Davacı, ilk kesinti tarihinden itibaren tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
Hükmün, davalı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
1-Dosyadaki yazılara, toplanan delillere, hükmün dayandığı kanuni gerektirici nedenlerle davalı kurum vekilinin aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine,
2-Davacı teslim ettiği ürün bedelinden yapılan ilk Bağ-kur prim kesintisini takip eden ay başından itibaren 506 sayılı Yasa"ya tabi sigortalı olduğu sürelerin dışında 2926 sayılı Yasaya tabi tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tesbitini istemiştir
Mahkemece davanın kısmen kabulü ile davacının 1.6.1994-7.6.2006 tarihleri arasında 1999 yılında 48 gün, 2000 yılında 254 gün, 2001 yılında 240 gün, 2002 yılında 360 gün, 2003 yılında 360 gün, 2004 yılında 360 gün, 2005 yılında 360 gün, 2006 yılında 150 gün, 506 sayılı Yasa"ya tabi sigortalı çalışmaları dışında kalan sürelerde tarım Bağ-Kur sigortalısı olduğunun tespitine karar verilmiştir.
Gerçekten Tarım Bağ-Kur sigortası kapsamında kesintisiz tarımsal faaliyetin bulunduğunun anlaşıldığı hallerde, 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmalarının 2926 sayılı Yasa kapsamındaki sigortalılığı tümden sona erdirmeyeceği, 2926 sayılı Yasa’nın 36. ve 10. maddesindeki şartlarında gerçekleşmesi halinde 506 sayılı Yasa kapsamındaki kısa süreli çalışmalar dışında kalan süreler bakımından tarım Bağ-kur sigortalısı olunduğunun kabulünün gerekeceği, 506 sayılı Yasa kapsamındaki çalışmaların uzun süreli olduğu hallerde ise, tarımsal faaliyetin kesintiye uğradığının ve 506 sayılı Yasa"ya tabi çalışmanın sona ermesinden sonra, 2926 sayılı Yasa kapsamında sigortalılığın yeniden başlatılabilmesi için, doğrudan prim yatırılması veya aynı yasanın 36. maddesine göre ürün bedelinden tevkifat yapılması yoluyla yeniden kayıt ve tescil yolundaki iradenin ortaya konulması gerektiği Dairemizin giderek Yargıtay’ın yerleşmiş görüşlerindendir.
Yapılan incelemede davacının 1.6.2006 tarihinde kayda giren giriş bildirgesi ile 1.7.2006 tarihinde 2926 sayılı Yasaya tabi tarım Bağ-kur sigortalısı olarak tescilinin yapıldığı, ilk prim kesintisinin Mayıs 1994 tarihinde yapıldığı 24.5.2000 tarihine kadar düzenli kesintisinin devam ettiği, 1999 yılında 48 gün, 2000 yılında 254 gün, 2001 yılında 240 gün, 2002 yılında 360 gün, 2003 yılında 360 gün, 2004 yılında 360 gün, 2005 yılında 360 gün, 2006 yılında 150 gün 506 sayılı Yasa’ya tabi zorunlu sigortalı olup, 12.11.1999-31.12.2001 tarihleri arasındaki sigortalılığı kısa süreli ise de; 1.1.2002 -31.5.2006 tarihleri arasındaki sigortalılığı aralıksız uzun süreli çalışma niteliğinde olduğu, Ziraat Odası ve Tarım Kredi Kooperatifi kaydının olmadığı, Pancar Ekicileri Kooperatifi kaydının 30.1.1986 tarihinden itibaren, Tarımsal Kalkınma Kooperatifi kaydının da 2.5.1985 tarihinden itibaren devam ettiği, üzerine kayıtlı zirai arazisinin bulunmadığı görülmektedir.
Mahkemece 1.6.1994-31.12.2001 tarihleri arasındaki dönem yönünden kısa süreli 506 sayılı Yasa’ya tabi çalışmalarının dışlanmak suretiyle verilen tespit kararı yerinde ise de; davacının 1.1.2002-31.5.2006 tarihleri arasındaki sigortalılığı uzun süreli kesintisiz çalışma niteliğinde olup bu çalışmanın sona erdiği 1.6.2006 tarihinden sonra prim kesintisi veya ödemesi bulunmadığı halde 1.1.2002-7.6.2006 tarihleri arasındaki dönemi kapsar şekilde tespit kararı verilmiş olması hatalı olmuştur.
Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde hüküm kurulmuş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
O halde, davalı Kurumun bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 11.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.