Davacı, davalı işveren nezdinde 13.3.1996 - 24.12.2002 tarihleri arası çalıştığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Davacı, davalıya ait kamyonda şoför olarak 13.03.1996-24.12.2002 tarihleri arasında geçen ve SSK’na bildirilmeyen çalışmalarının tesbitini istemiştir.
Mahkemece, davanın kısmen kabulü ile, davacının 21.03.1996-13.10.2002 tarihleri arasında davalıya ait işyerinde aralıksız çalıştığının tespitine karar verilmiş ise de, bu sonuca eksik araştırma ve incelemeye dayalı olarak varılmıştır.
Somut olayda; davacının davalı işverene ait işyerinden SSK’na bildirilen çalışması yoktur. Bu işyerinde 21.03.1996-13.10.2002 tarihleri arasında çalıştığına dair trafik ceza makbuzları, taşıma irsaliyeleri, 29.05.1996 tarihli vergi denetmenince tutulan tutanak ve tanık anlatımlarından anlaşılmakta ise de, davacının 11.08.1996-27.19.1997 tarihleri arasında oda kaydı, 03.02.1988-12.07.1991 ve 01.01.1991-22.05.1995 tarihleri arasında vergi kaydı nedeniyle 09.02.1988 tarihli Bağ-kur’a giriş bildirgesine istinaden, 03.02.1988 tarihi itibariyle zorunlu Bağ-Kur zorunlu sigortalısı olarak kayıt ve tescilinin yapıldığı, böylece 03.02.1988-27.10.1998 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olarak tescil edilmiş olduğu; Mayıs 1988-Kasım 1998 tarihleri arasında da aralıklı prim ödemelerinin bulunduğu anlaşılmaktadır.
Somut olayda davacının 506 sayılı Yasa"ya tabi çalışması ile 1479 sayılı Yasa"ya tabi sigortalılığının çakıştığı görülmektedir.
Bağ-Kur Genel Müdürlüğü ile Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı"nın 20.5.2006 gün ve 26173 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 16.4.2006 tarih ve 5502 sayılı Sosyal Güvenlik Kurumu Kanunu ile tek çatı altında birleştirilmesine ve bu iki Kurumun Sosyal Güvenlik Kurumu"na devredilmesine bu Kanun gereğince Yönetim Kurulu oluşuncaya kadar devredilen kurumların yönetim kurullarının ilgili Mülga kanunları gereği görevlerini yapmaya devamı edecekleri, yasanın yürürlüğe girdiği tarihte bu Kurumların tüm personelinin de görevleri ile birlikte Sosyal Güvenlik Kurumu"na devredildiği bildirilmiştir.
Sosyal Güvenlik Kurumu çatısı altında SSK ile Bağ-Kur devredilen kurumlar sıfatıyla varlığını sürdürmekte iken 24.11.2006 tarihinde olağanüstü genel kurulda yapılan seçim sonucunda yönetim kurulu üyelerinin seçilmesi ve toplanması için gereken en az altı üyeden daha fazla üye göreve başlamakla devredilen kurumların tüzel kişilikleri sona ermiştir. Şu durumda davanın açıldığı 02.03.2004 tarihinde davada yasal hasım Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığı ile Bağ-Kur Genel Müdürlüğüdür. Ne var ki dava dilekçesinde dava yalnızca
Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığına yönetilmiş, yargılama devam ederken Sosyal Güvenlik Kurumu’na devredilen tüzel kişiliği sona ermiş Sosyal Sigortalar Kurumu avukatı Sosyal Sigortalar Kurumu Başkanlığından aldığı vekaletname ile davaya katılmış ve yalnızca davacının 506 sayılı Yasa"ya tabi sigortalığı yönünde beyanda bulunmuştur.
Yapılacak iş; öncelikle Sosyal Güvenlik Kurumu avukatı olan Nurhan Koçak"a bu Kurumdan alınmış vekaletnamesini ibraz etmek ve davacının 1479 sayılı Yasa’ya tabi çalışmaları konusundaki beyanlarını almak suretiyle yargılama devam olunarak bir karar vermektir.
O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve karar bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, bozma nedenine göre davalıların diğer temyiz itirazlarının incelenmesine şimdilik yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde ilgiliye iadesine, 30.10.2008 gününde oy birliği ile karar verildi.