16. Hukuk Dairesi 2015/3099 E. , 2016/3051 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVACILAR : ..., VD.
DAVALILAR : HAZİNE, ...,
...
DAVA TÜRÜ : TESCİL
KANUN YOLU : TEMYİZ
Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün Yargıtay"ca incelenmesi istenilmekle; temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı, inceleme raporu ve dosyadaki belgeler okundu, GEREĞİ GÖRÜŞÜLDÜ:
Davacı,.... Mahallesi çalışma alanında bulunan ve 1974 yılında yapılan kadastro sırasında devletin hüküm ve tasarrufu altında bulunan yerlerden olması nedeni ile paftasında tespit harici bırakılan taşınmaz hakkında kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak tescil istemiyle, 14.06.2012 tarihinde dava açmıştır. Mahkemece yapılan yargılama sonunda davanın kısmen kabulüne, fen bilirkişisi’nin 06.11.2013 tarihli raporuna ek haritasında (A), (B), (D), (E), (F) ve (G) ile gösterilen sırasıyla 34.951.82, 10.112.50, 19.127, 18.359.62, 70.126,28 ve 117.787,37 metrekare yüzölçümündeki taşınmazlar ile fen bilirkişisinin 29.09.2014 tarihli raporuna ekli haritasında (Cl) ve (C2) ile gösterilen 2.415,46 ve 18.409,99 metrekare yüzölçümündeki taşınmazların davacılar adına eşit şekilde tesciline, fazlaya ilişkin taleplerinin reddine karar verilmiş; hüküm, davalılar Hazine ve ... vekilleri tarafından temyiz edilmiştir.
Mahkemece, çekişmeli taşınmazların adlarına tescil kararı verilen davacılar yönünden kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap şartlarının gerçekleştiği kabul edilmek suretiyle hüküm kurulmuş ise de çekişmeli taşınmazların niteliğinin belirlenmesi için dava tarihi olan 2012 yılından geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait üç ayrı tarihte çekilmiş hava fotoğrafları üzerinde inceleme yapılması gerekirken dava tarihinden 11 yıl öncesi olan 2001 yılı ve 1988 yılına ait hava fotoğrafı üzerinde inceleme yapılmış, dava konusu taşınmaza komşu mera parselleri olmasına rağmen usulüne uygun mera araştırması yapılmamıştır. Bu durumda dava tarihinden geriye doğru 15-20-25 yıl öncesine ait üç ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları getirtilip dosya ikmal edildikten sonra mahallinde dava konusu taşınmazlar yönünden yakın yörelerden seçilecek taşınmazları iyi bilen, elverdiğince yaşlı ve davada yararı bulunmayan mahalli bilirkişiler, taraf tanıkları, 3 kişilik ziraat mühendisleri kurulu ve fen bilirkişisi aracılığı ile yeniden keşif yapılmalıdır. Keşif sırasında; mahalli bilirkişi ve tanıklardan çekişmeli taşınmazların öncesi, niteliği, zilyetliğin başlangıcı, sürdürülüş biçimi, mera olup olmadığı, taşınmazın imar-ihyaya konu edilip edilmediği, imar-ihyaya konu edilmiş ise ihyanın ne zaman başlanıp bitirildiği; hususlarında olaylara dayalı ayrıntılı bilgi alınmalı, bilirkişi ve tanık sözleri komşu parsel tutanak ve dayanakları ile denetlenmeli, yargılama boyunca dinlenen mahalli bilirkişi ve tanık beyanlarının çelişmesi halinde yüzleştirme yapılarak çelişki giderilmeye çalışılmalı, jeodezi ve fotogrametri mühendisine dosyanın tevdii ile dava konusu taşınmazların dava tarihine göre 15-20-25 yıl öncesine ait ve üç ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları üzerinde uygulama yaptırılarak taşınmazların önceki ve şimdiki niteliğinin, mera vasfında olup olmadığının, imar-ihyaya en erken ne zaman başlanıldığının ve tamamlandığının, arazinin ekonomik amacına uygun olarak tarım arazisi niteliğiyle zilyetliğine ne zaman başlanıldığının belirlenmesine çalışılmalı, ziraat mühendisleri bilirkişi kurulundan çekişmeli taşınmazların geçmişteki ve şimdiki niteliği, mera vasfında olup olmadıkları, komşu mera vasfındaki taşınmaz ile ayrıcı unsur bulunup bulunmadığı, taşınmaz üzerindeki bitki örtüsü, toprak yapısı ve komşu parsellerle karşılaştırmalı değerlendirmeyi ve taşınmazın değişik yönlerden çekilmiş fotoğraflarını da içerir ayrıntılı ve gerekçeli, fen bilirkişisinden ise keşfi takibe elverişli haritalı raporlar alınmalı, taşınmazı ve çevresini paftalarında işaretlemesi istenilmeli, çekişmeli taşınmazların ve çevresinde mera vasfında olan taşınmazın nitelikleri ve mera ile ayırıcı unsur bulunup bulunmadığı hususlarındaki hakim gözlemi keşif zaptına aynen yansımalı, keşifteki tanık ve yerel bilirkişi ifadeleri bilimsel esaslara ve maddi bulgulara dayanılarak hazırlanan söz konusu bilirkişi raporlarıyla denetlenmeli, bundan sonra tüm deliller birlikte değerlendirilerek davacılar yararına kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği ile iktisap koşullarının gerçekleşip gerçekleşmediği belirlenmeli ve sonucuna göre karar verilmelidir. Mahkemece bu yönler göz ardı edilerek yazılı şekilde hüküm kurulması isabetsiz olup, temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde bulunduğundan kabulüyle hükmün BOZULMASINA, peşin yatırılan temyiz karar harcının talep halinde temyiz eden davalı ... Başkanlığına iadesine, 22.03.2016 gününde oybirliğiyle karar verildi.