15. Ceza Dairesi 2019/5561 E. , 2019/13612 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Ağır Ceza Mahkemesi
SUÇ : Nitelikli dolandırıcılık, resmi belgede sahtecilik
HÜKÜM : 1- TCK"nın 204/1, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
2- TCK"nın 158/1-f, 52/2-4, 53. maddeleri gereğince mahkumiyet
Nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçundan sanığın mahkumiyetine ilişkin hükümler, sanık müdafiii tarafından temyiz edilmekle, dosya incelenerek gereği düşünüldü:
Sanıgın keşidecisinin ... Tekstil İplik İnşaat Gıda Dış Tic. San. Ltd. Şti. olan, 20.09.2008 keşide tarihli, 17.500 TL bedelli, keşideci şirket yetkileri tarafından keşide edilmeyen sahte çeki bir şekilde ele geçirdiği ve Tülay Taşkan aracılığıyla almış olduğu botlar karşılığında ..."a vererek tedavüle sürdüğü, çekin en son müşteki ..."in temsil ve ilzama yetkili bulunduğu ... Matbaa Kırtasiye Sanayi ve Tic. Ltd. Şti. tarafından bankaya ibraz edildiğinde karşılığının olmadığı belirlendiği, bu şekilde sanığın nitelikli dolandırıcılık ve resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği iddia edilen olayda;
Sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmüne ilişkin sanık müdafiinin temiz talebinin incelenmesinde;
1- Sanığın resmi belgede sahtecilik suçundan mahkumiyet hükmüne ilişkin sanık müdafiinin temiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın savunmalarında; suç tarihinde ayakkabıcı dükkanında işçi olarak çalıştığını, çeki kimden, ne zaman, nerede, hangi ticari ilişki nedeniyle aldığını ve kime, ne zaman, nerede, hangi ticari ilişki nedeniyle verdiğini hatırlamadığını, çekin arka yüzündeki ilk ciranta hanesinde bulunan yazı ve imzaların kendisine ait olduğunu belirtmesi, sanığın çeki aldığı kişiye ait kimlik ve adres bilgilerinin tespitine yarar her hangi bir somut bilgi verememesi, çeki hangi hukuki ilişki karşılığında aldığını açıklayamaması ve bununla ilgili her hangi bir fatura, irsaliye veya belge sunamaması, soruşturma aşamasında alınan 27.07.2012 tarihli bilirkişi raporunda çekteki keşideci imzasının keşideci şirket yetkilileri ...,...,...,...’ın eli ürünü olmadığı, ...’ın eli ürünü olup olmadığı hususunda herhangi bir saptamaya gidilemeyeceği, yazıların ise ...’ın eli ürünü olmadığı, 28.01.2014 tarihli bilirkişi raporunda, suça konu çekin ön yüzündeki yazılar ile çekin arka yüzündeki birinci ciranta yazılarının sanığın eli ürünü olduğu, çekin ön yüzündeki keşideci imzasının sanığın ürünü olup olmadığı hususunda herhangi bir saptamaya gidilemeyeceği yönünde görüş ve kanaatlerin bildirilmesi ve dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; sanığın resmi belgede sahtecilik suçunu işlediği gerekçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin suçun unsurlarının oluşmadığı, eksik inceleme ve fazla ceza tayin edildiği gerekçesine ilişkin temyiz itirazlarının reddiyle, hükmün ONANMASINA,
2- Sanığın nitelikli dolandırıcılık suçundan mahkumiyet hükmüne ilişkin sanık müdafiinin temiz talebinin incelenmesinde;
Sanığın tevili ikrar içeren savunmaları, bilirkişi raporları ve dosya kapsamına göre; sanığın nitelikli dolandırıcılık suçunu işlediği gereçesine dayanan mahkemenin kabulünde bir isabetsizlik görülmemiştir.
5237 sayılı TCK"nın 158. maddesinin 1. fıkrasının (e), (f) (j) ve (k) bentlerinde sayılan hallerde adli para cezasının tayininde tespit olunacak temel gün, suçtan elde olunan haksız menfaatin iki katından az olmayacak şekilde asgari ve bu miktara yükseltilerek belirlenecek gün sayısı üzerinden arttırma ve eksiltmeler yapıldıktan sonra ortaya çıkacak sonuç gün sayısı ile bir gün karşılığı aynı Kanun"un 52. maddesi uyarınca, 20-100 TL arasında takdir olunacak miktarın çarpılması neticesinde sonuç adli para cezasının belirlenmesi gerektiği, bu açıklamalar ışığında çek bedeli kadar 17.500 TL"lik zararla ilgili olarak temel cezanın 1.750 gün olarak belirlenip sanık hakkında adli para cezasına hükmedilmesi gerekirken, 875 gün olarak temel gün adli para cezasının eksik tayin edilmesi, aleyhe temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamıştır.
Yapılan yargılamaya, toplanıp karar yerinde gösterilen delillere, mahkemenin kovuşturma sonuçlarına uygun olarak oluşan kanaat ve takdirine, incelenen dosya kapsamına göre; sanık müdafiinin sair temyiz itirazlarının reddine, ancak;
28.06.2014 tarihinde yürürlüğe giren 6545 sayılı Kanun"un 81. maddesi ile değişik 5275 sayılı Kanun"un 106/3. maddesi uyarınca adli para cezalarının ödenmemesi halinde kamuya yararlı bir işte çalışma kararı verilebileceği de gözetilerek, hükümde infaz yetkisini kısıtlayacak şekilde para cezasının ödenmemesi halinde kalan cezanın hapse çevrilmesine karar verilmesi,
Kanuna aykırı olup, sanık müdafiinin temiz itirazları bu nedenle yerinde görülüğünden, hükmün 5320 sayılı Kanun"un 8. maddesi gereğince halen uygulanmakta olan 1412 sayılı CMUK"nın 321. maddesi uyarınca BOZULMASINA, ancak, yeniden yargılanmayı gerektirmeyen bu hususta, aynı Kanun"un 322. maddesi gereğince karar verilmesi mümkün bulunduğundan, aynı maddenin verdiği yetkiye istinaden, hüküm fıkrasından “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrileceğinin ihtarına” ibaresinin çıkarılarak yerine “ödenmeyen adli para cezasının hapse çevrilebileceğinin ihtarına” ibaresinin eklenmesi suretiyle, hükmün DÜZELTİLEREK ONANMASINA, 02/12/2019 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.