Abaküs Yazılım
1. Ceza Dairesi
Esas No: 2009/5449
Karar No: 2013/722

Kasten yaralama - 6136 Sayılı Yasaya Aykırılık - Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2009/5449 Esas 2013/722 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Karar, sanığın kasten yaralama suçundan mahkumiyetine ilişkin. Olayda, sanık silahla araçta bulunan katılanı yaralamıştır. Ancak, tanıkların ifadelerinde çelişkiler olduğu için, kesin bir kanıt olmadığına ve şüpheden sanık yararlanır ilkesine uygun olarak, sanığın beraatına karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. Karara göre, suçu işleyen sanığın tam olarak tespit edilmediği için sanığın suçu işlediğine dair kesin bir kanıt bulunamadığına vurgu yapılmıştır.
Kanun Maddeleri: Kasten yaralama (TCK 87), 6136 Sayılı Kanuna aykırılık (Ruhsatsız veya Kanuna aykırı olarak taşınmaması ya da bulundurulması halinde ayrıca cezalandırılır)
1. Ceza Dairesi         2009/5449 E.  ,  2013/722 K.

    "İçtihat Metni"


    Tebliğname No : 1 - 2009/56063
    MAHKEMESİ : Beyoğlu(Kapatılan) Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
    TARİHİ VE NO : 20/10/2008, 2007/36 (E) ve 2008/161 (K)
    SUÇ : Kasten yaralama, 6136 Sayılı Yasaya Aykırılık

    TÜRK MİLLETİ ADINA

    Katılanın olay günü olan 21.11.2006 tarihinde, aracına bindiği, ancak henüz aracını çalıştırıp hareket etmeden önce tabanca ile aracın sol tarafından dört el ateş edilmek suretiyle yaralandığı, katılanın faili görmediği, bir kısım tanıkların da faili arkasından görmesi nedeniyle teşhiste bulunamadıkları, bu nedenle olayın bir süre faili meçhul olarak kaldığı, olaydan yaklaşık 20 gün sonra katılanın kardeşi tanık Cemil"in karakola giderek, "yaptığı araştırmada yaralı katılanı hastaneye götürenlerden tanık Murat ile konuştuğu sırada, tanık Murat"ın suçu işleyeni gördüğünü söylediği, kendisinin de, yaklaşık bir buçuk yıl önce kavga etmeleri nedeniyle olayı yapmasından şüphelendiği sanığın da içinde bulunduğu akrabalarını, tanığa gösterdiğinde, tanığın sanığı göstererek bu kişi ateş edene benziyor dediğini söylediği", bunun üzerine ilk kez 10.12.2006 tarihinde tanık olarak dinlenen Murat, karakol ve Cumhuriyet Savcılığı beyanlarında olay günü silah sesinden sonra baktığında, elinde tabanca ile kaçan kişinin sanık olduğunu gördüğünü söylediği, ancak usulüne uygun bir teşhisin bulunmadığı, daha sonra yargılama aşamasında, karakol ve savcılık beyanlarını inkar ederek, olaydan sonra elinde tabanca ile kaçan kişinin mahkemede gördüğü sanık olmadığını ifade ettiği, sanığın ise istikrarlı şekilde suçu inkar ederek, olay günü tanık Cevat Parlakkılıç"a ait işyerinde çalıştığını beyan ettiği, savunma tanığı Cevat Parlakkılıç"ın da sanığı doğruladığı
    olayda; tanık Murat"ın çelişkili anlatımından başka, sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin cezalandırılmasına yeter kesin kanıt bulunmadığı, suçu sanığın işlediği hususundaki şüphenin yenilemediği, bu nedenle, şüpheden sanık yararlanır ilkesi uyarınca sanığın beraatına karar verilmesi yerine, delillerin hatalı takdir edilmesi suretiyle yazılı şekilde mahkumiyetine karar verilmesi,
    Bozmayı gerektirmiş olup, sanık müdafii ve katılan vekili ve Cumhuriyet Savcısının temyiz itirazları bu itibarla yerinde görüldüğünden, hükümlerin tebliğnamedeki düşünce hilafına (BOZULMASINA), Başkan Vekili Salih Zeki İskender ve Üye Muhsin Şentürk"ün "sanığın eyleminin sübuta erdiği, ancak suç vasfının kasten insan öldürmeye teşebbüs olduğu, ayrıca tahrik yönünden de Eyüp 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/766 E. sayılı dava dosyasının aslı ya da onaylı örneği dosya içerisine getirtilerek, sanığın hukuki durumunun buna göre saptanması gerektiğinden hükmün değişik gerekçe ile bozulması yönündeki karşı oyları ve oy çokluğu ile 30/01/2013 gününde karar verildi.

    KARŞI OY GEREKÇESİ

    Katılan mağdur M.. K.. 21.11.2006 tarihinde, aracına bindiği, ancak henüz hareket etmeden önce tabancayla aracın sol tarafından dört el ateş edilmek suretiyle yaralandığı, katılanın faili görmediği, olayın tanığı olduğu anlaşılan Murat adlı kişinin sanığı kaçarken gördüğü, ayrıntılı eşkâl verdiği kendisine gösterilen sanık için işte bu kişi dediği, ancak sonradan etki altında açıklamalarını geri aldığı anlaşılmıştır.
    Olaydan iki yıl kadar önce gerçekleşen olayda katılan ile sanık tarafın aileleri arasında çıkan kavgada sanığın babasının ciddi bir biçimde yaralandığı anlaşılmıştır. Bu nedenle ortada bir “husumet” bulunmaktadır. Öte yandan tanık Murat’ın soruşturma aşamasında sanığın eşkâlini ayrıntılı bir biçimde vermiş olması sanığı yeterince gördüğünü göstermektedir. Nitekim kendisine gösterildiğinde sanığı tanımıştır. Gösterdiği “mekân tanıkları” sanığı doğrulamamıştır. Esas mahkemesi kanıtlarla doğrudan yüz yüze gelmiş, onları değerlendirmiş ve suçun sanık tarafından işlendiğine vicdani kanaat getirmiştir. Suçun işlenmediğini söyleyen Sayın Çoğunluk doğrudan takdir yetkisi kullanarak Esas Mahkemesinin takdir hakkını yok saymıştır.
    Öte yandan sanığın babasının yaralanmasına ilişkin Eyüp 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2006/766 sayılı dava dosyası incelendikten sonra sanık hakkında tahrik hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılmaması yönünden karar bozulmalıdır.
    Yukarıda açıklanan nedenlerle sadece suçun sanık tarafından işlenmediği yönünden kararın bozulmasına ilişkin Sayın Çoğunluğun görüşüne karşıyım. 30.01.2013

    KARŞI OY
    Olayın tek görgü tanığı ve anlatımı somut dosyada elverişli kanıt olarak değerlendirilmesi gereken tanık Murat Hacıoğlu, yargılama aşamasında ifadesinden dönmüş ise de 10.12.2006 tarihinde kollukta ve Cumhuriyet Savcısı huzurundaki anlatımında, kimlik bilgilerinin ve ifadesinin gizli kalması kaydıyla "silah sesi duyması üzerine sesin geldiği yöne baktığında elindeki silahla olay yerinden kaçan kişinin A.. E.. olduğunu" bildirmesi karşısında ayrıca, tanık ile sanık arasında suç isnadını gerektirecek bir husumet ve anlaşmazlığın, bulunmaması hususu da gözetilip birlikte değerlendirildiğinde sanığın atılı adam öldürmeye teşebbüs ve 6136 Sayılı yasaya muhalefet suçlarından cezalandırılmasına karar verilmesi gerektiği kanaatinde olduğumdan sanığın beraatine dair çoğunluk görüşüne katılmamaktayım.







    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi