldığı, taşınmazın ne suretle ve ne olarak kullanıldığı, yolun dava edilen bölümün dışında kalıp kalmadığı, taşınmazın geri kalan kısmının aktif yol olarak kullanılıp kullanılmadığı, dava konusu yolun terk edilmiş yol olup olmadığı, terk edilmiş yol ise hangi tarihte terk edildiği, terk edildiği tarih ile dava tarihine kadar ne kadar süre ile kullanıldığı sorularak maddi olaylara dayalı bilgi alınmalı, 3 kişilik ziraat bilirkişi heyetinden dava edilen taşınmaz bölümün niteliği, toprak yapısı, ne şekilde kullanıldığı hususlarında dava konusu yeri ile dava dışı kalan yol bölümü birlikte karşılaştırır ve irdeler şekilde bilimsel verilere dayalı ayrıntılı rapor alınmalı, taşınmazın fotoğrafları da çektirilerek rapora eklenmeli, fen bilirkişisinden keşfi takibe imkan verir şekilde krokili rapor alınmalı, dava konusu taşınmazın zilyetlikle mülk edinilebilecek yerlerden olup olmadığı, dava tarihine kadar 3402 sayılı Yasa"da öngörülen 20 yıllık zilyetlik süresinin gerçekleşip gerçekleşmediği tereddüde mahal bırakmayacak şekilde saptanmalı TMK"nın 713/4 ve 5. fıkraları gereğince yasal ilanlar yaptırılarak ve davanın konusu ile sınırlı olarak bir karar verilmelidir. Mahkemece bu husuların göz ardı edilmesi isabetsiz olup, temyiz itirazları açıklanan nedenlerle yerinde görüldüğünden, kabulü ile hükmün BOZULMASINA, 21.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.