20. Hukuk Dairesi 2016/4903 E. , 2016/5288 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... Yönetimi ve davacısı ... vekili tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
2010 yılında 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile eklenen Ek 4. madde uyarınca yapılan kullanım kadastrosu sırasında ... ilçesi, ... mahallesi 106 ada 9 parsel sayılı 915,64 m² yüzölçümündeki taşınmaz, 6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereği orman sınırları dışına çıkarılan yerlerden olduğu belirtilerek beyanlar hanesine “2/B alanında kaldığı ve baba adı bilinmeyen ..."in kullanımında olduğu" yazılarak zeytinlik niteliği ile ... adına tespit edilmiştir.
Davacı ... Yönetimi, 106 ada 9 parsel sayılı taşınmazın kesinleşen orman tahdit haritası içinde kaldığını, bitki örtüsü ve toprak yapısı itibariyle de orman sayılan yerlerden olduğunu ileri sürerek tapu kaydının iptal edilip orman niteliği ile ... adına tescili istemiyle kadastro mahkemesinde 2010/36 Esas sayılı davayı açmıştır.
Birleştirilen davanın davacısı ..., 106 ada 9 parsel sayılı taşınmazı önceleri ... mirasçılarının kullandığını, anılan kişilerin 27.10.1991 tarihli satış senediyle ..."ya sattıklarını, ondan da 17.05.2002 tarihli satış senediyle satın aldığını, 2002 yılından bu yana kullandığını, ... ile ilgisinin bulunmadığını ileri sürerek, beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhinin silinip kendisinin kullanımında olduğunun yazılması istemiyle kadastro mahkemesinde 2010/27 Esas sayılı davayı açmıştır.
Mahkemece ... Yönetimi aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddine, diğer davalılara ilişkin davanın kabulüne yönelik verilen karar davalı ... Yönetimi tarafından temyiz edilmekle, üzerine Dairenin 23.01.2014 tarih ve 2013/10398 E. - 2014/992 K. sayılı kararıyla bozulmuştur.
Hükmüne uyulan bozma kararında özetle; “Çekişmeli taşınmaz hakkında ... Yönetimi tarafından Kadastro Mahkemesinde 2010/36 Esas sayılı davanın açıldığı, her iki davanın birleştirilerek görülmesi” gereğine değinilmiştir.
Mahkemece bozma kararı uyarınca işlem yapılıp anılan dava, temyize konu 2010/36 Esas sayılı dava ile birleştirilmiştir.
Mahkemece, asıl ve birleştirilen davanın kısmen kabulüne, asıl davada ... müşterekleri aleyhine, birleştirilen davada ... Yönetimi aleyhine açılan davanın husumet yönünden reddine, 106 ada 9 parsel sayılı taşınmazın fen ve orman bilirkişi tarafından düzenlenen 20.03.2013 havale tarihli rapor ve krokide (A) ile işaretlenen 28,59 m² yüzölçümlü kesiminin orman niteliği ile ... adına, (B) ile işaretlenen 887,05 m² yüzölçümlü bölümünün zeytinlik niteliği ile ... adına tesciline, beyanlar hanesindeki kullanıcı şerhinin silinerek “17.05.2002 tarihinden bu yana ..."ın kullanımındadır” şerhinin yazılmasına karar verilmiş; hüküm davacı ... Yönetimi tarafından (B) ile işaretlenen kesim yönünden, birleştirilen davanın davacısı ... vekili tarafından ise karar başlığında adlarının yazılmadığı belirtilerek temyiz edilmiştir.
Dava; 3402 sayılı Kanuna 5831 sayılı Kanunun 8. maddesi ile eklenen Ek 4. madde uyarınca yapılan kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede 6831 sayılı Kanun hükümlerine göre 1965 yılında yapılıp kesinleşen orman kadastrosu, daha sonra 1988 yılında yapılıp kesinleşen aplikasyon ve 2/B uygulaması vardır.
İncelenen dosya kapsamına, kararın dayandığı gerekçeye, uzman orman bilirkişiler tarafından kesinleşmiş orman tahdit haritası ve orman rejimi dışına çıkarma haritasına dayalı olarak yöntemine uygun biçimde yapılan uygulama ve araştırmada çekişmeli taşınmazın 1965 yılında 6831 sayılı Kanunun 1744 sayılı Kanun ile değişik hükümleri uyarınca yapılıp kesinleşen orman tahdidinde orman sınırları içine alındığı, daha sonra 1988 yılında yapılıp kesinleşen 6831 sayılı Kanunun 3302 sayılı Kanun ile değişik 2/B madde uygulaması sırasında (B) ile işaretlenen bölümünün ... adına orman rejimi dışına çıkarıldığı, eylemli biçimde orman olmadığı da saptandığına, birleştirilen davanın davacısı ..."ın isminin karar başlığına yazılmaması maddi hataya dayalı olup HMK"nın 304 ve 305. maddeleri uyarınca mahallinde düzeltilmesi mümkün olduğuna göre, yerinde görülmeyen temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya uygun olan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı onama harcının temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine 10.05.2016 gününde oy birliği ile karar verildi.