Davacı, murisinin iş kazası sonucu ölümünden doğan maddi ve manevi tazminatın ödetilmesine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozmaya uyarak ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davacılar ile davalılardan K.İnş.San.Tic. A.Ş. ve Sosyal Güvenlik Kurumu vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı gerektirici sebeplere göre, davacılar ile müdahil SGK’nun tüm, davalılardan K. İnş. Tic. A.Ş nin aşağıdaki bendin kapsamı dışında sair temyiz itirazlarının reddine;
2-Dava, iş kazası sonucu ölen sigortalının yakınlarının maddi ve manevi zararlarının giderilmesi istemine ilişkindir.
Mahkemece Dairemizin 16.10.2006 gün 15474-10074 sayılı bozma ilamına uyularak istemin kısmen kabulüne karar verilmişse de, verilen karar aşağıda açıklanan nedenlerle hatalı olmuştur.
Asgari ücretin ve toplu iş sözleşmelerinin uygulanması Kamu düzeniyle ilgili olduğundan bir talep olmasa dahi resen gözönünde tutulması zorunludur. Öte yandan, Kamu düzeni ile ilgili konularda usuli kazanılmış haktan söz edilemez. Bu nedenle, bozmadan sonra işçi ücretlerinde artma olmuş ise, bu artışlarında hesapta gözönünde tutulması gereklidir. Zira, bozmadan sonra meydana gelecek artışları davacı önceden bilme olanağına sahip olmadığından önceki kararda davacıların temyiz itirazlarının ret edilerek, davalı Şirket yararına bozulmuş olması, davalı şirket yararına bu açıdan usuli kazanılmış hak doğurmaz. Ancak yapılacak hesapta bir maddi tazminat ödemesi gerektiği sonucuna varılırsa, önceki kararın davalı şirket yararına bozulmuş olması nedeni ile hükmedilecek maddi tazminat alacağı bozmadan önceki miktarı geçemez. Başka bir anlatımla, bozmadan önceki kararla hüküm altına alınan miktar aşılmamış olmadıkça davalı yararına kazanılmış haktan söz edilemez.
Somut olayda yerel mahkemenin ilk bozma kararına konu 12.10.2005 gün 2467-1060 sayılı ilamı ile davacı C.G. yararına 24.234.655.900 TL, Ü.G. yararına 9.241.560.000-TL S.G.yararına 3.796.400.000TL ve F.G. yararına 2.548.470.000.TL, L.G.yararına 765.130.000-TL maddi tazminata hükmedilmesine karar verilmiş ve bu karar tarafların temyizi üzerine, davacılar ile müdahil SSK nın tüm davalılardan K.İnş. Tic. A.Ş ise sari temyiz itirazlarının reddedilerek, tüm davacılar için hükmedilen maddi tazminatın hesaplanmasına yönelik olarak ve davacılardan O.G. Hakkında hükmedilen maddi ve manevi tazminata yönelik olarak davalı K. İnş. Tic. A.Ş yararına bozulmuştur .
Hal böyle olunca davalı K. İnş. Tic. A.Ş yararına bozulan mahkemenin12.10.2005 gün 2467-1060 sayılı ilamı ile davacı C.G.yararına 24.234.655.900 TL (24.234,65 YTL), Ü. G.yararına 9.241.560.000-TL(9.241.56-YTL), S. G.yararına 3.796.400.000 TL (3.796,40 YTL) ve F.G. Yararına 2.548.470.000.TL (2.548,47 YTL)"na hükmedilmesi gerekirken bu miktarları aşar biçimde C.G.yararına 24.264,65 YTL, Ü.G.yararına 9.271,56 YTL, S. G. yararına 3.826,40 YTL ve F.G. yararına 2.578,47 YTL maddi tazminata hükmedilmesi davalardan K. İnş. Tic. A.Ş yararına oluşan usulü kazanılmış hakkın ihlalidir.
Öte yandan davacılardan O.G.’in maddi ve manevi tazminat isteminin reddine karar verilmiş olması karşısında davalı yararına reddedilen manevi tazminat istemi yönünden avukatlık ücretine karar verilmemiş olması da hatalı olmuştur.
Mahkemece yukarıda açıklanan maddi ve hukuki olgular göz önünde tutulmaksızın, davalı yararına oluşan usuli kazanılmış hakkı ihlal edecek biçimde yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.O halde, davalı K.İnş. Tic. A.Ş vekilinin bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 20.10.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.