20. Hukuk Dairesi 2015/8216 E. , 2016/5389 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
3402 sayılı Kanunun Ek-4. maddesi kapsamında yapılan kadastro çalışmalarında ...ilçesi, ... mahallesi 125,24 m2 yüzölçümlü 113 ada 12 parsel sayılı taşınmaz, bahçe vasfı ile ... adına tespit edilmiş; tutanağın beyanlar hanesine, “6831 sayılı Kanunun 2/B maddesi gereğince orman sınırları dışına çıkarılmıştır” ve “iş bu taşınmaz üzerindeki 1 katlı kargir bina 10 yıldan beri ..."ün fiilî kullanımındadır” şerhi yazılmıştır.
Davacı ..., dava konusu taşınmazı davalı ... ile kendisinin kullandığını ve taşınmazın eksik yazıldığını belirterek dava açmıştır.
Mahkemenin 2010/3901 E. sayılı dava dosyasında davacı ... ... tarafından ise dava konusu taşınmazın ekli krokide (B) harfi ile gösterilen bölümü üzerinde bulunan yapıların kısmen orman sınırları içerisinde kaldığı iddiasıyla taşınmazın beyanlar hanesinin düzeltilmesi, taşınmazın ekli krokide (B) harfi ile gösterilen bölümü üzerindeki yapıların orman sınırları içinde kaldığı hususunun beyanlar hanesinde belirtilmesi istemiyle dava açmış; dava dosyaları birleştirilmiştir.
Yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne, kısmen görev yönünden reddine,
... ili, ... ilçesi, ... mahallesi 113 ada 12 parsel sayılı taşınmazın kadastro tutanağının edinme sebebi kısmında açıklanıp beyanlar hanesinde yazılan "İşbu taşınmaz ve üzerindeki 1 katlı kargir bina 10 yıldan beri ..."ün fiilî kullanımındadır." açıklamasının iptali ile yerine; "İşbu taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen üzerinde 1 katlı bina bulunan 84,50 m2 yüzölçümündeki bölümünün 10 yıldan beri ... oğlu ..."ün, raporda (B) harfi ile gösterilen üzerinde 1 katlı bina bulunan 40,74 m2 bölümün 2003 yılından beri ... oğlu ..."ın kullanmındadır." açıklamasının yazılmasına,
Taşınmazın diğer hususlarda kadastro tutanağında yazılı kayıtlarla tespit gibi ... adına tapuya kayıt ve tesciline,
Birleştirilenen 2010/3901 E. sayılı davanın görev yönünden reddine,
Karar kesinleştikten sonra 2 hafta içerisinde talep halinde dosyanın görevli İstanbul Anadolu Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş, hüküm davacı Orman Yönetimi tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, 3402 sayılı Kanunun Ek-4. maddesi gereğince yapılan kullanım kadastrosuna itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde 1940 yılında yapılan orman kadastrosu ile daha sonra 1978, 1985 ve 1987 yıllarında yapılan aplikasyon ve 2/B uygulaması bulunmaktadır.
HMK’nın 297/2. maddesinde “Hükmün sonuç kısmında, gerekçeye ait herhangi bir söz tekrar edilmeksizin, taleplerden her biri hakkında verilen hükümle, taraflara yüklenen borç ve tanınan hakların, sıra numarası altında; açık, şüphe ve tereddüt uyandırmayacak şekilde gösterilmesi gereklidir.” hükmü bulunmaktadır. Temyize konu dosyada mahkemece, hükmün 2. paragrafında "İşbu taşınmaz ve üzerindeki 1 katlı kargir bina 10 yıldan beri ... ... fiilî kullanımındadır." açıklamasının iptali ile yerine; "İşbu taşınmazın bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen üzerinde 1 katlı bina bulunan 84,50 m2 yüzölçümündeki bölümünün 10 yıldan beri ... oğlu ..."ün, raporda (B) harfi ile gösterilen üzerinde 1 katlı bina bulunan 40,74 m2 bölümün 2003 yılından beri ... oğlu ..."ın kullanımındadır...” şerhinin yazılmasına karar verilmiş olup, kabul edilen kısım yönünden hangi tarihli ve kim tarafından hazırlanan bilirkişi raporunun esas alındığı belirtilmemiş; ayrıca görevsizlik kararı verilen kısımların taşınmazın hangi bölümüne isabet ettiğinin açıkça ifade edilmemiş olması nedeniyle, hüküm, açık ve infaza elverişli olmadığından anılan maddeye aykırıdır. Mahkemece, anılan Kanun hükmüne aykırı olarak, gerekçe ile hüküm fıkrası arasında ve hükmün kendi içinde çelişki oluşturacak şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı ... ... temyiz itirazlarının kabulüyle hükmün BOZULMASINA, bozma nedenine göre diğer yönlerin bu aşamada incelenmesine yer olmadığına, temyiz harcının istek halinde iadesine 11/05/2016 tarihinde oy birliği ile karar verildi.