21. Hukuk Dairesi 2007/23831 E. , 2008/16953 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : Gaziantep 1. İş Mahkemesi
TARİHİ : 25/09/2007
NUMARASI : 2005/1283-2007/518
Davacı, davalı işveren nezdinde 01.11.2002-27.06.2005 tarihleri arasında çalıştığının tesbiti ile işçilik alacaklarının tahsiline karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün, davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Dava, davalılara ait apartmanda kapıcı olarak 01.11.2002-27.06.2005 tarihleri arasında geçen kesintisiz çalışmalarının tespiti istemine ilişkindir.
Mahkemece, ıspat edilemeyen davanın reddine karar verilmiş ise de bu sonuç eksik incelemeye dayalı olup usul ve yasaya aykırıdır.
Dosyadaki kayıt ve belgelerden, davalı işyerinin 506 ayılı Yasa kapsamında olup olmadığının araştırılmadığı,dönem ve ücret bordrolarının istenmediği, davalı işverence davacıya ait işe giriş bildirgesinin Kuruma verilmediği,talep edilen dönemde davacının çalışmasına dair bildirimde bulunulmadığı görülmektedir.
Uyuşmazlık, somut olayda fiili çalışma olgusunun yöntemince kanıtlanmış olup olmadığı, mahkemece bu yönde yapılan inceleme ve araştırmanın hükme yeterli bulunup bulunmadığı noktasında toplanmaktadır.
Davanın yasal dayanağını oluşturan, 506 sayılı Sosyal Sigortalar Yasa’sının 2 ve 6. maddelerinde açıkça belirlendiği üzere, sigortalılığın oluşumu yönünden çalışma olgusunun varlığı zorunludur. Eylemli veya gerçek biçimde çalışmanın varlığı saptanmadıkça, hizmet akdine dayanılarak dahi sigortalılıktan söz edilemez. Fiili veya gerçek çalışmayı ortaya koyacak belgeler, işe giriş bildirgesiyle birlikte 506 sayılı Yasa’nın 79. maddesinde belirtilen sigortalının gün sayısını, kazanç durumunu, çalışma tarihleriyle birlikte ortaya koyan aylık sigorta gün bilgileri ile Sosyal Sigorta İşlemleri Yönetmeliği’nin 17. maddesinde belirtilen 4 aylık prim bordroları gibi Kuruma verilmesi zorunlu belgelerdir. 506 sayılı Yasa"nın 79/10. maddesinde bu tür hizmet tespit davalarının kanıtlanması yönünden özel bir yöntem öngörülmemiştir. Kimi ayrık durumlar dışında resmi belge veya yazılı delillerin bulunması sigortalı sayılması gereken sürelerin saptanmasında güçlü delil olmaları itibariyle sonuca etkili olurlar. Ne var ki bu tür kanıtların bulunmaması salt, bu nedene dayalı istemin reddine neden olmaz. Somut bilgilere dayanması koşuluyla, bordro tanıkları veya iş ilişkisini bilen veya bilmesi gereken komşu işyerleri kayıtlı çalışanları gibi kişilerin bilgileri ve bunları destekleyen kim diğer kanıtlarla dahi sonuca gitmek mümkündür. Kamu düzenine dayalı bu tür davalarda hakim, görevi gereği doğrudan soruşturmayı genişleterek sigortalılık koşullarının oluşup oluşmadığını belirlemelidir. Bu yön, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 16.9.1999 gün 1999/21-510-527, 30.6.1999 gün 1999/21-549-555, 5.2.2003 gün 2003/21-35-64, 15.10.2003 gün 2003/21-634-572, 3.11.2004 gün 2004/21-480-579 ve 2004/21-479-578, 10.11.2004 gün 2004/21-538 ve 1.12.2004 gün 2004/21-629 sayılı kararlarında da vurgulanmıştır.
Somut olaya gelince; mahkemece açıklanan şekilde fiili çalışmanın varlığının yöntemince araştırılmadan uyuşmazlık konusu dönemin tamamında çalışması bulunan bordro tanıkları yada kayıtlara geçmiş komşu iş yeri sahibi veya çalışanı oldukları mahkemece tesbit edilmeyen tanıkların beyanı ile yetinilerek sonuca gidildiği ortadadır.Öte yandan, dosyaya sunulan telefon faturalarının hangi adreste ikamet eden ve kim adına düzenlendiğinin,davacı ile Z.F. ın evli olup olmadıklarının,davalıların apartmanda mülkiyet sahibi olup olmadıklarının araştırılmadığı, davalı işyerinin 506 sayılı Yasa kapsamında olup olmadığı, Kuruma dönem ve ücret bordrolarının verilip verilmediği,apartman yönetimi ile ilgili, karar defteri,muhasebe defteri vs. gibi defterlerin istenmediği,davacının kapıcı olarak davalı işyerinde çalışıp çalışmadığı konusunda zabıta araştırması yapılmadığı,apartmanda bulunan kapıcı dairesinin elektrik,su giderlerinin kim tarafından karşılandığının araştırılmadığı,mahkemece resen komşu işyeri tanığı araştırması yapılmadığı anlaşılmış olup eksik araştırma ile sonuca gidilmesi doğru değildir.
Yapılacak iş; tespiti istenen döneme ait S.S.K."ya verilen tüm dönem bordrolarını istemek,bu dönem bordrolarında kayıtlı tanıklar saptanarak bunların bilgilerine başvurmak, bordroların verilmemiş olması veya Bordolarda adı geçen kişilerin adreslerinin tespit edilememesi veya beyanları ile yetinilmediği takdirde, zabıta, maliye ve meslek Odası aracılığı ve Muhtarlık marifetiyle işyerine o tarihte komşu olan diğer işyerlerinde uyuşmazlık konusu dönemde çalıştığı tespit edilen kayıtlı komşu işyeri çalışanlarının; yoksa işyeri sahipleri araştırılıp tesbit edilerek çalışmanın niteliği ile gerçek bir çalışma olup olmadığı yönünde yöntemince beyanlarını almak , dosyaya sunulan telefon faturalarının hangi adreste ikamet eden ve kim adına düzenlendiği ve davacı ile Z. F. ın evli olup olmadıklarını ilgili Kurumlardan sormak,davalıların apartmanda mülkiyet sahibi olup olmadıklarını ilgili Tapu Müdürlüğünden araştırmak, davalı işyerinin 506 sayılı Yasa kapsamında olup olmadığını ilgili Kurumdan sormak,apartman yönetimi ile ilgili, karar defteri,muhasebe defteri vs. gibi defterleri işverenden getirtmek,davacının kapıcı olarak davalı işyerinde çalışıp çalışmadığı konusunda zabıta araştırması yaptırmak,apartmanda bulunan kapıcı dairesinin elektrik,su giderlerinin kim tarafından karşılandığını araştırmak ve gerçek çalışma olgusunu somut ve inandırıcı bilgilere dayalı şekilde 506 sayılı Yasanın 2, 6, 9 ve 79/10. maddeleri gereğince kanıtladıktan sonra sonucuna göre karar vermekten ibarettir.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Temyiz olunan kararın yukarda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 03.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.