
Esas No: 2015/9306
Karar No: 2015/10438
Karar Tarihi: 07.09.2015
Yargıtay 1. Hukuk Dairesi 2015/9306 Esas 2015/10438 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
MAHKEMESİ : GÜRÜN ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 28/01/2015
NUMARASI : 2014/219-2015/11
Taraflar arasında görülen davada;
Davacı; 109 ada 5 parsel sayılı taşınmazın yarısı kendisine ait olduğu halde kadastro tespiti sırasında tamamını davalının adına tespit ettirdiğini, Sulh Hukuk Mahkemesinin 07.06.2010 gün 2008/260E-2010/146K sayılı ilamıyla ½ payın adına tesciline karar
verildiğini ileri sürüp, elatmanın önlenmesi ve dava tarihinden geriye doğru 5 yıllık dönem için 8.500 TL ecrimisil isteklerinde bulunmuş, 25.06.2012 tarihli ıslah dilekçesiyle 700,65TL devlet destekleme geliri, 5.161,36TL ürün geliri, 951TL kira geliri olmak üzere toplam 6.813 TL istemiştir.
Davalı, dava konusu taşınmazı haricen satın alıp, Sulh Hukuk Mahkemesi kararı kesinleşene kadar iyiniyetli olarak kullandığını, 2010 yılı sonrası taşınmazın ekilmediği gibi bu yönde davacının da talebi olmadığını, taşınmazın kullanımına mani olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Elatmanın önlenmesi talebinin kabulüne, ecrimisil talebinin kısmen kabulüne ilişkin kararın temyizi üzerine Dairece; “…Bilindiği üzere; 3402 sayılı Yasanın 12/3 maddesinde düzenlenen 10 yıllık süre içinde açılan tapu iptali ve tescil davaları sonucu verilen kararlar yenilik doğurucu değil, açıklayıcı nitelik taşırlar. İptal hükmü geriye etkili olarak sonuç doğurur. Öte yandan, tapu iptali ve tescil davasını kabul eden davalının iyiniyetli olduğundan sözetme olanağı da yoktur. Tarafı bulunduğu kadastro tespit işlemi yok hükmünde olup, bu suretle oluşan tescil de yolsuz tescil niteliğindedir. Ecrimisil, kötüniyetli şagilin malike ödemekle yükümlü olduğu tazminat olup en azı kira geliri en çoğu ise tam gelir yoksunluğudur. Somut olayda, çekişmeli taşınmazın tamamının 2005 yılından bu yana davalının kullanımında olduğu keşifte dinlenen tanık anlatımlarıyla ve kadastro tespit tutanağının içeriğiyle sabittir.Bu sebeple temyize konu davanın açıldığı 29.06.2011 tarihinden geriye doğru 5 yıllık dönem için davacının payı oranında bilirkişi incelemesiyle belirlenecek ecrimisile hükmedilmesi gerekirken dosya kapsamına uygun düşmeyen gerekçe ile yazılı şekilde hüküm kurulması doğru değildir” gerekçesiyle bozulmuş olup, bozmaya uyularak yapılan yargılama sonunda ecrimisil talebinin kabulüne karar verilmiştir.
Karar, davalı vekili tarafından süresinde temyiz edilmiş olmakla;Tetkik Hakimi ..."ın raporu okundu, düşüncesi alındı. Dosya incelendi, gereği görüşülüp düşünüldü:
-KARAR-
Hükmüne uyulan bozma kararında, gösterildiği şekilde işlem yapılarak karar verilmiştir. Davalının temyiz itirazı yerinde değildir. Reddi ile usul ve yasaya ve bozma kararının gerekçelerine uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı 264.07.-TL bakiye
onama harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 07.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.