Abaküs Yazılım
4. Hukuk Dairesi
Esas No: 2012/1610
Karar No: 2013/806
Karar Tarihi: 23.01.2013

Yargıtay 4. Hukuk Dairesi 2012/1610 Esas 2013/806 Karar Sayılı İlamı

4. Hukuk Dairesi         2012/1610 E.  ,  2013/806 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
    Davacı ... vekili Avukat ... tarafından, davalı ... ve diğerleri aleyhine 17/06/2010 gününde verilen dilekçe ile maddi ve manevi tazminat istenmesi üzerine mahkemece yapılan yargılama sonunda; davanın reddine dair verilen 14/12/2011 günlü kararın Yargıtay’ca incelenmesi davacı vekili tarafından süresi içinde istenilmekle temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra tetkik hakimi tarafından hazırlanan rapor ile dosya içerisindeki kağıtlar incelenerek gereği görüşüldü.


    Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı kanıtlarla yasaya uygun gerektirici nedenlere, özellikle delillerin değerlendirilmesinde bir isabetsizlik görülmemesine göre yerinde bulunmayan bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA ve aşağıda yazılı onama harcının temyiz edene yükletilmesine 23/01/2013 gününde oyçokluğuyla karar verildi.



    KARŞI OY YAZISI
    Dosya içeriğine göre, özellikle davalının kabulüne göre tarafların evlenme niyetiyle biraraya geldikleri ve tarafların bir erkek çocuklarının dünyaya geldiği anlaşılmaktadır. Bu durum İnsan Hakları Sözleşmesi uygulamasında 8. madde anlamında "AİLE"yi oluşturmaktadır. Demekki İnsan Hakları Sözleşmesi anlamında ailenin oluşması için tarafların anlaşmaları ve buna göre cinsel beraberliklerinin bulunması ve bundan da bir çocuğun meydana gelmiş bulunması yeterli olup, nikah sözleşmesinin akdedilmiş olması şartı yoktur. Böyle bir durumda cinsel beraberliğin sadece taraflardan biri açısından var olup olmadığının aranarak ve böyle bir ilişkide gerçekte sadece bir tarafın değil, iki tarafın rızasının varlığı gözetilmeli iken sorumluluğun Türk toplumunda genelde olduğu gibi iki taraftan biri olan ve zayıf olan ve korunması gereken kadının rızası esas alınarak erkek tarafın sorumsuz tutulması hak ve hukuka uygun değildir.
    Somut olay İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında hukuka aykırı olduğu gibi Birleşmiş Milletler Kadınların İnsan Hakları Sözleşmesi kapsamında kadınların cinsel olarak sömürülmesi yasağına da aykırıdır. Somut olayda davacının evlenme niyetiyle gittiği davalı tarafça da bu niyetin kabul gördüğü ve böylece beraberliğin gerçekleştiği anlaşılmaktadır. İlkin davacı davalıya belli bir süre seks işçiliği için gitmiş değildir. Dosya içeriğine göre bu son derece net olup aksinin iddia edilmesi de mümkün değildir. Bu ayrıca tarafların oturduğu yerleşim yerinde de bilinmiş olup, bu kadına davalının eşi gözüyle bakılmış ve evlenmenin ilan yönü de gerçekleşmiştir. Tarafların beraberliği döneminde başkalarının bu kadından cinsel talepte bulunmamış olması bu kadının davalı erkeğin eşi olarak kabul gördüğünün açıkça delilidir. Böyle bir durumda sırf kadının rızası var diyerek tazminat sorumsuzluğuna hükmetmek CEDAW sözleşmesiyle getirilen ve Türkiye Cumhuriyetinin de imzalayarak taraf olduğu ve uymakla yükümlü olduğu yasağa aykırılık teşkil etmektedir. Kaldı ki ilk derece mahkemesinin kabulünü hukuksal anlamda benimsemek sadece ırz ve namus düşmanlarının cezalandırıldığı ancak kadınların cinsel sömürüsüne şu veya bu nedenle devam olunan üçüncü dünya ülkeleriyle eş değer bir uygulamadır. Öyle ki erkek egemen toplumda cinsel özgürlük tam olarak erkeklerin lehine işlemekte, örneğin kadının çocuk doğurması ve her topluma göre değişen anlamda manevi ve cinsel sermayesini yitirmiş olmasının her türlü maddi ve manevi acı sonuçlarını sadece kadın katlanmaktadır. Bu olayda da böyle olmuştur. Davalı açısından bu beraberlik süresi keyif süresi olmuş, kadın için ise yaşamakta olduğu toplumun bakışı karşısında ömür boyu eza ve cefaya dönüşmüştür. Bu görüntü tam olarak erkek egemenlik hakimiyetinin göstergesidir.
    Ayrıca mahkemenin "resmi nikah" ifadesi hukuksal anlamda yersiz bir ifadedir. Zira nikahın resmi veya gayrıresmisi olmaz. Nikah bir sözleşmedir. Sözleşmenin gerekliliklerini yerine getirilip getirilmediği sözleşmenin var olup olmadığını tespit etmeye yeterlidir. Bu anlamda "gayrıresmi nikah" terimi veya nitelendirmesi veya yaklaşımı Medeni Hukuk anlamında tamamen batıl bir anlayış ve batıl bir ifadedir.
    Belirtilen durumlara göre davacının manevi tazminat talebi son derece yerindeyken reddedilmiş olması ve daire çoğunluğunca onaylanmış olması kadının cinsel olarak sömürülmesini engellemekle yükümlü ... Uluslarası sorumluluğunu da gerektirmektedir.
    Çoğunluk görüşüne bu nedenle katılmıyorum. 23/01/2013



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi