Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2006/13200
Karar No: 2007/2200
Karar Tarihi: 19.02.2007

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2006/13200 Esas 2007/2200 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2006/13200 E.  ,  2007/2200 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi : Ankara 7.İş Mahkemesi
    Tarih : 19.07.2006
    No : 1110-299

    Davacı, SSK. ile çakışan Bağ-Kur  sigortalılığının iptaliyle Bağ-Kur sigortalılığının 17.11.1990 tarihinde sona erdiğinin tesbitine karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin kısmen kabulüne karar vermiştir.
    Hükmün davalılar vekilleri tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan ve Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
    1-Dosyadaki yazılara toplanan delillere hükmün dayandığı gerektirici  sebeplere göre  davalıların diğer temyiz  itirazlarının reddi gerekir.
    2-Davacı SSK. çalışmaları ile çakışan dönemlerdeki Bağ-Kur sigortalılıklarının iptali ile Bağ-Kur sigortalılığının 17.11.1990 tarihi itibariyle sona erdiğinin tesbitini istemiştir.
    Mahkemece, davacının 20.04.1982-31.12.1982 ile 27.11.1990-04.02.1999 tarihleri arasındaki Bağ-Kur sigortalılıklarının iptaline, 01.01.1983-26.11.1990 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olduğunun ve Bağ-Kur sigortalılığının 26.11.1990 tarihinde sona erdiğinin tesbitine  karar verilmiştir.
    Dosyadaki bilgi ve belgelerden, davacının 01.03.1981-04.02.1989 tarihleri arasında vergi kaydının, 26.02.1981-04.02.1999 tarihleri arasında oda kaydının bulunduğu, Bağ-Kur"un davacının tescilini 20.04.1982 tarihi itibariyle yapmakla birlikte SSK. sigortalılığını dikkate alarak davacının 01.01.1983-04.02.1999 tarihleri arasında Bağ-Kur sigortalısı olarak kabul edildiği ve davacının prim ödemelerinin 25.02.1992-15.10.1992 tarihleri arasında olup, prim borcunun mevcut olduğu, SSK. sigortalılık sürelerinin ise, 01.03.1980-01.01.1983, 27.11.1990-21.01.2004 ve fasılalı olarak 01.02.2004-31.08.2005 tarihleri arasında olduğu, ancak Sosyal Sigortalar Kurumunun davacının Bağ-Kur sigortalılığını nazara alarak çakışan döneme ait 27.11.1990-05.02.1999 tarihleri arasındaki SSK. sigortalılığını iptal ettiği anlaşılmaktadır.
    Sosyal Güvenlik sisteminde çifte sigortalılık mümkün bulunmayıp, bir sigortalının aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olması ve zorunlu sigortalılıkların çakışması halinde yasalardaki düzenlemeler ile, Yargıtay"ın yerleşik uygulamalarına göre önceden başlayan ve devam ede gelen sigortalılığa geçerlik tanınarak sorun çözümlenmiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu"nun 2005/21-389-430, 2001/21-627-659 sayılı kararlarında da bu husus özellikle belirtilmiştir.
    Somut olayda, 20.04.1982 tarihinde Bağ-Kur"a kayıt ve tescili yapılan davacının 01.03.1980-01.01.1983 tarihleri arasındaki SSK. sigortalılığı gözetilerek, Bağ-Kur sigortalılığının 01.01.1983 tarihinde başlatıldığı ve 04.02.1999 tarihine kadar da aralıksız devam ettiği, bu durumda 1983 yılından sonra tekrar 27.11.1990 tarihinde başlayarak devam eden SSK. sigortalılığına Bağ-Kur sigortalılığının bitim tarihi olan 04.02.1999 tarihine kadar geçerlik tanınamayacağı, Bağ-Kur sigortalılığının 01.01.1983-04.02.1999 tarihleri arasında geçerli olacağı ortadadır. Ancak 1479 sayılı Yasa’nın 22.2.2006 gün ve 5458 sayılı Yasa’nın 13.maddesi ile değişik 1.3.2006 tarihinde yürürlüğe giren Ek 19.maddesinde bu Kanun ve 2926 sayılı Kanuna göre kayıt ve tescili yapıldığı halde, 5 yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunan sigortalıların bu sürelere ilişkin prim borçlarının Kurumca yapılacak bildirimde belirtilen süre içerisinde ödenmemesi halinde daha önce prim ödemesi bulunan sigortalının ödediği primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle, prim ödenmesi bulunmayan sigortalının ise tescil tarihi itibariyle sigortalılığı durdurulur.  Prim borcunun ait olduğu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez. Ancak, sigortalı veya hak sahipleri daha sonra sigortalının en son bulunduğu basamağın başvuru tarihindeki değeri üzerinden hesaplanacak borç tutarlarını   tebliğ   tarihinden   itibaren   üç   ay   içinde  ödedikleri takdirde bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Bu madde kapsamına giren sigortalılar hakkında zaman aşımının kesilmesi ve zaman aşımının işlememesi ile ilgili olarak 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 103 üncü maddesinin 1.fıkrasının (6),(8) ve (10) numaralı bentleri hariç diğer hükümleri ile aynı Kanunun 104 üncü maddesi hükümlerinin uygulanacağı , yine 5458 sayılı Yasa’nın 14.maddesi ile eklenen ve 1.3.2006 tarihinde yürürlüğe giren Geçici 26.maddesine göre bu Kanun ve 2926 sayılı Kanuna göre kayıt ve tescili yapıldığı halde 31.3.2005 tarihi itibariyle beş yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunan sigortalılar ve hak sahiplerinden bu sürelere ilişkin prim borçlarını yeniden yapılandırma talebinde bulunmayanlar veya yeniden yapılandırma  talebinde bulundukları halde yapılandırma haklarını kaybedenler hakkında ek 19.madde hükmü uygulanacağı bildirilmiştir.
    Davacının istemi dikkate alındığında son prim ödeme tarihi olan 15.10.1992 tarihi  sonrasında prim borcunu ödemeyi istemediği gibi talebine göre de, uyuşmazlığa 01.03.2006 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa"nın değişik Ek 19 ve Geçici 26.maddelerinin uygulanacağının kabulü gerekir.
    Yapılacak iş, davacının ödediği primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle beş yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunup bulunmadığı tespit edilerek, borcu var ise primlerin tam olarak karşıladığı ay sonu itibariyle zorunlu Bağ-Kur sigortalılığını durdurmak ve prim borcunun ait olduğu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmeyerek, sigortalılığın durdurulduğu tarihten sonraki 506 sayılı Yasa"ya tabi zorunlu sigortalılığa geçerlik tanımak, beş yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcunun olmadığının anlaşılması halinde ise zorunlu Bağ-Kur sigortalılığını geçerli saymaktan ibarettir.
    Mahkemece, bu maddi ve hukuki olgular gözardı edilerek eksik araştırma ve inceleme ile yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O halde, davalıların bu yönleri amaçlayan temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, 19.02.2007 gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi