Abaküs Yazılım
23. Hukuk Dairesi
Esas No: 2019/2136
Karar No: 2020/3716

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2019/2136 Esas 2020/3716 Karar Sayılı İlamı

23. Hukuk Dairesi         2019/2136 E.  ,  2020/3716 K.

    "İçtihat Metni"



    MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi



    Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın esasdan reddine yönelik verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı, davalılar ... ile ... Springs Otomotiv San. ve Tic. A.Ş. vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vekili Avukat ... ile davalılar ... ve ... vekili Avukat ... ı, davalı ...vekili Avukat ..."in gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatların sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

    - KARAR -
    Davacı vekili, müvekkili ile davalılar arasında 01.04.2011 tarihinde Finansal Danışmanlık ve Aracılık Sözleşmesi imzalandığını, müvekkili şirketin sözleşme uyarınca davalı şirket başta olmak üzere grup şirketlerinin hisselerinin veya varlıklarının tamamının veya bir bölümünün yatırımcılara satışı veya bir ortaklık tesis edilmesi ile ilgili olarak danışmanlık hizmetlerini davalılara vermeyi taahhüt ettiğini, danışmanlık hizmeti karşılığında aylık net 3.500 Euro sabit ücretin yanısıra satışın gerçekleşmesi durumunda sözleşmedeki hükümler ölçüsünde hesaplanacak bir başarı ücretinin ve ek başarı ücretinin nakden ve defaten ödenmesi hususunda anlaşıldığını, sözleşme konusu danışmanlık hizmeti çerçevesinde davalılar ile dava dışı Tralleborgvibracoustic GMBH (Vibracoustic) şirketini buluşturan, tanıştıran ve görüşmeleri ilerletenin müvekkili şirket olduğunu, ayrıca satış koşullarının müzakeresinde kullanılan bütün bilgi dokümanlarını, gelecek projeksiyonlarını, muhasebe çalışmalarını davalılara sunduğunu, hisselerin satışıyla ilgili çalışmalarının sözleşme tarihinden önce başladığını ve satışa kadar sürdüğünü, 31.05.2013 tarihinde satış işleminin gerçekleşmesi ile birlikte müvekkili şirketin sözleşmenin "ücretler başlıklı 4. maddesi uyarınca başarı ücreti ve ek başarı ücretine hak kazandığını, bu doğrultuda müvekkili şirketin, 27.2 milyon Euro’luk satış bedelinin 20 milyon Euro’luk kısmı için 500.000 Euro başarı ücreti, 20 milyon Euro’nun üzerindeki 7,2 milyon Euro’luk kısmı için 360.000 Euro ek başarı ücreti toplamı olan 860.000 Euro ile bunun KDV’si 154.800 Euro ve temerrüt tarihi itibariyle asıl alacağa işlemiş 94.175,89 Euro faizi olmak üzere toplam 1.108,975,89 Euro alacağa hak kazandığını, bu alacağın tahsili için girişilen icra takibinin itiraz sonucu durduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve % 20’den aşağı olmamak icra inkar tazminatına hükmedilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalılardan ... ve ... vekili, davacının bulduğu muhtemel alıcı olan dava dışı Vibracoustic firması ile görüşmelere başlandığını, görüşmelerin yaklaşık üç ay boyunca devam ettiğini ancak 2011 yılının Temmuz ayında herhangi bir neticeye varmadan sona erdiğini, yine davacı şirketin talebi üzerine bu kere dava dışı ...isimli firma için görüşmelere başlandığını ancak bu görüşmelerden de sonuç alınamadığını, davacının bu tarihten sonra herhangi bir sabit ücret faturası da kesmediğini, davacıdan danışmanlık hizmeti alınmadığını, Temmuz 2011 tarihinden sonra davalılara yeni bir yatırımcı getirilmediğini, şirketin de daha evvel davacının getirdiği ve görüşmelerde bulunan yatırımcılar ile herhangi bir satış ilişkisi içine girmediğini, sözleşmenin süresinin sona erdiği 31.03.2012 tarihi itibarı ile şirketin, şirket hisselerinin veya varlıklarının bir kısmının ya da tamamının herhangi bir yatırımcıya satışına ilişkin devam eden görüşme, müzakere veya bu amaca yönelik yapılan herhangi bir işlem söz konusu olmadığını savunarak, davanın reddi ile davacının %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
    Davalı şirket vekili, sözleşmenin 1 yıl süreli olup, sürenin sonunda kendiliğinden sona erdiğini, sözleşmede davacıya ödenmesi öngörülen aylık sabit ücretin satış ile ilgili çalışmaların durduğu dönem için geçerli olmadığını, dava dışı Vibracoustic firması ile yapılan görüşmelerin yaklaşık 3 ay boyunca devam ettiğini, ancak herhangi bir neticeye varmadan sona erdirildiğini, bunun üzerine bu defa dava dışı ...firması ile görüşmelerin başladığını, bu görüşmenin olumsuz sonuçlandığını, Temmuz 2011 tarihi itibariyle satış ile ilgili çalışmaların durduğunu, davacının bu tarihten sonra fatura düzenlemediğini, ayrıca taraflar arasında 2011 Temmuz’undan sonraki tarihe dair bir yazışmanın bulunmadığını, davacının sözleşmeden kaynaklanan ücret, başarı primi, ek başarı primi ve sair herhangi nam altında şirketten ödeme talep etmeye hak kazanmadığını savunarak, davanın reddi ile %20 kötüniyet tazminatına hükmedilmesini istemiştir.
    Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraflar arasındaki sözleşmenin süresi bittikten sonra altı ay içinde satış işleminin davacı tarafından müşteri ile görüştürülen yatırımcılar ile gerçekleştirmesi durumunda ücret ödeneceğinin kararlaştırıldığı, sözleşmenin 04.01.2011 tarihinde akdedildiği, 6. maddeye göre bitiş süresinin 31.03.2012 tarihi olduğu, sözleşme süresinin 3’er aylık dönemler ile yenilendiğine ilişkin sözleşmenin 4. maddesine uygun sabit ücret ödemesine ilişkin faturalar sunulmadığı, ayrıca 16.08.2011 tarihinden sonra davacı tarafından çalışma yapıldığına dair herhangi bir e-posta yazışmasının da dosyaya sunulmadığı, satış işleminin sözleşmenin kendiliğinden sona erdiği tarihten itibaren ilk 6 aylık sürenin geçmesine müteakip yaklaşık 9 aylık bir süre daha geçtikten sonra gerçekleştiği, sözleşmenin 6. maddesindeki 6 aylık sürenin geçmiş olmasından sonra gerçekleştirilen satış işleminden dolayı davacının herhangi bir ücret talep edemeyeceği gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
    İlk derece mahkemesi kararına karşı davacı vekilince ve katılma yoluyla davalılar vekkillerince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine, İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi, davacı tarafça, davalı şirkete 02.05.2011, 11,05.2011, 30.06.2011 ve 29.07.2011 tarihlerinde olmak üzere toplam 3.500 Euro tutarında olmak üzere, sözleşmede öngörülen 4 adet sabit ücret faturası düzenlediği ve bu fatura bedellerini tahsil ettiği, sözleşmenin kalan süresi için başkaca fatura düzenlemediği, taraflar arasındaki e-posta trafiğinin de 10.08.2011 tarihine kadar sürdüğü, satış ile ilgili çalışmaların durması durumunda, çalışmaların durduğu dönem için herhangi bir sabit ücret faturasının düzenlenmeyeceğine ilişkin sözleşme hükmü de gözetildiğinde sözleşmenin kalan döneminde aracılık ve danışmanlık hizmetine konu herhangi bir hizmetin olmadığı ve davacının sözleşme süresi içinde, dava dışı firma ile davalı şirketin görüşmelerinin sürekli ve kesintisiz devam ettiğini usulüne uygun delillerle kanıtlayamadığı, davacının davalılar aleyhine giriştiği icra takibinde haksız olduğu sabit ise de, kötüniyetli olduğu dosya kapsamı itibariyle kanıtlanamadığı gerekçesiyle, istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.
    Bu karara karşı davacı vekilince ve katılma yoluyla davalılar vekillerince süresinde temyiz yoluna başvurulması üzerine dosya duruşmalı olarak incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.
    Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davacı vekilinin ve katılma yoluyla davalılar vekillerinin tüm temyiz sebepleri yerinde görülmemiştir.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi kararına ilişkin davacı vekilinin ve katılma yoluyla davalılar vekillerinin tüm temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harçlarının temyiz edenlerden alınmasına, Dairemizdeki duruşmada vekille temsil olunan taraflar yararına takdir olunan 2.540,00 TL duruşma vekalet ücretinin taraflardan alınarak, karşılıklı birbirlerine verilmesine, dosyanın ilk derece mahkemesine, kararın bir örneğininde İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesine gönderilmesine, 18.11.2020 tarihinde oybirliği ile karar verildi








    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi