
Esas No: 2020/3529
Karar No: 2021/4379
Karar Tarihi: 28.06.2021
Silahlı terör örgütüne üye olma - Yargıtay 16. Ceza Dairesi 2020/3529 Esas 2021/4379 Karar Sayılı İlamı
"İçtihat Metni"
Mahkemesi :Ceza Dairesi
Suç : Silahlı terör örgütüne üye olma
Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... yönünden; 06.06.2016
Sanık ... yönünden; 04.09.2016
Sanık ... yönünden;19.08.2016
Sanık ... yönünden; 05.08.2016
Sanık ... yönünden; 15.06.2016
Sanık ... yönünden; 02.06.2017
Sanık ... yönünden; 27.08.2016
Sanık ... yönünden; 19.10.2016
Sanık ... yönünden;
04.08.2016
2-Sanık ... hakkında TCK"nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 3-5/1 TCK"nın 221/4-son 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63 ve 221/5 maddeleri gereğince hapis cezası ile cezalandırılmasına dair yapılan istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi,
3-Sanık ... hakkında; TCK"nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 3-5/1 TCK"nın 221/4-son 62/1, 53/1-2-3, 58/9, 63 ve 221/5 maddeleri gereğince hapis cezası ile cezalandırılmasına dair yapılan istinaf başvurusunun düzeltilerek esastan reddi,
4-Sanık ... hakkında TCK"nın 314/2, 3713 sayılı Kanunun 3-5/1 TCK"nın 62/1, 53/1-2-3, 58/9 ve 63 maddeleri gereğince hapis cezası ile cezalandırılmasına dair yapılan istinaf başvurusunun esastan reddi,
5-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... ve ... Kahraman hakkında ayrı ayrı TCK"nın 223/2-e maddesi gereğince beraatlerine dair istinaf başvurusunun esastan reddi
Temyiz edenler : Sanık ..., ..., ..., ..., ..., ..., sanıklar müdafileri ve Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı
Bölge Adliye Mahkemesince verilen hüküm temyiz edilmekle;
Temyiz edenin sıfatı, başvurunun süresi, kararın niteliği ve temyiz sebebine göre dosya incelendi, gereği düşünüldü;
Sanıklar ..., ..., ..., ..., ... müdafileri ve sanık ..."nin duruşmalı inceleme taleplerinin yasal şartları oluşmadığından CMK"nın 299. maddesi, sanıklar ... ve ... müdafilerinin duruşmalı inceleme istemlerinin ise İlk Derece ve Bölge Adliye Mahkemesinde, silahların eşitliği ve çelişmeli yargılama ilkesi doğrultusunda, savunmaya yeterli imkanın sağlanması ve bu hakkın etkin şekilde kullandırılmış olması, temyiz denetiminde sınırsız şekilde yazılı savunma imkanının kullanılabilme olanağının bulunması karşısında savunma hakkının kısıtlanması söz
konusu olmadığından, 01.02.2018 tarihli ve 7079 sayılı Kanunun 94. maddesi ile değişik CMK’nın 299/1. maddesi uyarınca takdiren REDDİNE,
I-Sanıklar ..., ... ve ... hakkında hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararı başlığında suç tarihlerinin sanık ..., ..., ... ve ... yönünden ""06.06.2016"", sanık ... yönünden ""02.08.2016"" ve sanık ... yönünden ""04.08.2016"" olarak gösterilmemesi mahallinde düzeltilmesi mümkün maddi hata olarak kabul edilmiştir.
Müdafii seçmediği anlaşılan sanık ..."a müsnet suç için öngörülen cezanın asgari haddine göre CMK 150/3 maddesi gereğince müdafii görevlendirilmesi gerektiğinin gözetilmemesi, 5237 sayılı CMK’nın 290/1 maddesi gereğince sanık yararına olan usul hükümlerinin ihlali kapsamında değerlendirildiğinden bozma sebebi yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısının temyiz talebinde ileri sürdüğü nedenler yerinde görülmediğinden CMK’nın 302/1. maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükümlerin ONANMASINA,
II-Sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
İlk Derece Mahkemesince sanık ... hakkında TCK"nın 62. maddesinin uygulandığı gözardı edilerek Bölge Adliye Mahkemesince sanıklar hakkında ikinci kez TCK"nın 62. maddesinin uygulanması sonuç cezayı değiştirmediğinden zühulen yazıldığı kabul edilmiş ve bozma nedeni yapılmamıştır.
Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi hükümlerin kanuna aykırı olduğunu değerlendirerek duruşma açmaksızın sanıklar hakkında yeniden TCK"nın 62. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapması maddi hata olarak kabul edilmiştir
İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlerin hukuka aykırı olduğunu değerlendiren Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin, 5271 sayılı CMK"nın 280/1-e maddesi gereğince duruşma açıp sonucuna göre aynı Kanun maddesinin 2. fıkrası gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurması gerekirken, kanun maddesine yanlış anlam yüklenerek duruşma açmaksızın evrak üzerinde İlk Derece Mahkemesince belirlenen cezadan sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ..., ... ve ... ile ilgili olarak TCK"nın 62. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapılmak ve sanık ... açısından ise TCK’nın 221/4 maddesi uygulanmak suretiyle yazılı şekilde hüküm kurulması, hukuka aykırı ise de anılan uygulamanın sanıklar lehine olması ve aleyhe temyiz talebinin de bulunmaması hususları gözetilerek CMK"nın 290/1 maddesindeki emredici düzenleme kapsamında değerlendirilen iş bu hukuka aykırılık bozma nedeni yapılmamıştır.
Dosya kapsamı nazara alındığında diğer delillerin atılı suçun sübutu için yeterli olduğu görülmekle, istinaf aşamasında dosyaya gelen ve sanıklar ..., ... ve ..."ın ByLock kullanıcısı olduğunu bildiren ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanakları ile sanıklar ..., ...nin ByLock kullanıcısı olduklarını bildiren ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme tutanağının dosyaya gelmesi beklenilmeden karar verilmesi sonuca etkili bulunmamıştır.
Yargılama sürecindeki usuli işlemlerin kanuna uygun olarak yapıldığı, hükme esas alınan tüm delillerin hukuka uygun olarak elde edildiğinin belirlendiği aşamalarda ileri sürülen iddia ve savunmaların temyiz denetimini sağlayacak biçimde eksiksiz olarak sergilendiği, özleri değiştirmeksizin tartışıldığı, vicdani kanının kesin, tutarlı ve çelişmeyen verilere dayandırıldığı, eylemlerin doğru olarak nitelendirildiği ve kanunda öngörülen suç tipine uyduğu, yaptırımların kanuni bağlamda şahsileştirilmek suretiyle uygulandığı anlaşılmakla; sanıklar ..., ..., ..., ..., ..., ... ve sanıklar müdafilerinin temyiz dilekçelerinde ileri sürdükleri nedenler yerinde görülmediğinden CMK"nın 302/1 maddesi gereğince temyiz davasının esastan reddiyle hükmün ONANMASINA,
III-Sanıklar ..., ..., ..., ... ve ... hakkında kurulan hükümlere yönelik temyiz itirazlarının incelenmesinde;
1-Sanık ... hakkında yapılan incelemede;
a-Dosya kapsamına göre, sanığın Adana ... Özel Eğitim İşletmesi A.Ş. Şirketinin Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı olduğu, şirkete atanan kayyım tarafından düzenlenen rapora göre şirketin 08.04.2013 tarihinde ülke sınırlarından kurulmayan ve faaliyeti de tespit edilemeyen El Fatih Hayır Cemiyeti"ne ve Kimse Yok Mu Derneği"ne örgütün faaliyetlerine destek amaçlı kayyım raporu ile tespit edilen parasal tutarı aktardığı anlaşılan sanığın eyleminin silahlı terör örgütünün hiyerarşik yapısına dahil olduğunu gösterir biçimde çeşitlilik, devamlılık ve yoğunluluk içermemesi karşısında, silahlı terör örgütüne üye olmamakla birlikte örgüte bilerek ve isteyerek yardım etme suçunu oluşturacağı gözetilmeden, suç vasfında yanılgıya düşülerek yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-UYAP bilgi havuzundan sanık hakkında beyan yahut ifade olup olmadığının araştırılıp, varsa temini cihetine gidilerek tüm deliller bir bütün olarak değerlendirildikten sonra sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
c-Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararı başlığında suç tarihinin sanık yönünden ""06.06.2016"" olarak gösterilmemesi,
2-Sanık ... hakkında yapılan incelemede;
a- Sanık hakkında ifadesi hükme esas alınan Abdulbasit Aksoy"un sanığın sohbet hocalığı yaptığı şeklindeki beyanından yola çıkılarak, sanığın 2014 yılından sonra FETÖ/PDY terör örgütü lehine yansıyan eylemlerinin olup olmadığının araştırılması ile UYAP bilgi havuzunda araştırma yapılarak sanık hakkında herhangi
bir ifade yahut beyan bulunup bulunmadığının saptanması, varsa onaylı örneklerinin getirtilmesi, tüm bu delillerin bir bütün halinde değerlendirilerek sanıkların hukuki durumlarının takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve yetersiz belgelere dayanılarak yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
b-Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararı başlığında suç tarihinin sanık yönünden ""06.06.2016"" olarak gösterilmemesi,
3-... hakkında yapılan incelemde;
a-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilmekle,
ByLock kullanıcısı olduğunu kabul etmeyen sanığın, ByLock uygulamasını kullandığının kuşkuya yer vermeyecek şekilde teknik verilerle tespiti halinde, ByLock kullanıcısı olduğuna dair delilin atılı suçun sübutu açısından belirleyici nitelikte olması karşısında, ilgili birimlerden ayrıntılı ByLock tespit ve değerlendirme raporu getirtilmesi ile İlk Derece Mahkemesi hükmünden sonra dosyaya gelen ve sanığın örgütsel faaliyete ilişkin beyanlarda bulunan tanıklar ...,... ve ..."un beyanlarının CMK"nın 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup gerekirse bu kişilerin tanık sıfatıyla anlatımlarına başvurulduktan sonra bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesinin, 5271 sayılı CMK"nın 280/1-e maddesi gereğince duruşma açıp sonucuna göre aynı Kanun maddesinin 2. fıkrası gereğince İlk Derece Mahkemesi hükmünü kaldırarak yeniden hüküm kurması gerekirken, kanun maddesine yanlış anlam yüklenerek duruşma açmaksızın evrak üzerinde İlk Derece Mahkemesince belirlenen hapis cezasının 7 yıl 6 aydan yıldan 6 yıl 3 ay hapis cezasına indirilmesi,
4-... hakkında yapılan incelemede;
a-Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 26.09.2017 tarih, 2017/16-956 Esas ve 2017/370 sayılı kararı ile onanarak kesinleşen, Dairemizin İlk Derece Mahkemesi sıfatıyla verdiği 24.04.2017 tarih, 2015/3 esas, 2017/3 sayılı kararında; "ByLock iletişim sisteminin FETÖ/PDY silahlı terör örgütü mensuplarının kullanmaları amacıyla oluşturulan ve münhasıran bir suç örgütünün bir kısım mensupları tarafından kullanılan bir ağ olması nedeniyle örgüt talimatı ile bu ağa dahil olunduğunun ve gizliliği sağlamak için haberleşme amacıyla kullanıldığının her türlü şüpheden uzak kesin kanaate ulaştıracak teknik verilerle tespiti halinde kişinin örgütle bağlantısını gösteren delil olacağı"nın kabul edildiği gözetilmekle,
İlk Derece Mahkemesince ByLock kullanıcısı olduğu tespit edilemeyen ancak istinaf aşamasında dosyaya geldiği anlaşılan sanığa ait ByLock tespit ve değerlendirme raporu ile hükmünden sonra dosyaya gelen ve sanığın örgütsel faaliyete ilişkin beyanlarda bulunan tanıklar Mehmet Yapıcı, Ömer Sapan ve Musa Çavuş"un beyanlarının CMK 217. maddesi uyarınca duruşmada sanık ve müdafiine okunup gerekirse bu kişilerin tanık sıfatıyla anlatımlarına başvurulduktan sonra bir karar verilmesi gerektiği gözetilmeden eksik araştırma ile yazılı şekilde hüküm kurulması,
b-İlk Derece Mahkemesince sanık hakkında TCK"nın 62. maddesi uygulanmasını karşısında Bölge Adliye Mahkemesi Ceza Dairesi hükmün kanuna aykırı olduğunu değerlendirerek duruşma açmaksızın sanık hakkında ikinci kez TCK"nın 62. maddesi gereğince takdiren 1/6 oranında indirim yapmak yoluna giderek yazılı şekilde hüküm kurulması,
5-Sanık ... hakkında yapılan incelemede;
a-Dosya kapsamına göre, silahlı terör örgütü FETÖ/PYD’nin hiyerarşik yapısına dahil olduğuna dair yeterli delil bulunmayan ve örgüt ile iltisaklı Çukurova Eğitim ve Kültür Vakfı Yönetim Kurulu Üyesi olan sanığın, terör örgütüne yönelik yapılan soruşturmalarda alınan kararları protesto etme bahanesi ile terör örgütünce düzenlenen ve örgüt propagandasının yapıldığı faaliyetlere, basın açıklamalarına katıldığı, örgütün yayın organı olan Zaman Gazetesine röportaj vererek örgütü ve örgüt liderini övücü açıklamalarda bulunma şeklindeki eylemlerinin örgüte yardım etme suçunu oluşturacağı gözetilmeksizin delillerin takdirinde hataya düşülerek yazılı şekilde beraatine karar verilmesi,
b-UYAP bilgi havuzundan sanık hakkında beyan yahut ifade olup olmadığının araştırılıp, varsa temini cihetine gidilerek tüm deliller bir bütün olarak değerlendirildikten sonra sonuca göre sanığın hukuki durumunun takdir ve tayini gerekirken eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi,
c-Silahlı terör örgütüne üye olma suçu temadi eden suçlardan olup yakalanma ile temadi kesileceğinden Bölge Adliye Mahkemesi gerekçeli kararı başlığında suç tarihinin sanık yönünden ""04.08.2016"" olarak gösterilmemesi,
Kanuna aykırı, Bölge Adliye Mahkemesi Cumhuriyet savcısı, sanıklar ..., ... ve ... müdafilerinin temyiz itirazları bu nedenlerle yerinde görülmüş olduğundan bu sebeplerden dolayı hükümlerin BOZULMASINA, 28.02.2019 tarihinde yürürlüğe giren 20.02.2019 tarih ve 7165 sayılı Kanunun 8. maddesiyle değişik 5271 sayılı Kanunun 304. maddesi uyarınca dosyanın Adana Bölge Adliye Mahkemesi 2.Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE, 28.06.2021 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.
Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.