1. Hukuk Dairesi 2014/9641 E. , 2015/10641 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ : KÖYCEĞİZ ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
TARİHİ : 26/11/2013
NUMARASI : 2012/374-2013/363
Taraflar arasında görülen elatmanın önlenmesi ve yıkım davası sonunda, yerel mahkemece davanın, kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalı ve dahili davalı C.. E.. tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."ın raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, çaplı taşınmaza elatmanın önlenmesi ve yıkım isteğine ilişkin olup, mahkemece, davanın kabulüne karar verilmiştir.
Davacı, kayden maliki olduğu 420 parsel sayılı taşınmaza komşu 419 parselden davalının ağaç dikmek suretiyle müdahale ettiğini ileri sürerek elatmanın önlenmesine ve ağaçların yıkımına karar verilmesi isteğiyle eldeki davayı açmıştır.
Davalı, annesi C.. E.."in paydaşı olduğu 419 parsel sayılı taşınmazı atalarından intikal ettiği şekilde kullandığını, dava konusu taşınmaza müdahalesi olmadığını belirterek davanın reddini savunmuştur.
Mahkemece, çekişme konusu taşınmaza davalıların ağaç dikmek suretiyle müdahale ettikleri gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriğinden ve toplanan delillerden; çekişme konusu 420 parsel sayılı taşınmazın kayden davacıya ait olduğu, davalının kayıttan ve mülkiyetten kaynaklanan bir hakkının bulunmadığı, komşu 419 parsel sayılı taşınmazda davalının annesi C.. E.. ile diğer
dahili davalıların paydaş oldukları anlaşılmaktadır.
Bilindiği üzere; çaplı taşınmaza elatmanın önlenilmesi davalarında öncelikle çap kaydının yada kayıtlarının getirtilerek tarafların tüm delilleri toplanılmalı, dosya keşfe hazır hale geldikten sonra yapılacak uygulamada çekişmeli yer ile yanların ellerinde bulunan
kısımların sınırları tarafların ortak beyanlarına göre açıklığa kavuşturulmalı, gerektiğinde bu yön taşınmaz başında dinlenecek yerel bilirkişi ve tanık sözleri ile kuşkuya yer bırakmayacak biçimde saptanmalıdır. Daha sonra, belirlenen bu durum göz önünde tutularak, hazır bulundurulan kadastro fen memuru veya mühendisi sıfat ve yeteneğini taşıyan uzman bilirkişi veya bilirkişilere kadastro sırasında konan nirengi noktalarından, bunlar yoksa hem paftada hem arazide mevcut sabit noktalardan yararlanılarak takometrik aletlerle kadastral yöntemlere uygun biçimde ölçüm yaptırılmalı, bilirkişilerden uygulamayı yansıtan, infazı sağlamaya yeterli ve özellikle davacı tarafın taşınmazına bir tecavüzün bulunup bulunmadığını varsa miktarını açıkça gösteren kroki ve rapor alınmalıdır. Hemen belirtmek gerekir ki, elatma haksız eylem olup, elatmanın önlenmesine yönelik davanın taşınmaza fiilen elatana karşı açılması gerektiğinde kuşku yoktur.
Somut olayda, yapılan uygulama sonucu fen bilirkişisi Hakan Balcı"nın raporunda, dava konusu 420 parsel sayılı taşınmaza (A) ile gösterilen 801.39 m2.lik tecavüzün varlığı saptanmakla beraber, anılan müdahalenin davalı tarafından yapıldığı sabit olmadığı gibi, müdahaleye konu alanda hangi miktarda ve kime ait ağaçların bulunduğu da tespit edilmemiştir.
Hal böyle olunca; yukarıda açıklanan ilke ve olgulara uygun olacak şekilde gerekli araştırma ve incelemenin yapılması, dava konusu 420 parsel sayılı taşınmaza ağaç dikmek suretiyle mevcut müdahalenin davalı Kemal tarafından yapılıp yapılmadığının kuşkuya yer bırakmayacak şekilde saptanması, öte yandan, müdahaleye konu alanda hangi ağaçların kaldığının belirlenmesi, bilirkişiden denetime elverişli, infazı mümkün kroki ve rapor alınması, hasıl olacak sonuca göre tecavüze konu ağaçlar bakımından yıkım kararı verilmesi gerekirken yanılgılı değerlendirme ile yazılı olduğu üzere hüküm tesisi isabetsizdir.
Davalı Kemal ile dahili davalı Cemile"nin bu yönlere ilişkin temyiz itirazları yerindedir. Kabulü ile hükmün (6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun geçici 3. maddesi aracılığıyla) 1086 sayılı HUMK.nun 428. maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 10.09.2015 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.