Abaküs Yazılım
1. Ceza Dairesi
Esas No: 2010/2095
Karar No: 2013/2326
Karar Tarihi: 20.03.2013

Kasten öldürmeye teşebbüs - Yargıtay 1. Ceza Dairesi 2010/2095 Esas 2013/2326 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi tarafından verilen kararda, sanığın kasten öldürmeye teşebbüs suçundan cezalandırıldığı belirtiliyor. Kararda, sanığın mağdurun göğüs ve batın bölgesine bıçak darbesiyle yaralama eylemini gerçekleştirdiği, ancak bu eylemin kasten yaralama suçunu oluşturduğu ve öldürmeye teşebbüs suçu yerine hüküm kurulduğu ifade ediliyor. Ayrıca, teşebbüs nedeniyle cezanın 13-20 yıl arasında olduğu belirtilerek, meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığı dikkate alınarak alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza tayin edilmesi gerektiği vurgulanıyor. TCK'nın 35. maddesi uyarınca ceza tayini yapılması gerektiği belirtilen kararda, hükmün kısmen bozulması kararının oybirliğiyle alındığı ifade ediliyor. Kararda belirtilen kanun maddeleri şunlardır: TCK'nın 61. maddesi ve 5237 sayılı TCK'nın 35. maddesi.
1. Ceza Dairesi         2010/2095 E.  ,  2013/2326 K.

    "İçtihat Metni"

    Tebliğname No: 1 - 2010/59283
    MAHKEMESİ : İstanbul Anadolu Çocuk Ağır Ceza Mahkemesi
    TARİHİ VE NO: 16/09/2009, 2008/190 (E) ve 2009/133 (K)
    SUÇ : Kasten öldürmeye teşebbüs

    TÜRK MİLLETİ ADINA
    1-Oluşa, dosya içeriğine ve gösterilen gerekçeye göre, mahkemenin haksız tahrik uygulamasında bir isabetsizlik görülmediğinden, tebliğnamedeki bu hususta bozma öneren düşünce benimsenmemiştir.
    2-Toplanan deliller karar yerinde incelenip, sanığın suçunun sübutu kabul, takdire ve tahrike ilişen cezayı azaltıcı sebeplerin nitelik ve derecesi takdir kılınmış, savunmaları inandırıcı gerekçelerle reddedilmiş, incelenen dosyaya göre verilen hükümde bozma nedenleri dışında isabetsizlik görülmemiş olduğundan, sanık müdafiinin ceza miktarına, haksız tahrikin derecesine vesaireye yönelen ve yerinde görülmeyen sair temyiz itirazlarının reddine,
    Ancak;
    Oluşa ve dosya kapsamına göre; sanığın olaydan önce teravih namazı kılmak amacıyla camiye gittiğinde çocukluk arkadaşı olan mağdurun ayaklarını gıdıkladığı, olay gecesinde ise sanığın camide iken bu kez tanık Ömer Osman"ı iteklediği, tanık Ömer Osman"ın cami çıkışında bu durumu mağdura anlatması üzerine mağdur ve arkadaşı olan tanık Şükrü"nün namaz çıkışında bu konuları konuşmak amacıyla sanığı yanlarına çağırdıkları, burada aralarında çıkan tartışma sırasında, tanık Şükrü"nün sanığı iteklediği, mağdurun da sanığa yumruk attığı, sanığın bunun üzerine yanında taşıdığı bıçakla mağdurun göğüs ve batın bölgesine vurduğu, göğüs bölgesine isabet eden bıçak darbesinin basit bir tıbbi müdahale ile giderilebilecek nitelikte yaralanmaya, batın bölgesine isabet eden bıçak darbesinin ise organ yaralanması oluşturmaksızın batında kanama meydana getirmesi sonucu, mağdurun yaşamını tehlikeye sokacak nitelikte yaralanmasına neden olduğu olayda,
    A-Sanık ile mağdur arasında olay öncesine dayalı öldürmeyi gerektirir bir husumetin olmaması, olayın hareketli kavga ortamında ve sanığın da darp edildiği ahvalde gelişmesi, bu durumda sanığın bıçağı istediği vücut nahiyesine vurma ihtimalinin bulunmaması ve sanığın engel olmadığı halde eylemini sürdürmemesi birlikte değerlendirildiğinde, eylemin kasten yaralama suçunu oluşturduğu anlaşıldığı halde, TCK.nun 61. maddesi uyarınca meydana gelen zararın ağırlığına göre, temel cezanın alt sınırdan uzaklaşılmak suretiyle belirlenerek kasten yaralama suçundan hüküm kurulması yerine, suç niteliğinde yanılgıya düşülerek, yazılı şekilde öldürmeye teşebbüs suçundan hüküm kurulması,
    B-Kabule göre de;
    Teşebbüs nedeni ile 13 ile 20 yıl arasında ceza öngören 5237 sayılı TCK.nun 35 maddesi ile uygulama yapılırken, meydana gelen tehlike ve zararın ağırlığı dikkate alınarak, alt ve üst sınırlar arasında makul bir ceza tayin edilmesi yerine, yazılı şekilde alt sınırdan uygulama yapılarak eksik ceza tayini,
    Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan, hükmün kısmen tebliğnamedeki düşünce gibi (BOZULMASINA), 20/03/2013 gününde oybirliği ile karar verildi.






    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi