20. Hukuk Dairesi 2019/141 E. , 2019/2192 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davalılar ... Yönetimi ve Hazine tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
Kadastro sırasında ... ili, ... ilçesi, ... köyü 102 ada 1 sayılı 4288988,98 m² yüzölçümündeki taşınmaz, ... niteliği ile belgesizden Hazine adına tesbit edilmiştir.
Davacı ..., dava dilekçesinde ... ili, ... ilçesi, ... köyündeki 101 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içerisindeki yeri 200 yılı aşkındır nizasız ve fasılasız tasarruf ettiğini, ancak kadastro çalışmasında taşınmazın ... niteliği ile tespit edildiğini iddia ederek, tesbitin iptali ile adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini talep etmiştir. Yargılama sırasında fen bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazlardan ekli krokide (A) harfi ile gösterilen taşınmazın alanının 29.994,99 m2 olduğu ve ... köyü 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazın içinde yer aldığı; (B) harfi ile gösterilen taşınmazın ise alanının 12.456,16 m2 olup 163 ada 1 parsel sayılı taşınmazın tamamı olduğu tespit edilmiştir. Davacı ..., 163 ada 1 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davasından 20/10/2014 tarihli celsede feragat etmiştir.
Birleşen 2015/7 E. sayılı dosya davacısı ... Kadastro Mahkemesine verdiği dava dilekçesi ile ... ili, ... ilçesi, ... beldesi kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 101 ada 1 parsel içinde kalan yaklaşık 1000 m2 yüzölçümündeki taşınmazın, adına tapuya tesciline karar verilmesini talep etmiş, ... Kadastro Mahkemesince davacı 30 günlük askı ilân süresi içinde dava açılmadığından mahkemenin görevsizliğine, dosyanın talep halinde görevli ve yetkili ... Asliye Hukuk Mahkemesine gönderilmesine karar verilmiş; hükmün davacı tarafından temyizi üzerine Yargıtay 20. Hukuk Dairesinin 18/04/2013 tarih ve 2013/2242-2013/4566 E.K. sayılı ilamı ile “Davacı kazandırıcı zamanaşımı zilyetliğine dayanarak 101 ada 1 nolu ... parseli içinde kalan yaklaşık 1000 m2 yüzölçümündeki taşınmaza yönelik dava açmış olup, 101 ada 1 nolu parsel yörede 2008 yılında yapılan genel arazi kadastrosu sırasında ... vasfıyla Hazine adına tesbit edilmiş ve kadastro mahkemesinin 2008/90-2009/24 nolu dava dosyasıyla itirazlı iken, mahkemece davanın feragat nedeniyle reddine karar verilmiş ve hüküm kesinleşerek 2009 yılında ... vasfıyla tapuya tescil edilmiş olduğundan ve dava otuz günlük askı ilân süresi içinde açılmadığı” denilerek onanmasına karar verilmiştir. Yargılama sırasında fen bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazın ... köyü 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazın içinde yer aldığı tespit edilmiş ve ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 05/03/2015 tarih 2013/176 - 2015/64 E.K. sayılı görevsizlik kararı ile dosya kadastro mahkemesine gönderilmiş ve kadastro mahkemesince de temyize konu dosya ile birleştirilmesine karar verilmiştir.
Mahkemece, birleşen 2015/7 E. sayılı dosya yönünden, davanın kabulüne, dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... köyü 102 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içinde yer alan, fen bilirkişisi 19/06/2015 tarihli bilirkişi raporunun ekindeki krokide (A) ve (C) harfleriyle gösterilen yerlerin tarla vasfıyla davacı ... adına kayıt ve tesciline, 2008/79 E. sayılı dosya yönünden, davanın kısmen kabul kısmen reddine, dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... köyü 102 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içinde yer alan, fen bilirkişisi 19/06/2015 tarihli bilirkişi raporunun ekindeki krokide (D) harfiyle gösterilen kısmının tarla vasfıyla davacı ... adına kayıt ve tesciline, krokide (B) harfiyle gösterilen kısmının ham toprak vasfı ile davalı Hazine adına kayıt ve tesciline, dava konusu ... ili, ... ilçesi, ... köyü 163 ada 1 parsel sayılı taşınmaz hakkındaki davanın feragat nedeniyle reddine, tespit gibi kayıt ve tesciline dair verilen karar, davalılar ... Yönetimi ve Hazine tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yerde ... kadastrosu, 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükmüne göre yapılmış, çekişmeli parsel ... olarak sınırlandırılmıştır.
1-Davalılar ... Yönetimi ve Hazinenin fen bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazlardan ekli krokide (A), (C) ve (D) harfleri ile gösterilen bölümlerine yönelik temyiz itirazları yönünden:
Mahkemece, dava konusu taşınmazların ... sayılmayan yerlerden olduğu ve davacı kişiler yararına zilyetlikle kazanma koşulları oluştuğu gerekçesi ile davanın kabulüne karar verilmiş ise de, yapılan inceleme ve araştırma hüküm vermeye yeterli değildir.
Şöyle ki; mahkemece dosya kapsamında birden fazla ve çelişkili ... bilirkişi raporları mevcut olduğu bunlardan ... Bilirkişisi ..."ın 02/09/2013 havale tarihli raporuna; yukarıda da belirtildiği üzere, bu bilirkişi hakkında mahkemenin dosyalarında yaptığı çalışmalar nedeniyle zimmet ve görevi kötüye kullanma suçlamalarıyla ceza davası açılmış olması nedeniyle güvensizlik oluşmuş, raporu dikkate alınmamıştır. Birleşen 2015/7 Esas sayılı dosyada (görevsizlikle gelmeden önce ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2013/176 Esas sayılı dosyası iken) ... Bilirkişi ..."ın düzenlemiş olduğu 08/09/2014 havale tarihli raporda dava konusu taşınmazın ... sayılan yerlerden olduğunun belirtildiği, mahkemece alınan ikinci ... raporu olan ... Yüksek Mühendisi Bilirkişi..."ün 26/01/2015 hakim havale tarihli raporunda ise taşınmazın ... sayılmayan yerlerden olduğunun belirtildiği, böylece raporlar arasında çelişki doğduğu görüldüğü bunun üzerine çelişkinin giderilebilmesi için mahkemece üçüncü defa rapor alınmış, ... Bilirkişisi... tarafından düzenlenen 22/06/2015 tarihli raporun yeterli olduğu kanaatine varılarak hükme dayanak alınmıştır. Keşfe katılmayan bilirkişinin düzenlediği raporun hükme dayanak alınması usûl ve kanuna aykırıdır.
Bu nedenle; mahkemece, dava konusu taşınmazlara komşu parsellere ait kadastro tutanağı ve ekleri ile varsa tapu ve vergi kayıtlarının tüm tedavülleriyle birlikte davalı iseler dava dosyalarının, kesinleşmişse kadastroca oluşan tapu kayıt örneklerinin, tapu ve ilgili kadastro müdürlüklerinden getirtilmeli, eski tarihli memleket haritası, hava fotoğrafları ve varsa amenajman planı ve ilgili yerlerden getirtilip, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve ... Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman ... yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir ... mühendisi ve bir fen elemanı yardımıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01/06/1988 gün ve 31/13 E.K.; 14/03/1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13/06/1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03/03/2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi ... olan bir yerin üzerindeki ... bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt ... toprağının ... sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak
yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; yukarıda değinilen diğer belgeler fen ve uzman ... bilirkişiler eliyle yerine uygulattırılıp; orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazın konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri yalnız büro incelemesine değil, uygulamaya ve araştırmaya dayalı, bilirkişilerin onayını taşıyan krokili bilimsel verileri bulunan yeterli rapor alınmalıdır.
Yukarıda açıklanan yöntemle yapılacak araştırma sonucu, taşınmazların ... sayılan yerlerden olmadığı belirlendiği takdirde, bu kez, zilyetlik yolu ile kazanma koşullarının araştırılması gerekir. Bu cümleden olarak; yapılacak keşifte, tarım uzman bilirkişi olarak ziraat mühendisine inceleme yaptırılıp, taşınmazların zilyetlikle kazanılabilecek kültür arazisi niteliğinde olup olmadığı belirlenip, bu yolda rapor alınmalı; fen bilirkişi tarafından uygulamaya yönelik kroki düzenlettirilmeli, zilyetlikle kazanılacak yerlerden ise varsa, zilyetlik tanıkları taşınmazlar başında dinlenmeli; zilyetliğin ne zaman başladığı, kaç yıl süreyle ne şekilde devam ettiği sorulup, kesin tarih ve olgulara dayalı, açık yanıtlar alınıp; tesbit tarihine kadar (gerçek kişiler) yararına zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı belirlenmeli; 3402 sayılı Kanunun 14. maddesi uyarınca, davacılar yanında, (murisler) yönünden de aynı çalışma alanı içerisinde kayıtsız ve belgesizden başkaca taşınmaz mal tesbit ya da tescil edilip edilmediği ilgili tapu ve kadastro müdürlükleri ile hukuk mahkemeleri yazı işleri müdürlüğünden sorulup, aynı Kanunun 3/7/2005 tarihli ve 5403 sayılı Toprak Koruma ve Arazi Kullanımı Kanunu ile değiştirilen 14/2. maddesi hükmü gözetilerek sulu ve susuz olarak kazanılmış toprak miktarı belirlenip, Kanunun getirdiği sınırlamanın aşılıp aşılmadığı saptanarak, toplanacak tüm kanıtlar birlikte değerlendirilip, ulaşılacak sonuca göre bir hüküm kurulmalıdır.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik incelemeye dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
2-Davalı Hazinenin fen bilirkişi raporuna göre dava konusu taşınmazlardan ekli krokide (B) harfleri ile gösterilen bölümlerine yönelik temyiz itirazları yönünden:
Mahkemece çekişmeli 102 ada 1 parsel sayılı taşınmaz içinde yer alan, fen bilirkişisi Mahmut Kolpoğlu"nun 19/06/2015 tarihli bilirkişi raporunun ekindeki krokide (B) harfiyle gösterilen kısmının ham toprak vasfı ile davalı Hazine adına kayıt ve tesciline karar verilmişse de; yapılan inceleme ve araştırma hüküm kurmaya yeterli değildir. Dava dilekçesindeki açıklamaya göre dava, gerçek kişiler tarafından Hazine ve ... Yönetimi aleyhine açılan kadastro tespitine itiraza ilişkin olup, dava dilekçesinde dava konusu taşınmazların davacılar adına tescili istenmiş, mahkeme de (B) harfi ile gösterilen kısmın ham toprak vasfı ile davalı Hazine adına tesciline karar vermiştir. HMK"nın 26. maddesi gereğince (eski HYUY"nin 72.md) “Hâkim tarafların talep sonuçlarıyla bağlıdır; ondan fazlasına veya başka bir şeye karar veremez.” hükmü gereğince ve mahkemece yapılacak iş, talep sonucunu aşmayacak şekilde karar vermekten ibarettir.
Açıklanan hususlar gözetilmeksizin, eksik incelemeye dayanılarak yazılı biçimde hüküm kurulması usûl ve kanuna aykırıdır.
SONUÇ: Yukarıda birinci ve ikinci bentde açıklanan nedenlerle; davalılar ... Yönetimi ve Hazinenin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 01/04/2019 günü oy birliğiyle karar verildi.