Davacı, sigortalı işçisi E.T."un çalışmalarının gerçek ve fiili olmadığı yolundaki müfettiş raporu ve Kurum işleminin iptaliyle, borçlu olmadığının tesbitine karar verilmesini istemiştir.
Mahkeme bozma üzerine ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine karar vermiştir.
Hükmün davacı vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
Davacı, sigortalı işçisi E.T."un çalışmalarının gerçek ve fiili olmadığı yolundaki müfettiş raporu ve Kurum işleminin iptali ile, iptal işlemi sonrasında kendisinden istenen 38.895.773.866TL (38.896.-YTL)"yi Kuruma borçlu olmadığının tesbitini istemiştir.
Mahkemece, Dairemize ait 9.12.2004 gün ve 2004/5979 Esas-10882 Karar sayılı bozma ilamına uyularak yeniden yapılan yargılama sonunda davanın reddine karar verilmiş ise de varılan bu sonucu usul ve yasaya uygun değildir.
Davacının istemin menfi tesbit yolu ile Kurum işlemi ve dayanağı olan SSK müfettiş raporunun da iptalini içerdiği bu halda sorunun salt menfi tesbit dava yöntemi ile değil dava tarihinde yürürlükte bulunan 506 sayılı Yasa kapsamında incelenmesi gerektiği, davacıdan Kurum"ca istenen paranın sağlık yardımlarından yararlanmak için davacı nezdinde sigortalı gösterildiği sonucunu taşıyan 3.5.2002 gün ve 43 sayılı SSK çalışmalarının iptali üzerine işveren konumunda bulunan davacıdan işçisine yapılan yersiz sağlık ödemelerinin istirdadına ilişkin olduğu açıktır. Davada ki sonunun çözümlenmesinde işçi E."in bildirilen çalışmalarının gerçek fişli olup olmadığının tesbiti gerektiği bu yönden verilen kabul kararırın eksik incelemeye dayalı olduğu, anılan bozma ilamı gereğince, mahkemece yapılacak işin; Davacı işçisi olarak işlerinden 1.10.1993-30.4.2002 tarihleri arasında işyerinden bildirimi yapılan E.T."un yöntemince beyanını alarak geçirdiği böbrek nakli ameliyatı ile ilgili tedavi belge ve raporlarını istemek, belgelere göre ameliyat tarihi, iyileşme süresi ve bu ameliyata göre davacının çalışmaya başlayıp başlayamayacağı, işyerinden davacı adına yapılan bildirimlerde, işyeri değişikliği sonrasında yapılan bildirimler dikkate alınarak çalışabilirse ne zaman başlayacağı konularında uzman doktor bir bilirkişiden rapor almak, işyeri bildirimlerine ilişkin özellikle resen tesbit edilerek komşu işyerlerinde, kayıtlı çalışan tanıklar ile bu işyeri sahipleri ve davacının 1996 tarihinden sonrasına ilişkin kayıtlı diğer işyeri bordro tanıklarını yöntemince dinledikten sonra, bu çalışmanın gerçek ve fiili bir çalışma olup olmadığını tesbit edip sonucuna göre bir karar verilmesi olduğu belirtilmiştir.
Mahkemece, uyulan bozma ilamı sonrasında yapılan yargılamada, davacının işçisi E.T. Dinlemiş beyanı alınarak tedavisine ilişkin tüm kayıtlar dosyaya eklenmiştir. Ek"li hastane belgelerine göre alınan, 9.4.2007 günlü uzman doktorlardan oluşan bilirkişi raporunda da belirtildiği üzere T. O. N. Ve Y. T. V. H. ’ne ait belge ve raporlara göre işçi E."e ilk kız 1981"de böbrek yetmezliği teşhisi konulup 17.b5.1989-30.6.1990 ve 11.3.1994 tarihlerinde 3 kez böbrek nakli ameliyatı geçirdiği 5.11.1999 tarihine kadar kontrollerinin normal gittiği ancak 10.5.2000 tarihinde hemadiyaliz tedavisine başlandığı halen haftada 3 kez hemadiyalize girdiği E.T."un 2000 yılına kadar hemodiyalize germeksizin hayatını idame ettirdiği, nakiller sırasında hastane de yattığı süreler ve taburcu olduktan sonraki 15-30günlük dinlenme süreleri dışında ağır bir iş olmamak kaydıyla muhasebeci yanında çalışıp getir götür işini yapılabiileceği tıbbi olarak bildirilmiştir. Bu rapor ve belgelere göre, davacı T.D."a ait U. "ta bulunan muhasebe bürosu işyerinde 1.4.1991 tarihinde evrak dağıtım getir-götür işinde çalışmaya başlayan işçi E."in bu çalışmasını işverenin işyerini naklettiği K.-S. Sokakta bulunan büroda da devam ettiği, işyerinden 1.10.1993 tarihinde verilen 2. bildirgesinin işyeri kayıtları ile doğrulandığı üzere işyerinin adresinin değişmesi nedeni ile Kuruma verilip çalışmasının kesintisiz sürdüğü, dinlenen, kayıtlı bodro ve işyeri komşu tanıklarının beyanları ile de E.T."un muhasebe bürosu işyerinde evrak dağıtım-getir götür işini yaptığı, davacı işçisi E."in 2000 yılına kadar hemodiyalize dahi girmeksizin hayatını idame ettirmesi karşısında davacı yanında geçen çalışmalarından bir kısmının gerçek ve fiili olmadığı görüşüne dayalı müfettiş raporunun aksinin ispatlandığının kabulü gerektiği açıktır.
Bu halde, davacı işçisi E."in 2000-2002 yılları arasında ki hemodiyaliz tedavi gideri ve faizinden oluşan dava konusu miktar yönünden davacının borçlu olmadığının tesbiti ile davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, toplanan delillerin hatalı değerlendirilmesi sonunda oluşan görüş ve gerekçe ile davanın reddine karar verilmesi usul ve yasaya aykırı olup bozmayı gerektirmektedir.
O halde, davacının bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde davacıya iadesine, 17.11.2008 gününde oybirliğiyle karar verildi.