23. Hukuk Dairesi 2012/5903 E. , 2013/398 K.
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi
Taraflar arasındaki kooperatif üyeliğinin tespiti davasının bozma kararına uyularak yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davalı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
-K A R A R-
Davacı vekili, müvekkilinin 15.12.1988 yılından beri davalı kooperatifin ortağı olduğunu, son seçimlerde oy kullandığını, ancak davalının ihtarda bulunmadan ve gerekçe göstermeden, haksız yere müvekkilini ortaklıktan çıkardığını, bu durumun müvekkiline sözlü olarak bildirildiğini ileri sürerek, ihraca ilişkin kararın iptali ile müvekkilinin davalı kooperatifin ortağı olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
Davalı vekili, davacının kooperatif ortağı olmadığını, kooperatif kayıtlarında adının bulunmadığını, hazirun cetvellerinde de adına rastlanmadığını, üyeliği olmadığı için ihracının da söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir.
Mahkemece, davanın kabulüne dair verilen karar, Yargıtay 11. Hukuk Dairesi"nin 13.10.2008 tarih ve 2007/8431 E, 2008/11084 K. sayılı ilamıyla, davacıdan ve diğer ortaklardan düzenli olarak aidat alınıp alınmama, davacının genel kurullara davet edilip edilmeme, ortaklık haklarından faydalanıp faydalanmama gibi veri ve olgular araştırılıp irdelenmek suretiyle kooperatif ile ilişki kurma durumu saptanarak, davacının uzun süre aidat ödemediği halde kooperatif ortağı olarak kabulü TMK’nın 2. maddesindeki ilke ışığında tartışılarak sonucuna göre karar verilmesi gerektiği gerekçesiyle bozulması üzerine, mahkemece, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda, defterleri tam olarak sunmayan davalı kooparatifin, TMK"nın 2. maddesi gereğince sunulmayan defterlere dayanamayacağı, defterlerin muhafazası ve istenildiğinde resmi mercilere sunulması görevinin davalı tarafa ait olduğu, dosya kapsamında toplanılan deliller değerlendirildiğinde, davalı kooparatifin aidatları düzenli tahsil etmediği, tanık ifadelerinin bu durumu desteklediği, sunulan aidat makbuzlarının ve ceza mahkemesi karar örneğinin bu durumu ispatı için yeterli olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir.
Dava, kooperatif üyeliğinden ihraç kararının iptali ile ortaklığın tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece Yargıtay 11. Hukuk Dairesi"nin bozma ilamına uyulmuş ise de bozma ilamı gerekleri yerine getirilmemiştir. Kooperatiften çıkarılan ortağın hak ve borçları, 1163 sayılı Kooperatifler Kanunu’nun 16/son maddesi gereğince ihraç kararının kesinleşmesine kadar devam eder. Aidat yükümlülüğü bulunan bir kooperatifte ortağın uzun süre uğramaması, aidat borcunun bulunup bulunmadığını takip etmemesi halinde üyeliğinin sona erdiğini ortağın zımnen kabul ettiği, diğer anlatımla üyelik haklarından zımnen vazgeçtiği, eylemli olarak ortaklıktan çıkma iradesini yansıttığı ve böyle bir davacının açtığı davanın TMK"nın 2. maddesinde öngörülen iyiniyet kuralına aykırı düştüğü ilke olarak kabul edilmelidir.
Mahkemece, 1988-2003 yıllarına ait genel kurul tutanakları ya da gerektiğinde banka kayıtları da getirtilerek, genel kurul kararları ile aidat alınmasına ilişkin karar alınıp alınmadığı ve üyelerin varsa kooperatif hesabına aidat yatırıp yatırmadıkları incelenip, kooperatifin aidat toplayan bir kooperatif olup olmadığının belirlenmesi mümkün iken, tanık anlatımlarına dayalı olarak kooperatifin düzenli aidat tahsil etmediği kabul edilmiştir. Aidatların düzenli olarak tahsil edilip edilmediğinin değil, aidat toplanmasına ilişkin genel kurullarda karar alınıp alınmadığının, diğer anlatımla üyelerin aidat yükümlülüğünün bulunup bulunmadığının belirlenmesi gerekmektedir.
Mahkemece, defterlerin kooperatifçe sunulmaması üzerine bununla yetinilerek davanın sonuçlandırması doğru olmayıp, ...Sicil Memurluğu"ndan, temin edilmezse ilgili ... İl Müdürlüğü"nden genel kurul tutanakları, hazirun cetvelleri, bilanço, gelir gider cetvelleri getirtilerek, kooperatif konusunda uzman bilirkişi aracılığıyla bozma ilamında ve yukarıda açıklandığı şekilde gerektiğinde varsa kooperatifin banka hesapları üzerinde de inceleme yaptırılmak suretiyle, davacının varsa ödeme yükümlülüklerini yerine getirip getirmediği, diğer anlatımla kooperatif ile bağlantı kurup kurmadığı, anasözleşme uyarınca ortağın taşıma kooperatifine uğramasını zorunlu kılan başka bir yükümlülüğü olup olmadığı üzerinde de durulup, sonuç olarak davacının talebinin TMK"nın 2. maddesine uygun olup olmadığı yeterince araştırılıp değerlendirilerek, sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde eksik incelemeye dayalı olarak karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davalı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren 15 gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere 24.01.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.