Abaküs Yazılım
16. Ceza Dairesi
Esas No: 2019/1342
Karar No: 2021/4377
Karar Tarihi: 28.06.2021

Silahlı terör örgütüne üye olma - Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme - Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2019/1342 Esas 2021/4377 Karar Sayılı İlamı

16. Ceza Dairesi         2019/1342 E.  ,  2021/4377 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi :Ceza Dairesi
    Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma, Silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme

    ...,...,...,...,...,...,..,..., ...,...,..., ...)
    25.10.2016 (..., ...,...) 26.10.2016 (...) 28.10.2016 (...) 22.11.2016 (...)
    Hüküm : - Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...’nın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan CMK’nın 223/2-e maddesi uyarınca beraatlerine,
    - Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...’in TCK"nın 220/7-1. cümle yollamasıyla TCK’nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK"nın 220/7-2. cümle, 62, 53, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetlerine,
    - Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ...’nun TCK"nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK"nın 62, 53, 58/9 yollamasıyla 58/6, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetlerine,
    - Sanık ...’ın TCK"nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK"nın 53, 58/9 yollamasıyla 58/6, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetine,
    -- Sanıklar ..., ..., ...,...,...,...,..., ve ... yönünden esastan reddi;
    -- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden düzeltilerek esastan reddi ile

    -- Sanıklar ... ve ... yönünden hükümlerin CMK’nın 280/2. maddesi gereğince kaldırılarak sanıkların TCK’nın 314/3 ve 220/7 maddeleri delaletiyle TCK’nın 314/2, 220/7-2. cümle, 3713 sayılı Kanunun 5/1, TCK"nın 62, 53, 63 maddeleri gereğince mahkumiyetleri

    Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden kesin olarak verilen hükümler, 24.10.2019 tarihinde Resmi Gazetede yayımlanarak yürürlüğe giren 7188 sayılı Kanunun 29. maddesi ile 5271 sayılı CMK"nın 286. maddesine eklenen üçüncü fıkradaki düzenleme gereğince temyiz yolunun açılması üzerine anılan kanunun eklenen geçici 5. maddesinin 1/f bendinde belirtilen süre içinde, diğer sanıklar yönünden ise yasal süresinde Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
    Ceza süresi yönünden yasal şartları oluşmadığından; sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin CMK"nın 299. maddesi uyarınca REDDİNE,
    Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ...’nın silahlı terör örgütüne üye olma suçundan beraatlerine ilişkin karara yönelik Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı tarafından yapılan temyiz talebinin reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının temyizi kabil kararlardan olduğu anlaşılmakla; Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının ek karara karşı yaptığı başvurunun kabulüyle, her ne kadar ek kararda Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyize geldiği sanıklardan farklı sanıklar hakkında temyiz talebinin reddine karar verilmiş olsa da, belirtilen sanıklar yönünden 09.03.2018 tarihli ek kararın KALDIRILARAK,
    Temyiz edenlerin sıfatı, başvuruların süresi, kararın niteliği ve temyiz sebeplerine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
    İlk Derece Mahkemesi tarafından 14.11.2017 tarihinde sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... hakkında silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçundan mahkumiyet hükümleri kurulduğu, söz konusu kararın İlk Derece Mahkemesi Cumhuriyet savcısı ile sanıklar ve müdafiileri tarafından istinafa konu edildiği, Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesince 20.02.2018 tarihinde bu hükümler yönünden düzeltilerek esastan ret ve hükmün kaldırılarak mahkumiyet kararları verildiği, bu kararların verildiği tarih itibariyle, CMK’nın 286/2-a maddesi uyarınca kesin nitelikte ve temyizi kabil olmayan kararlardan
    olduğu, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz yoluna başvurması neticesinde Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesi tarafından 09.03.2018 tarihli ek karar ile Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinde bulunduğu sanıklardan farklı sanıklar hakkında temyiz talebinin reddine karar verildiği, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının isimlerin sehven yazılmış olabileceğini belirterek temyiz talebinin reddine ilişkin ek karara karşı temyiz yoluna başvurduğu, ayrıca 24.10.2019 tarihinde yürürlüğe giren 7188 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun kapsamında yapılan değişiklik ile daha önceden kesin olarak verilen bu hükümlerin sanıklar lehine olmak üzere sanıklar ve müdafileri açısından temyizi kabil hale getirildiği; ancak, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının aleyhe temyiz hakkı bulunmadığı anlaşılmakla, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden temyiz isteminin CMK"nın 298/1. maddesi gereğince REDDİNE,
    A- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden kurulan beraat hükümlerinin incelenmesinde;
    1. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden;
    Sanıklar hakkında, yüklenen suçun sanıklar tarafından işlendiğinin sabit olmaması gerekçe gösterilerek mahkemece kabul ve takdir kılınmış olduğundan, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle, beraate ilişkin hükümlerin ONANMASINA,
    2. Sanık ... yönünden;
    a. Ayrıntıları Dairemizin 14.10.2019 tarihli ve 2019/3337 E. 2019/6048 K. sayılı kararında açıklandığı üzere;
    Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılanan, kovuşturma aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafiii bulunmadığı gibi CMK"nın 156. maddesi uyarınca da re"sen müdafii görevlendirilmeyen sanığa Anayasanın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesinin zorunlu sonucu olarak CMK"nın 150. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca müdafii görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanmasını netice verecek biçimde müdafii hazır bulundurulmaksızın mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle CMK 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi,
    b. Kabul ve uygulamaya göre;
    BDDK"nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Asya Katılım Bankası A.Ş"de
    gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında; sanığın Bank Asya hesap hareketlerine ilişkin dökümün ayrıntı içermemesi dikkate alınarak, hesap açılış tarihinden itibaren Bank Asya hesap hareketleri dökümünün dosyaya getirtilip örgüt liderinin talimatı üzerine katılım hesabı açma ve mevduat artışı gibi mutad dışına çıkan hesap hareketi bulunup bulunmadığının bilirkişi incelemesi de yaptırılmak sureti ile belirlenmesi gerektiğinin gözetilmemesi,
    3. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... yönünden;
    - BDDK"nın 29.05.2015 tarihli kararı ile temüttü hariç ortaklık hakları ile yönetim ve denetimi Tasarruf Mevduatı Sigorta Fonuna devredilen ve 22 Temmuz 2016 tarihli kararı ile de 5411 sayılı Bankacılık Kanununun 107. maddesinin son fıkrası gereğince faaliyet izni kaldırılıncaya kadar yasal bankacılık faaliyetlerine devam eden, FETÖ/PDY silahlı terör örgütü ile iltisaklı Asya Katılım Bankası A.Ş"de gerçekleştirilen rutin hesap hareketlerinin örgütsel faaliyet ya da örgüte yardım etmek kapsamında değerlendirilemeyeceği gözetilerek, örgüt liderinin talimatı üzerine örgütün amacına hizmet eden ve bankanın yararına yapılan ödeme ve sair işlemlerin, örgüte üye olmak suçu bakımından örgütsel faaliyet, tek başına ise örgüte yardım etmek olarak kabul edilebileceği nazara alındığında; sanıkların Bank Asya hesap hareketlerine ilişkin dökümün ayrıntı içermemesi dikkate alınarak, hesap açılış tarihinden itibaren Bank Asya hesap hareketleri dökümünün dosyaya getirtilip örgüt liderinin talimatı üzerine katılım hesabı açma ve mevduat artışı gibi mutad dışına çıkan hesap hareketi bulunup bulunmadığının bilirkişi incelemesi de yaptırılmak sureti ile belirlenmesi,
    - Ayrıca UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanıklar hakkında bilgi ve beyan olup olmadığı araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretlerinin getirtilmesi, gerekirse tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması, yine sanıklar ... ve ... yönünden dosya kapsamında yer alan başka dosya şüphelisi İsa Semiz’in mahkemede dinlenilmesi, sanıklar ... ve ... yönünden temyiz aşamasında dosya içerisine gelen ... ve ...’nın teşhis tutanakları ile tüm bu delillerin CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanıklar ve müdafiilerine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
    Kanuna aykırı, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükümlerin BOZULMASINA,
    B- Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden kurulan mahkumiyet hükümlerinin incelenmesinde;
    1. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden;
    Sanıklar ... ve ...’in silahlı terör örgütüne yardım etme suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlerin; TCK"nın 220/7 maddesinde uyarınca 1/3 oranında indirim yapılması suretiyle fazla ceza tayin edilmesi gerekçesiyle hukuka aykırı olduğunu değerlendiren Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin, 5271 sayılı CMK"nın 280/1-e maddesi gereğince duruşma açıp sonucuna göre aynı Kanun maddesinin 2. fıkrası gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurması gerekirken kanun maddesine yanlış anlam yüklenerek duruşma açmaksızın evrak üzerinde İlk Derece Mahkemesince belirlenen cezadan TCK"nın 220/7 maddesi gereğince takdiren 2/3 oranında indirim yapılmak suretiyle sonuç cezanın 4 yıl 2 aydan, 2 yıl 1 ay hapis cezasına indirilmesi hukuka aykırı ise de; anılan uygulamanın sanıklar lehine olması ve aleyhe temyiz de bulunmaması hususları gözetilerek CMK"nın 290/1 maddesindeki emredici düzenleme kapsamında değerlendirilen iş bu hukuka aykırılık bozma nedeni yapılmamıştır.
    Oluşa ve tüm dosya kapsamına göre; sanık ... yönünden talimatla uyumlu Bank Asya hesap hareketleri, örgüte ait şirkette SGK kaydı, örgütle iltisaklı dernek üyeliği ile temyiz aşamasında dosya içerisine gelen ... ve...’in teşhis tutanakları birlikte değerlendirildiğinde, sanığın eylemlerinin, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmak suretiyle örgüte üye olma suçunu oluşturduğu gözetilmeden suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması, TCK’nın 314/3 ve 220/7. maddelerindeki atfın niteliği ve aleyhe temyiz bulunmaması karşısında bozma nedeni yapılmamıştır.
    Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanık ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine, ancak;
    Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında İlk Derece Mahkemesince, sanıklar ... ve ... hakkında ise Bölge Adliye Mahkemesince kurulan hükümlerde TCK’nın 314/2 maddesi uyarınca belirlenen 5 yıl hapis cezasından TCK’nın 220/7. maddesi uyarınca 2/3 oranında indirim yapıldıktan sonra sanıkların 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilip sonrasında 3713 sayılı Kanunun 5/1 maddesi gereğince 1/2 oranında artırım yapılarak 1 yıl 18 ay hapis
    cezasına, daha sonra da TCK 62/1. maddesi uyarınca takdiren 1/6 oranında indirim uygulanıp 1 yıl 13 ay hapis cezasına hükmolunması gerekirken yazılı şekilde 2 yıl 1 ay hapis cezası hükmolunması suretiyle sanıklar hakkında yazılı şekilde fazla ceza tayini,
    Kanuna aykırı, temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebeple BOZULMASINA, ancak yeniden yargılama yapılması gerektirmeyen bu hususun 5271 sayılı CMK"nın 303/1-f maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan; hükümlerin TCK’nın 314/3 ve 220/7 maddeleri delelatiyle 314/2 maddesi uyarınca belirlenen 5 yıl hapis cezasından sonra düzenlenen paragraflarının çıkartılarak “iş bu cezadan TCK’nın 220/7 maddesi uyarınca takdiren 2/3 oranında indirim yapılarak 1 yıl 8 ay hapis cezası ile mahkumiyetine, iş bu cezanın 3713 sayılı Kanunun 5/1. maddesi gereğince ½ oranında artırımı ile 1 yıl 18 ay hapis cezası ile mahkumiyetine, 5237 sayılı TCK’nın 62/1 maddesi uyarınca cezasından takdiren 1/6 oranında indirim yapılarak sanığın 1 yıl 13 ay hapis cezası ile mahkumiyetine" ibaresinin eklenmesi suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun olan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
    2. Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... yönünden;
    Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği, aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirilmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK"nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddine, ancak;
    Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanıklar hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 maddesinin gösterilmesi gerekirken, anılan maddenin atıf maddesi olarak kabulü ile uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6 maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi,
    Kanuna aykırı olup, sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükümlerin bu nedenle BOZULMASINA, ancak bu husus yeniden yargılamayı gerektirmeden CMK"nın 303/1. maddesi uyarınca düzeltilmesi mümkün bulunduğundan, hükümlerin 58/9 ile ilgili bentlerinin tamamen çıkarılarak yerine "Örgüt mensubu olan sanık hakkında hükmedilen hapis cezasının TCK 58/9. maddesi uyarınca mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine, cezanın infazından sonra denetimli serbestlik tedbirinin uygulanmasına," yazılması suretiyle sair yönleri usul ve kanuna uygun bulunan hükümlerin DÜZELTİLEREK ONANMASINA,
    3. Sanık ... yönünden;
    Ayrıntıları Dairemizin 14.10.2019 tarihli ve 2019/3337 E. 2019/6048 K. sayılı kararında açıklandığı üzere;
    Silahlı terör örgütü üyeliği suçundan yargılanan, kovuşturma aşamasında kendisinin seçtiği bir müdafiii bulunmadığı gibi CMK"nın 156. maddesi uyarınca da re"sen müdafi görevlendirilmeyen sanığa Anayasanın 36 ve Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin 6. maddelerinde teminat altına alınan adil yargılanma ilkesinin zorunlu sonucu olarak CMK"nın 150. maddesinin 2 ve 3. fıkraları uyarınca müdafi görevlendirilmesi gerektiği gözetilmeden, savunma hakkının kısıtlanmasını netice verecek biçimde müdafii hazır bulundurulmaksızın mahkumiyet hükmü kurulmak suretiyle CMK 150/3, 188/1, 197/1 ve 289/1-a-e maddelerine muhalefet edilmesi,
    4. Sanık ... yönünden;
    Tüm dosya kapsamına göre; sanığın silahlı terör örgütüne üye olma suçunun sübutu kabul, olay niteliğine ve kovuşturma sonuçlarına uygun şekilde vasfı tayin edilmiş, incelenen dosyaya göre üyelik suçundan verilen hükümde bir isabetsizlik yok ise de; sanığın temyiz aşamasında etkin pişmanlıktan yararlanmak istediğini bildiren 23.11.2018 tarihli dilekçesinde örgütle irtibatına ilişkin bilgiler vermek istediği nazara alındığında, gerekirse yeniden ifadesi alınmak suretiyle hakkında 5237 sayılı TCK"nın 221. maddesinin 4. fıkrasının 2. cümlesinde yazılı etkin pişmanlık hükümlerinin uygulanıp uygulanmayacağı tartışıldıktan sonra sonucuna göre bir karar verilmesi gerektiğinin gözetilmesi lüzumu;
    5. Sanık ... yönünden;
    Ayrıntıları ve hukuki mahiyeti Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin ilk derece mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 Karar sayılı ilamında açıklandığı üzere;
    Örgüt üyesi, örgüt amacını benimseyen, örgütün hiyerarşik yapısına dahil olan ve bu suretle verilecek görevleri yerine getirmeye hazır olmak üzere kendi iradesini örgüt iradesine terk eden kişidir. Örgüt üyeliği, örgüte katılmayı, bağlanmayı, örgüte hakim olan hiyerarşik gücün emrine girmeyi ifade etmektedir. Örgüt üyesi örgütle organik bağ kurup faaliyetlerine katılmalıdır. Organik bağ, canlı, geçişken, etkin, faili emir ve talimat almaya açık tutan ve hiyerarşik konumunu tespit eden bağ olup, üyeliğin en önemli unsurudur. Örgüte yardımda veya örgüt adına suç işlemede de, örgüt yöneticileri veya diğer mensuplarının emir ya da talimatları vardır. Ancak örgüt üyeliğini belirlemede ayırt edici fark, örgüt üyesinin örgüt hiyerarşisi dahilinde verilen her türlü emir ve talimatı sorgulamaksızın tamamen teslimiyet duygusuyla yerine getirmeye hazır olması ve öylece ifa etmesidir.
    Silahlı örgüte üyelik suçunun oluşabilmesi için örgütle organik bağ kurulması ve kural olarak süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk gerektiren eylem ve faaliyetlerin bulunması aranmaktadır. Ancak niteliği, işleniş biçimi, meydana gelen zarar ve tehlikenin ağırlığı, örgütün amacı ve menfaatlerine katkısı itibariyle süreklilik, çeşitlilik ve yoğunluk özelliği olmasa da ancak örgüt üyeleri tarafından işlenebilen suçların faillerinin de örgüt üyesi olduğunun kabulü gerekir. Örgüte sadece sempati duymak ya da örgütün amaçlarını, değerlerini, ideolojisini benimsemek, buna ilişkin yayınları okumak, bulundurmak, örgüt liderine saygı duymak gibi eylemler örgüt üyeliği için yeterli değildir (Evik, Cürüm işlemek için örgütlenme, Syf 383 vd.).


    Örgüt üyesinin, örgüte bilerek ve isteyerek katılması, katıldığı örgütün niteliğini ve amaçlarını bilmesi, onun bir parçası olmayı istemesi, katılma iradesinin devamlılık arz etmesi gerekir. Örgüte üye olan kimse, bir örgüte girerken örgütün kanunun suç saydığı fiilleri işlemek amacıyla kurulan bir örgüt olduğunu bilerek üye olmak kastı ve iradesiyle hareket etmelidir. Suç işlemek amacıyla kurulmuş örgüte üye olmak suçu için de saikin "suç işlemek amacı" olması aranır (Toroslu özel kısım syf.263-266, Alacakaptan Cürüm İşlemek İçin Örgüt syf. 28, Özgenç Genel Hükümler syf.280).
    Suç örgütünün tanımlanıp yaptırıma bağlandığı 5237 sayılı TCK’nın 220. maddesinin 7. fıkrasında yardım fiiline yer verilmiştir. “Örgüt içindeki hiyerarşik yapıya dahil olmamakla birlikte, örgüte bilerek ve isteyerek yardım eden kişinin, örgüt üyesi olarak” cezalandırılacağı belirtilmiş, anılan normun konuluş amacı, gerekçesinde; “örgüte hakim olan hiyerarşik ilişki içinde olmamakla beraber, örgütün amacına bilerek ve isteyerek hizmet eden kişi, örgüt üyesi olarak kabul edilerek cezalandırılır.” şeklinde açıklanmış, 765 sayılı TCK’nın sistematiğinden tamamen farklı bir anlayışla düzenlenen maddede yardım etme fiilleri de örgüt üyeliği kapsamında değerlendirilerek, bağımsız bir şekilde örgüte yardım suçuna yer verilmemiştir.
    Yardım fiilini işleyen failin örgütün hiyerarşik yapısına dahil olmaması, yardımda bulunduğu örgütün TCK’nın 314. maddesi kapsamında silahlı terör örgütü olduğunu bilmesi, yardımın örgütün amacına hizmet eder nitelikte bulunması yardım ettiği kişinin örgüt yöneticisi ya da üyesi olması gereklidir. Yardımdan fiilen yararlanmak zorunlu değildir. Örgütün istifadesine sunulmuş olması ve üzerinde tasarruf imkanının bulunması suçun tamamlanması için yeterlidir.
    Yardım fiilleri örgüte silah sağlama ve terörün finansmanı dışında tahdidi olarak sayılmamıştır. Her ne surette olursa olsun örgütün hareketlerini kolaylaştıran ve yaşantısını sürdürmeye yönelik eylemler yardım kapsamında görülebilir (Yargıtay Ceza Genel Kurulu 11.11.1991 tarih, Esas 9-242, Karar 305). Yardım teşkil eden hareketin başlı başına suç teşkil etmesi gerekmez. Yardım bir kez olabileceği gibi birden çok şekilde de gerçekleşebilir. Ancak yardım teşkil eden faaliyetlerde devamlılık, çeşitlilik veya yoğunluk var ise örgüt üyesi olarak da kabul edilebilecektir.
    Bu açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde;
    FETÖ ile iltisaklı “Tüm Memur İşçi Dayanışma Derneği” ile “Samsun Özel Sakarya Dershanesi Mezunları Derneği”nin üyesi olan sanığın, mahkemenin kabulü ve Bank Asya hesap hareketleri de nazar alındığında dosyaya yansıyan eylemlerinin örgüte yardım etme suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
    6. Sanıklar ..., ... ve ... yönünden;
    a. Yargıtay Ceza Genel Kurulu tarafından onanarak kesinleşen Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 Esas, 2017/3 sayılı kararında ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bu suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle; örgüt talimatı ile bu ağa
    dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının, her türlü şüpheden uzak, kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde, kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olduğunun kabul edildiği dikkate alınarak, somut olayda sanıkların ByLock kullanıcısı olup olmadığının atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, öncelikle ayrıntılı bylock tespit ve değerlendirme tutanaklarının dosyaya getirtilmesi için ilgili birimlere yeniden yazılması, tespit ve değerlendirme raporlarının temin edilememesi halinde sanıkların teknik olarak bu programı kullanıp kullanmadığının tespiti açısından HIS (CGNAT) ve HTS kayıtları üzerinde uzman bilirkişiye inceleme yaptırılarak rapor aldırılması, yine sanık ... yönünden temyiz aşamasında dosya içerisine giren Ali İnan’ın ifade tutanağı ile UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanıklar hakkında bilgi ve beyan olup olmadığı araştırılarak varsa beyanların aslı veya onaylı suretleri getirtilmesi, gerekirse tanık olarak dinlenilmelerinin sağlanması, sanık ... yönünden delil teşkil etmesi nedeniyle istinaf aşamasında dosya içerisine gönderilen tespit ve değerlendirme tutanaklarının, mümkünse tespit ve değerlendirme tutanağında aralarında sanık hakkında konuşma geçen ID’lerin kimliğinin tespit edilerek mahkemede dinlenmesi ve tüm bu delillerin CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanıklar ve müdafiilerine okunup diyecekleri sorulduktan sonra sonucuna göre sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
    b. Kabul ve uygulamaya göre;
    Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanıklar hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 maddesinin gösterilmesi gerekirken, uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6 maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi,
    7. Sanık ... yönünden;
    a. ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, telefonuna ByLock programını Eyüp Toraman isimli şahsın yüklediğini ve kullandığını beyan etmesi, dosya kapsamına alınan 55003 ID numaralı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının Roster kayıtlarının incelenmesinde, söz konusu ID numarasını ekleyen şahısların arasında Eyüp Toraman’ın da olması nazara alındığında; öncelikle Eyüp Toraman isimli şahsın soruşturma ve/veya kovuşturma evrakları ile tespit ve değerlendirme tutanağının dosya içerisine getirtilmesi, mümkünse sanık hakkında mahkeme huzurunda beyanlarının alınması, ayrıca UYAP’ta oluşturulan örgütlü suçlar bilgi bankasında sanık hakkında bilgi ve beyan olup olmadığı araştırılarak temyiz aşamasında dosya içerisine giren Engin Karakaya ve Sait Burak Yazıcı’nın teşhis tutanakları ve belirtilen belgelerin CMK’nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup diyeceklerinin sorulması ile tüm dosya kapsamının bir bütün halinde değerlendirilmesi suretiyle sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken yetersiz belgelere dayanarak eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,

    b. Kabul ve uygulamaya göre;
    Örgüt mensubu olduğu kabul edilen sanık hakkında verilen cezanın, mükerrirlere özgü infaz rejimine göre çektirilmesine karar verilirken uygulama maddesi olarak karar yerinde sadece TCK’nın 58/9 maddesinin gösterilmesi gerekirken, uygulama yeri bulunmayan TCK’nın 58/6 maddesi gereğince tekerrür uygulanmasına karar verilmesi,
    Bozmayı gerektirmekle, sanık ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz itirazları bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, bu sebepten dolayı hükümlerin CMK"nın 302/2. maddesi uyarınca BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Samsun 2. Ağır Ceza Mahkemesine, kararın bir örneğinin bilgi için Samsun Bölge Adliye Mahkemesi 2. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.











    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi