Abaküs Yazılım
3. Ceza Dairesi
Esas No: 2020/3405
Karar No: 2020/5826
Karar Tarihi: 04.06.2020

Kasten yaralama - Yargıtay 3. Ceza Dairesi 2020/3405 Esas 2020/5826 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


İstanbul Anadolu 19. Asliye Ceza Mahkemesi tarafından açılan kamu davası, sanığın arkadaşı olan katılanı kasten yaralaması nedeniyle başlatıldı. Adli Tıp Kurumu Kartal Şube Müdürlüğü tarafından tanzim olunan rapora göre, katılanın hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı tespit edildi ve dava Ağır Ceza Mahkemesine gönderildi. Ancak, Ağır Ceza Mahkemesi, sanığın eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye mi yoksa kasten yaralamaya mı yönelik olduğunun tespit edilmesi gerektiği, ancak yeterli bir inceleme yapılmadığı gerekçesiyle yerel mahkemenin kararını bozdu.
Kararın diğer bir gerekçesi ise, katılanın yaralanmasına ilişkin olarak ne şekilde hayati tehlikeye neden olduğunun denetime imkan verecek şekilde tespit edilmemesi ve sanık lehine haksız tahrik indirimi uygulanmaması oldu. Ayrıca, sanığın savunma hakkının kısıtlanması ve ceza miktarının yanlış hesaplanması da karara yansıdı.
Detaylı kanun maddeleri ise şöyle:
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 29. maddesi: haksız tahrik indirimi
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 3. maddesi: orantılılık ilkesi
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 87/1-son maddesi: ceza miktarı belirleme
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 61. maddesi: ceza tayini
- 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 86/1. ve 86/3-e maddeleri: ceza miktarı belirleme yolları
- 5320 sayılı Kanun’un 8/1. maddesi: mahkeme kararlarına itiraz yolları
- 1412 sayılı Ceza ve Güvenlik Tedbirlerinin İnfazı Hakkında Kanun’un 321. maddesi: kararların bozulması ve itiraza ilişkin usul ve esas
3. Ceza Dairesi         2020/3405 E.  ,  2020/5826 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
    SUÇ : Kasten yaralama
    HÜKÜM : Mahkumiyet

    Mahalli mahkemece verilen hüküm temyiz edilmekle evrak okunarak;
    Gereği görüşülüp düşünüldü:
    Yerinde görülmeyen diğer temyiz sebeplerinin reddine, ancak;
    1) Sanığın arkadaşı olan ve daha önceki bir meseleye dayalı olarak olay günü aralarında çıkan tartışma neticesinde yaraladığı katılanın, Adli Tıp Kurumu Kartal Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 06/06/2013 tarihli rapora göre hayati tehlike geçirecek şekilde yaralandığı olay sebebiyle açılan kamu davasının, İstanbul Anadolu 19. Asliye Ceza Mahkemesince, 27/02/2014 tarihli, 2013/230 Esas ve 2014/98 Karar sayılı “Görevsizlik” kararı ile, eylemin, “Kasten Öldürmeye Teşebbüs” suçunu teşkil edebileceği ihtimaline binaen “delillerin takdir ve değerlendirmesinin yüksek görevli Ağır Ceza Mahkemesine ait olduğu” gerekçesiyle mahalli mahkemeye gönderildiğinin anlaşılması karşısında; Yargıtay’ın yerleşik içtihatlarınca belirlenmiş kriterlerin somut olay üzerinde irdelenmesi suretiyle sanığın eyleme bağlı olarak ortaya çıkan kastının öldürmeye mi yoksa kasten yaralamaya mı yönelik olduğunun, denetime imkan verecek şekilde gerekçede tartışılarak tespiti ile sanığın hukuki durumunun tayini gerekirken, bu hususta herhangi bir inceleme ve değerlendirme yapılmaksızın, yetersiz gerekçe ile yazılı şekilde kasten yaralama suçundan hüküm kurulması,
    2) Sanığın eylemi neticesinde katılanda meydana gelen yaralanmaya ilişkin olarak, Adli Tıp Kurumu Kartal Şube Müdürlüğünce tanzim olunan 06/06/2013 tarihli raporda katılanın, “Sol paraumblical bölgede 3 cm."lik genişliği, 6 cm. derinliği olan batına nafiz kesi” bulunduğunun ve mevcut yaralanmanın “Kişinin yaşamını tehlikeye sokan bir durum olduğu”nun belirtilmesi karşısında, bahse konu yaralanmanın, ne şekilde hayati tehlikeye neden olduğu hususunda, en yakın Adli Tıp Kurumu ilgili Şube Müdürlüğünden denetime imkan verecek şekilde nihai rapor temini ile sanığın hukuki durumunun tespit ve tayini gerekirken, eksik inceleme ile yargılamaya devamla hüküm kurulması,
    Kabule göre de;
    3) Sanığın da katılan tarafından basit şekilde yaralandığı ve mahkemece ilk haksız hareket hareketin kimden geldiğinin belirlenemediğinin kabul edildiği olayda, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 22.10.2002 tarihli, 2002/4-238 Esas ve 367 Karar sayılı kararı ile bu kararla uyumlu Ceza Dairelerinin yerleşmiş ve süreklilik gösteren içtihatlarında benimsendiği üzere, ilk haksız hareketin kimden kaynaklandığının şüpheye yer bırakmayacak şekilde belirlenemediği hallerde, sanık lehine 5237 sayılı TCK"nin 29. maddesinde düzenlenen haksız tahrik indiriminin, TCK"nin 3. maddesinde belirtilen orantılılık ilkesi gereğince asgari hadden (1/4) oranında uygulanması gerektiğinin gözetilmemesi suretiyle sanık hakkında fazla ceza tayini,
    4) Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 25.04.2017 gün, 2015/1167 Esas ve 2017/247 sayılı Kararında belirtildiği üzere, sanığa ek savunma hakkı tanınmadan, iddianamede gösterilmeyen 5237 sayılı TCK"nin 87/1-son maddesinin uygulanması suretiyle Avrupa İnsan Hakları Mahkemesinin (Pelissier ve Sassi/Fransa, No: 25444/94, P. 67, Sadak ve diğerleri/Türkiye No: 29900/96, 29901/96, 29902/96, 29903/96, 17.07.2001) kararlarında belirtildiği üzere, Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin “Adil yargılanma hakkı” başlıklı 6. maddesine, Türkiye Cumhuriyeti Anayasası"nın “Hak arama hürriyeti” başlıklı 36. maddesine ve CMK’nin 226. maddesine muhalefet edilerek sanığın savunma hakkının kısıtlanması,
    5) Sanık hakkında hüküm kurulurken, 5237 sayılı TCK"nin 86/1. ve 86/3-e maddelerine göre ceza miktarı belirlendikten sonra, aynı Kanun"un 87/1-d maddesinin tatbiki neticesinde tespit olunan ceza miktarının 5 yılın altında kalması halinde TCK"nin 87/1-son maddesi gereğince 5 yıla çıkartılması gerekirken; doğrudan TCK’nin 87/1-d-son maddesi işaret edilerek yazılı şekilde uygulama yapılmak suretiyle TCK"nin 61. maddesine aykırı davranılması,
    6) Anayasa Mahkemesinin 24.11.2015 tarih ve 29542 sayılı Resmi Gazete"de yayımlanarak yürürlüğe giren 08.10.2015 tarih ve 2014/140 Esas - 2015/85 Karar sayılı kararı ile 5237 sayılı TCK"nin 53. maddesindeki bazı hükümlerin iptal edilmesi nedeniyle hak yoksunlukları yönünden sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesinde zorunluluk bulunması,
    Bozmayı gerektirmiş, sanık müdafiinin temyiz sebepleri bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan, hükmün bu nedenlerle 6723 sayılı Kanun"un 33. maddesi ile değişik 5320 sayılı Kanun"un 8/1. maddesi ile yürürlükte bulunan 1412 sayılı CMUK’un 321. maddesi uyarınca isteme aykırı olarak BOZULMASINA, CMUK"un 326/son maddesi gereğince kazanılmış hakkın dikkate alınmasına, 04.06.2020 gününde oy birliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi