1. Ceza Dairesi 2008/8207 E. , 2013/1136 K.
"İçtihat Metni"Tebliğname No: 1 - 2008/373
MAHKEMESİ : Boyabat Ağır Ceza Mahkemesi
TARİHİ VE NO: 10/10/2007, 2007/18 (E) ve 2007/46 (K)
SUÇ : Kasten yaralama, hakaret
TÜRK MİLLETİ ADINA
1.a-Sanık Mustafa hakkında kasten yaralama suçundan hükmedilen 1000 TL. adli para cezası CMUK.nun 305. maddesi uyarınca kesin nitelikte olup, temyiz kabiliyeti bulunmadığından, sanık Mustafa müdafiinin bu suça yönelik temyiz isteminin reddine karar verilmiştir.
b-Sanık Mustafa müdafiinin süre tutum dilekçesi kapsamına göre, sanık hakkında mağdur sanık İsa"ya karşı işlediği hakaret suçundan dolayı kurulan hüküm inceleme dışı bırakılmıştır.
2-Suçtan zarar gören mağdur sanık M.. B.."nun duruşmada alınan ifadesinde sanıktan şikayetçi olduğunu ve davaya katılmak istediğini bildirmesine rağmen katılma konusunda herhangi bir karar verilmediği anlaşılmış ise de; Dairemizce de benimsenen Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 19/10/2010 tarih ve 2010/149-205 sayılı kararında belirtildiği üzere, ilk derece mahkemesinde ileri sürülüp karara bağlanmayan katılma isteklerinin, temyiz incelemesi sırasında karara bağlanması mümkün olduğundan, 5271 sayılı CMK.nun 237.maddesi uyarınca suçtan zarar gören mağdurun öldürmeye teşebbüs suçundan açılan kamu davasına katılan olarak kabulüne karar verilerek yapılan incelemede;
Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanık İ.. S.."nin mağdur Mustafa"yı yaralama eylemi ile hakaret suçunun sübutu kabul, oluşa ve kabule göre hakaret suçunun niteliği tayin, cezayı azaltıcı takdiri indirim sebebinin niteliği takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle değerlendirilip kısmen reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümlerde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmediğinden, sanık İsa müdafiinin bir sebebe dayanmayan, müdahil Mustafa vekilinin eksik incelemeye yönelen ve yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddine;
Ancak;
A-Sanık İsa hakkında kasten yaralama suçundan kurulan hüküm yönünden;
a-Sanığın bıçakla mağdurun batın bölgesine vurup, kalın bağırsakta perforasyona, sol böbrekte yaralanmaya, yaşamsal tehlike geçirmesine, sol böbreğin alınması nedeniyle organlardan birinin işlevinin yitirilmesine neden olacak şekilde yaraladığı, olay yerinde bulunanların araya girmesi nedeniyle eylemine devam edemeden kaçtığı olayda; kullanılan silahın elverişliliği, hedef alınan vücut bölgesi ve engel durumun varlığı dikkate alındığında, sanığın eylemine bağlı olarak ortaya çıkan kastının, öldürmeye yönelik olduğu anlaşılmakla; kasten öldürmeye teşebbüs suçundan TCK.nun 81/1, 35, 29, 62. maddeleri uyarınca cezalandırılması yerine, suçun niteliğinde yanılgıya düşülerek yazılı şekilde nitelikli kasten yaralama suçundan hüküm kurulması,
b-Sanığın, mağdur Mustafa ile karşılıklı birbirlerine hakaret ettikten sonra, mağdurun yumrukla kendisine vurup, basit tıbbi müdahale ile giderilebilecek şekilde yaralaması nedeniyle, bıçakla mağduru yaralaması eyleminde, mağdurdan kaynaklanan haksız fiil niteliğindeki eylemlerin niteliği dikkate alındığında, 1/4"ten 3/4 oranına kadar indirim öngören TCK.nun 29. maddesi ile yapılan uygulama sırasında, makul bir oranda indirim yerine 2/4 oranında indirim yapılması suretiyle eksik ceza tayini,
c-Sanık İsa"nın adli sicil kaydında gözüken mahkumiyet hükmünün kesinleşme ve infaz tarihleri araştırılarak, sanık hakkında TCK.nun 58. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejiminin uygulanıp uygulanmayacağının tartışılması gerektiğinin düşünülmemesi,
d-Kabule göre; sanık hakkında kasten silahla yaralama suçundan 1 yıldan 3 yıla kadar hapis cezası öngören TCK.nun 86/1 maddesi ile uygulama yapıldığı sırada, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı dikkate alınarak alt ve üst sınır arasında makul bir ceza yerine 1 yıl hapis cezasına hükmedilmesi,
B-Sanık İsa"nın hakaret suçu yönünden;
5237 sayılı TCK.nun 129/3. maddesi uyarınca sanığa ceza vermekten vazgeçilmesi halinde, mahkumiyet hükmü kurulmadan doğrudan 5271 sayılı CMK.nun 223/4. maddesi gereğince ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmesi gerekirken, sanık hakkında hapis cezasına hükmedildikten sonra ceza verilmesinden vazgeçilmesine karar verilmesi,
Yasaya aykırı ve sanık İsa müdafii ile müdahil Mustafa vekilinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmekle, sanık hakkında kurulan hükümlerin kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 18/02/2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.