Abaküs Yazılım
19. Hukuk Dairesi
Esas No: 2014/2476
Karar No: 2014/6028
Karar Tarihi: 27.03.2014

Yargıtay 19. Hukuk Dairesi 2014/2476 Esas 2014/6028 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davacılar, murisleri tarafından davalının birlikte hareket ettiği avukatın yanında çalışırken, bazı kişilerin yerine senetler ciro edildiğini ve senetlerde borçlu olarak gösterildiğini iddia ederek, borçlu olmadıklarının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini talep etmiştir. Davalı ise davanın süresi geçtiği ve soyut iddialarla açıldığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkeme davacıların iddialarını kanıtladığı gerekçesiyle davanın kabulüne karar vermiştir. Ancak, davacıların iddialarının yazılı olarak kanıtlanması gerektiği ve ceza davalarının zaman aşımı nedeniyle düştüğü dosya içeriğinden anlaşıldığı için, mahkemece araştırma ve inceleme yapılması gerektiği vurgulanarak, kararın bozulmasına hükmedilmiştir.
TTK'nın 592. maddesi uyarınca açığa senet düzenlenmesi mümkündür. Ancak senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının yazılı olarak kanıtlanması gerekir. Zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesi kararı ile sonuçlanan ceza davalarının BK'nun 53. maddesi uyarınca hukuk hakimini bağlayıcı bir karar niteliğinde olmadığı kabul edilemez.
19. Hukuk Dairesi         2014/2476 E.  ,  2014/6028 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ : İzmir 8. Asliye Hukuk Mahkemesi
    TARİHİ : 04/11/2013
    NUMARASI : 2005/384-2013/534

    Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde taraf vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

    - K A R A R -

    Davacılar vekili davacıların murisi A..T.."ın davalının birlikte hareket ettiği dava dışı Avukat S.. G.."nin yanında çalışmakta iken, S..G..i"nin müvekkili olan ve alacaklı olarak gözükmek istemeyen bazı kişilerin yerine senetler ciro edilmek veya doğrudan lehdar olarak yazılarak yazılarak A..T.."ın alacaklı olarak gösterildiğini,karşılığında muris A..T.."dan teminat senetleri ve boş senetler alındığını, zamanla Avukat S.. G.."nin almış olduğu senetleri koz olarak kullanarak davacıların murisini kendisine bağımlı kılarak, hile ve tehditlerle daha fazla borçlandırdığını, A..T.."ın ölümünden sonra Avukat S.. G.."nin elinde bulunan boş teminat senetlerini kendi adına veya lehdar olarak gösterdiği üçüncü kişiler adına doldurarak doğrudan icra takibine konu ettiğini, davacının murisinin böyle bir borcu bulunmadığını iddia ederek borçlu olmadıklarının tespiti ile davalının tazminata mahkum edilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili cevabında, davanın bir yıllık hak düşürücü süre içinde açılmadığını, soyut iddialarla davanın açıldığını savunarak davanın reddi ile lehlerine tazminata karar verilmesini istemiştir.
    Mahkemece iddia, savunma ve toplanan delillere göre, davacıların murisi A..T.."ın uzun süre dava dışı Avukat S.. G.."nin yanında çalıştığı, Avukat S.. G.."nin müvekkillerinden aldığı bazı çek ve senetlerde sanki lehdar davacıların murisi imiş gibi düzenleme yaparak icra takiplerine giriştiği, bu arada teminat maksadıyla davacıların murisinden imzalı boş senetleri alarak elinde tuttuğu bilahare bu senetleri doldurarak alacaklıları farklı kişiler gibi icra takipleri başlattığı, davaya konu senedinde bu şekilde davacıların murisinden teminat olarak imzalı ve boş şekilde alınmış bir senet olduğu, davalının eline geçen bedelsiz senedi haksız ve kötüniyetli olarak takibe koyduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir.
    Davacılar vekili, dava konusu senedin müvekkillerinin murisi tarafından dava dışı S.. G.."ye teminat olarak boş verildiğini ancak aradaki anlaşmaya aykırı olarak davalının adı lehdar hanesine yazılmak suretiyle takibe konulduğunu iddia etmiş davalı ise davanın reddini istemiştir.6762 sayılı TTK"nun 592. maddesine göre açığa senet düzenlenmesi mümkün olup, senedin anlaşmaya aykırı olarak doldurulduğu iddiasının yazılı olarak kanıtlanması gerekir. Bu durumda ispat külfeti davacılarda olup, davacıların bu yöndeki iddialarını yazılı delille kanıtlamaları gerekir. Her ne kadar mahkemece ceza davaları hükme gerekçe yapılmış ise de her iki ceza davalarının zamanaşımı nedeniyle düşmelerine karar verildiği dosya içeriğinden anlaşılmaktadır. Zamanaşımı nedeniyle kamu davasının düşmesi kararı ile sonuçlanan ceza davalarının 818 sayılı BK"nun 53. maddesi uyarınca hukuk hakimini bağlayıcı bir karar niteliğinde olduğu kabul edilemeyeceğinden mahkemece yukarıda açıklanan ilke çerçevesinde araştırma ve inceleme yapılarak sonucuna göre bir karar vermek gerekirken yazılı şekilde hüküm kurulması doğru görülmemiştir.
    SONUÇ : Yukarıda açıklanan nedenlerle kararın davalı yararına BOZULMASINA, bozma nedenine göre davacıların tüm davalı vekilinin sair temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 27.03.2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi