1. Hukuk Dairesi 2020/869 E. , 2021/1170 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ
DAVA TÜRÜ : TAPU İPTALİ VE TESCİL
Taraflar arasında görülen tapu iptali ve tescil davası sonunda, yerel mahkemece davanın kabulüne ilişkin olarak verilen karar davalılar vekili tarafından yasal süre içerisinde temyiz edilmiş olmakla dosya incelendi, Tetkik Hakimi ..."in raporu okundu, açıklamaları dinlendi, gereği görüşülüp düşünüldü;
-KARAR-
Dava, muris muvazaası hukuksal nedenine dayalı tapu iptali ve tescil isteğine ilişkindir.
Davacı, mirasbırakanı ...’ın 105 ada 18, 135 ada 2, 135 ada 152 ve 202 ada 39 parsel sayılı taşınmazlarını mirasçılardan mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak oğulları ... ve..."a devrettiğini ileri sürerek dava konusu taşınmazların tapu kaydının iptali ile miras payı oranda adına tescilini istemiştir.
Davalılar, zamanaşımı süresinin geçtiğini, davacının iyiniyetli olmadığını, temliklere davacının da muvafakat ettiğini belirterek davanın reddini savunmuşlardır.
Mahkemece, temlikin mal kaçırmak amacıyla muvazaalı olarak yapıldığı gerekçesi ile davanın kabulüne, davalı ... yönünden ise husumetten reddine ilişkin verilen karar, Dairece; ‘’ … Her ne kadar 135 ada 2 ve 135 ada 152 parseller halen daha... adına kayıtlı olup davalı ...’nin de bu taşınmazlarda eşi ...’dan dolayı miras payı olduğu gözetilerek onun yönünden de davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, husumetten ret kararı verilmesi doğru değil ise de temyiz edenin sıfatına göre bu husus bozma nedeni yapılmamıştır. Davalılar vekilinin esasa yönelik temyiz itirazları yerinde olmadığından reddine.Davalılar vekilinin öteki temyiz itirazlarına gelince; davalı ... kendisini vekil ile temsil ettirdiği ve hakkında açılan dava husumet yokluğundan reddedildiği halde vekalet ücreti yönünden olumlu veya olumsuz bir hüküm kurulmaması doğru değildir...’’ gerekçesiyle bozulmuş, bozma ilamına uyularak yapılan yargılama sonucunda davanın bütün davalılar yönünden kabulüne karar verilmiştir.
Dosya içeriği ve toplanan delillerden; mirasbırakan ...’nin 11.12.2004 tarihinde öldüğü, geride davacı kızı ..., davalı oğlu ... ve 1991 yılında ölen oğlu ...’dan olma torunları ...ve ... ile dava dışı çocukları ... ve ...’nin mirasçı olarak kaldıkları, mirasbırakanın tapuda adına kayıtlı 6 parça taşınmazını 29.01.1987 tarihinde satış suretiyle ... ve ...’ya temlik ettiği, daha sonra yapılan kadastroca çekişmeli taşınmazların 105 ada 18, 202 ada 39, 135 ada 2 ve 135 ada 152 parsellere gittiği ve 105 ada 18 ve 202 ada 39 parsellerin davalı ..., 135 ada 2 ve 135 ada 152 parsellerin de diğer davalıların mirasbırakanı olan ... adına tespit ve tescil edildiği anlaşılmaktadır.
Hemen belirtilmelidir ki; mahkeme kararları gerekçesi ve hüküm fıkrası ile bir bütün olup, gerekçe ile hüküm sonucu arasında açık bir çelişkinin bulunmaması asıldır. Gerekçede gösterilen nedenlerle hüküm kısmı birbirine uymuyorsa bu çelişki yaratır. Kararların farklı ve çelişkili olması mahkemelere olan güven ilkesini zedeler.
Mahkemece, davanın tüm davalılar yönünden kabulüne hükmedildiği halde, gerekçede uyulmasına karar verilen bozma ilamının yanlış anlaşıldığı, davalılardan ... yönünden eski hükmü tekrarla red kararı verilmesi gerekirken davanın kabulüne karar verildiği,bu nedenle davalı ... lehine vekalet ücretine hükmedilmediği belirtilmiştir.Bu durumda gerekçe ile hüküm fıkrası arasında çelişki bulunduğu açıktır.
Öte yandan; önceki kararla davalı ... yönünden husumetten red kararı verilip davacı taraf bu hususu temyize getirmediğinden davalı ... lehine usuli kazanılmış hak oluştuğu gözetilerek hüküm kurulması gerekir.
Hâl böyle olunca, kararın hüküm kısmında davanın kabulüne karar verildiği halde,gerekçede davalı ... yönünden davanın reddedilerek lehine vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği belirtilerek gerekçe ile hüküm arasında çelişki yaratılması nedeniyle hüküm bozulmalıdır.
Davalılar vekilinin bu yöne ilişkin temyiz itirazlarının kabulü ile, hükmün açıklanan nedenlerden ötürü (6100 sayılı Yasanın geçici 3.maddesi yollaması ile) 1086 sayılı HUMK"un 428.maddesi gereğince BOZULMASINA, alınan peşin harcın temyiz edene geri verilmesine, 03/03/2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.