20. Hukuk Dairesi 2018/1472 E. , 2019/2217 K.
"İçtihat Metni"MAHKEMESİ :Kadastro Mahkemesi
Taraflar arasındaki davanın yapılan duruşması sonunda kurulan hükmün Yargıtayca incelenmesi davacı ... tarafından istenilmekle, süresinde olduğu anlaşılan temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten sonra dosya incelendi, gereği düşünüldü:
K A R A R
3402 sayılı Kanun hükümlerine göre 2007 yılında yapılan kadastro tespiti sırasında ... ili, ... ilçesi, ... mahallesi 102 ada 1 parsel sayılı 233.686,37 m2 yüzölçümündeki taşınmaz, 1937 tarih 14 sıra nolu tapu kaydına istinaden Özel ... (Kestanelik) vasfıyla, ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/531 Esas sayılı doyasında davalı olduğu gerekçesi ile malik hanesi açık bırakılmıştır.
Asıl dosya davacısı ... ... Asliye Hukuk Mahkemesine sunduğu 22.11.2006 tarihli dava dilekçesi ile, ... ilçesi, ... köyü, ... mevkii cilt 60 sayfa 44 sıra 14"de kayıtlı kestanelik vasıflı taşınmazın davalıların kök murisi adına kayıtlı olduğunun, söz konusu taşınmazın tamamına davacının nizasız fasılasız malik sıfatıyla 20 yılı aşkın süredir zilyetliğin devam ettiğini, davacının taşınmaza elma ağacı dikip kestanelikleri aşıladığını, taşınmaza su getirip bahçe olarak düzenleyip imar ve ihya ettiğini, halen malik gözüken ... ölüm tarihi ile dava tarihi arasında 20 yıldan fazla süre geçmesi nedeniyle tapu kaydının hukuki kıymetini kaybettiğini belirterek, dava konusu taşınmazın tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. ... Asliye Hukuk Mahkemesinin 2006/531 Esasına kaydı yapılan dava dosyası, dava konusu taşınmaz hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği gerekçesiyle ... Kadastro Mahkemesinin 2008/15 Esasına kaydı yapılmıştır.
Birleşen dosya davacısı ... ... Kadastro Mahkemesine (2007/87 Esas) sunduğu 22.11.2007 tarihli dava dilekçesi ile, ... ilçesi, ..., mevkiinde adına 5624,49 m2 taşınmazın tespit gördüğünü aslında taşınmazının 30 dönüm olduğunu aradaki farkın davalılar adına tespit gören 102 ada 1 parsel sayılı taşınmazın sınırları içerisinde kaldığını bu kısmın kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasıyla adına tescilini talep etmiştir.
Birleşen dosya davacısı ... ... Kadastro Mahkemesine (2007/88 Esas) sunduğu 22.11.2007 tarihli dava dilekçesi ile, dava konusu 102 ada 1 parsel sayılı taşınmaz sınırları içerisinde kalan yaklaşık 10 dönümlük taşınmazının kazandırıcı zamanaşımı zilyetliği iddiasıyla adına tescilini talep etmiştir.
Mahkemece tüm dava dosyaları ... Kadastro Mahkemesinin 2007/87 Esas sayılı dosyasında birleştirilmiş, ... Kadastro Mahkemesinin kapanması üzerine dosya ... Kadastro Mahkemesine devredilmiştir.
Mahkemece asıl dosya ve birleşen dosya kapsamında davacıların davalarının kısmen kabulüne kısmen reddine; 102 ada 1 parselin 14.05.2013 havale tarihli teknik bilirkişi raporunda (A) harfi ile gösterilen 14.113,31 m2"lik kısmı ile (D) harfi ile gösterilen 2.573,95 m2"lik kısmının tespitinin iptali ile aynı ada son parsel numaraları verilerek davacı ... adına; (C) harfi ile gösterilen 9.648,83 m2"lik kısmı ile (B) harfi ile gösterilen 3.762,70 m2"lik kısmının tespitinin iptali ile aynı ada son parsel numaraları verilerek davacı ... adına tespit ve tapuya tesciline; (A), (B), (C) ve (D) harfi ile gösterilen kısımlar dışındaki yerlerin tespit gibi tapuya tesciline karar verilmiş; hüküm asıl/birleşen dosya davacısı ... tarafından temyiz edilmiştir.
Dava, kadastro tespitine itiraza ilişkindir.
Çekişmeli taşınmazın bulunduğu yörede ... kadastrosu 3402 sayılı Kanunun 5304 sayılı Kanun ile değişik 4. maddesi hükmü uyarınca yapılmıştır.
Mahkemece, verilen karar usul ve yasaya aykırıdır. Şöyleki;
Taraflar arasında asliye hukuk mahkemesinde tapu iptal ve tescil davası devam ederken dava konusu taşınmazlar hakkında kadastro tutanağı düzenlendiği gerekçesiyle dava kadastro mahkemesine devredilmiş olup davada 3402 sayılı Kadastro Kanununun 30/2 maddesi hükümleri mevcuttur, bu hüküm gereğince mahkemenin gerçek hak sahibini araştırarak doğru sicil kurması amaçlandığından hakim gerekli gördüğü delilleri doğrudan toplayarak gerçek hak sahibini belirlemekle yükümlü olduğu gözönüne alınmalıdır.
Bu nedenle öncelikle davada taraf olması gereken Hazine ve ... Yönetiminin davaya katılımı sağlanarak taraf teşkili oluşturulmalı delilleri toplanmalı, ondan sonra davanın esası hakkında bir karar verilmelidir.
Hükme dayanak yapılan ziraat ve ... bilirkişi raporlarında dava konusu taşınmazların genel eğiminden bahsedilmiş ise de her bir kısım bazında eğim belirlemesi usulünce yapılmamış, eğimin neye göre belirlendiği, klizimetre ile ölçülüp ölçülmediği açıklanmamış, taşınmazların niteliğinin saptanması bakımından taşınmazların bulunduğu yeri kapsar en eski tarihli ve dava tarihinden 20 yıl öncesini gösteren resmî belgeler getirtilerek keşifte uygulama yapılmış ise de raporlar karar vermeye yetersiz ve denetime elverişli olmadığından taşınmazların evveliyatının ... olup olmadığı ve gerçek kişiler lehine zilyetlikle kazanma koşullarının oluşup oluşmadığı hususunda tereddüt oluşmuş ve 3402 sayılı Kanunun 14. maddesinde açıklanan gerçek kişilerin senetsiz ve belgesizden suluda 40 dönüm ve kuruda 100 dönümden fazla taşınmaz edinip edinmedikleri hususunda da mahkeme yazı işleri ile kadastro ve tapu sicil müdürlüklerinden ayrıca araştırma yapılmamış olması da doğru görülmemiştir.
Yine mahkemece 1937 tarih 14 sıra nolu tapu kaydının tüm geldi gittileri dosya arasına alınmamış, keşifte tapu kaydı usulünce uygulanmamış, fen bilirkişi raporunda tapunun kapsamı gösterilmişse de sınırları açıkça denetime elverişli olarak belirlenmemiş, krokide gösterilmemiş bu nedenlerle tapu kaydının kapsamının nasıl belirlendiği anlaşılamamıştır.
Ayrıca mahkemece infazı kabil karar verilmesi gerektiği halde taşınmazın geri kalan kısmı hakkında kim adına hangi vasıfla tescil kararı verildiği açıklanmadan tespit gibi tescil kararı verilmesi de doğru değildir.
O halde, mahkemece öncelikle Hazine ve ... Yönetiminin davaya katılımı sağlanarak taraf teşkili sağlanmalı husumet yaygınlaştırılmalı, açılan davaya karşı diyecekleri sorulmalı kendilerine savunma hakkı verilerek tarafların ileri sürecekleri delilleri toplanmalı daha sonra, 1937 tarih 14 sıra nolu tapu kaydının ilk tesisinden itibaren bütün tedavüllerinin, plan, harita ve krokilerinin, ifraz görmüşler ise ifraz haritalarının; ilk tesisi mahkeme ilamına dayanıyorsa ilam örneği ile haritasının, kadastro sırasında revizyon görmüş ise revizyon gördüğü taşınmazlara ait kadastro tutanak örneklerinin, tedavüller sırasında kayıtların yüzölçümü ve sınırlarında değişiklik olmuşsa sebebinin açıklanarak buna ilişkin belgelerin onaylı örnekleri okunaklı ve tapu geldi gittileri bilgisayar çıktılı olmak şartıyla denetime elverişli olacak şekilde dosya içine alınmalı; dava konusu bitişik ya da yakın komşu parsellerin, kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ilk oluşturulduğu günden itibaren tüm gittileri ile yine en eski tarihli memleket haritası ve hava
fotoğrafları ile dava tarihinden 15 - 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bulunduğu yerlerden istenerek, önceki bilirkişiler dışında halen Tarım ve ... Bakanlığı ve bağlı birimlerinde görev yapmayan bu konuda uzman ... yüksek mühendisleri arasından seçilecek bir ... mühendisi, bir fen ve bir ziraat mühendisi aracılığıyla yeniden yapılacak inceleme ve keşifte, çekişmeli taşınmazlar ile birlikte çevre araziye de uygulanmak suretiyle taşınmazların öncesinin bu belgelerde ne şekilde nitelendirildiği belirlenmeli; 3116, 4785 ve 5658 sayılı kanunlar karşısındaki durumu saptanmalı; tapu ve zilyedlikle ormandan toprak kazanma olanağı sağlayan 3402 sayılı Kanunun 45. maddesinin ilgili fıkraları, Anayasa Mahkemesinin 01/06/1988 gün ve 31/13 E.K.; 14/03/1989 gün ve 35/13 E.K. ve 13/06/1989 gün ve 7/25 E.K. sayılı kararları ile iptal edilmiş ve kalan fıkraları da 03/03/2005 gününde yürürlüğe giren 5304 sayılı Kanunun 14. maddesi ile yürürlükten kaldırılmış olduğundan, bu yollarla ormandan yer kazanılamayacağı, öncesi ... olan bir yerin üzerindeki ... bitki örtüsü yokedilmiş olsa dahi, salt ... toprağının ... sayılan yer olduğu düşünülmeli; toprak yapısı, bitki örtüsü ve çevresi incelenmeli; 6831 sayılı Kanunun 17/2. maddesi uyarınca ... içi açıklık olup olmadıkları değerlendirilmeli; keşifte, hâkim gözetiminde, taşınmazın dört yönden renkli fotoğrafları çektirilip, onaylanarak dosyaya eklenmeli; taşınmazın konumunu gösteren orijinal-renkli (renkli fotokopi) memleket haritasının ölçeği kadastro paftası ölçeğine, yine kadastro paftası ölçeği de memleket haritası ölçeğine çevrildikten sonra, her iki harita komşu ve yakın komşu parselleri de içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle, çekişmeli taşınmazların konumunu çevre parsellerle birlikte haritalar üzerinde gösterecekleri ayrı renklerle işaretli ve bilirkişilerin onayını taşıyan, duraksamaya yer vermeyecek nitelikte kroki düzenlettirilmeli;
Dava konusu taşınmazların 1937 tarih 14 sıra nolu tapu kaydı kapsamında kalıp kalmadıkları belirlenmeli bu amaçla tapu kayıtları mahalli bilirkişi eliyle mahallinde uygulanmalı, sınır denetimi yapılmalı, tapu kaydının mahalline uyup uymadığı tespit edilerek kayıtlar mahalline uyuyor ise kayıtların kapsadığı taşınmazları gösterir fenni bilirkişileri tarafından düzenlenecek denetlemeye elverişli krokili rapor alınmalı, kayıt malikleri ile bu kayıtlara dayanan kişiler arasında akdi veya irsi irtibat bulunup bulunmadığı araştırıldıktan sonra, dosyada bulunan ... bilirkişi raporu ve rapora ekli memleket haritası ve hava fotoğraflarındaki konumu dikkate alınarak tapu kayıtlarının 4785 ve 5658 sayılı kanunlar kapsamında hukuki değerini yitirip yitirmediği araştırılmalı sonucuna göre karar verilmelidir.
Dava konusu taşınmazın ... sayılmayan yerlerden olduğunun belirlenmesi halinde, dava konusu taşınmaz ve etrafını gösterir ve ilk defa o yerde grafik ya da fotogrametri yöntemiyle düzenlenen 1/5000 ölçekli arazi kadastro paftasının orijinal fotokopi örneği ile taşınmaza bitişik ya da yakın komşu parsellerin, kadastro tespit tutanak örnekleri ve bu parsellere uygulanan tapu ve vergi kayıtları ile yine en eski tarihli memleket haritası ve hava fotoğrafları ile dava tarihinden 15 - 20 yıl önce iki ayrı tarihte çekilmiş stereoskopik hava fotoğrafları ve bu fotoğraflara dayanılarak üretilmiş orijinal renkli memleket haritaları bir ..., bir fen ve bir ziraat bilirkişi kurulu aracılığıyla incelenerek dava konusu taşınmaz ile çevresine uygulanıp bu belgelerde dava konusu yer belirlendikten sonra, hava fotoğrafları ve dayanağı haritalar stereoskop aletiyle ve üç boyutlu olarak incelettirilip taşınmazın niteliğinin bu belgelerde ne şekilde görüldüğü taşınmazların niteliği üzerindeki ağaçların yaşı, cinsi, kapalılık oluşturup oluşturmadıkları ve tasarruf sınırlarının bulunup bulunmadığı imar-ihya ve zilyetliğin hangi tarihte başlanılıp tamamlandığı belirlenmeli, bu belgeler ile kadastro paftası, pafta düzenlenmemişse dava konusu taşınmazın 23/06/2005 gün ve 9070 sayılı Bakanlar Kurulu Kararıyla yürürlüğe konulan ... (Büyük Ölçekli Haritalar ve Harita Bilgileri Üretim Yönetmeliği) hükümlerine göre koordinatlı olarak düzenlenecek haritası hem 1/5000 ve hem de 1/25000 ölçeklerinde eşitlenerek kadastro paftası ile düzenlenen harita, komşu ve yakın komşu taşınmazları da içine alacak şekilde birbiri üzerine aplike edilmek suretiyle çekişmeli taşınmazların konumu, hava fotoğrafları ile orijinal renkli memleket haritaları üzerinde gösterir biçimde bilirkişi kurulundan ayrıntılı ve bilimsel verileri içerir, topografik ve memleket haritalarından yararlanılarak taşınmazın gerçek eğim durumunu gösterir rapor alınmalıdır.
Yine imar ve ihya üzerinde durulup, bu konuda ve zilyetliğin tespiti yönünden tanık beyanlarına başvurulmalı; parselin öncesinin ne olduğu, imar ve ihyanın hangi tarihte tamamlanıp bittiği, zilyetliğin hangi tarihte başlayıp kimler tarafından ne biçimde sürdürüldüğü, kullanımın ekonomik amacına uygun olup olmadığı, tanıkların imar-ihya ve zilyetlik olgusunu hangi olaylarla nasıl hatırladıkları saptanmalı;
3402 sayılı Kadastro Kanununun 14. maddesine göre tapuda kayıtlı olmayan ve aynı çalışma alanı içinde bulunan ve toplam yüzölçümü sulu toprakta 40; kuru toprakta 100 dönüme kadar olan (40 ve 100 dönüm dahil) bir veya birden fazla taşınmaz mal, çekişmesiz ve aralıksız en az yirmi yıldan beri malik sıfatıyla zilyetliğini belgelerle veya bilirkişi veyahut tanık beyanlarıyla ispat eden zilyedi adına tespit edilir hükmü gereğince davada taraf gerçek kişilerin belgesiz zilyetlik yoluyla kazandığı toprak olup olmadığı, varsa cinsi ve miktarı tapu ve ilgili kadastro müdürlüklerinden çekişmeli taşınmaz dışında, başka taşınmazlar için salt zilyetlik nedenine dayalı olarak açtığı bir başka tescil davalarının bulunup bulunmadığı mahkemeler yazı işleri müdürlüğünden sorulup tespit edilmeli şayet yasal sınırların geçildiği anlaşılırsa dava konusu taşınmazlar yönünden hak sahibi gerçek kişilere tercih hakkı tanınmalı tüm kanıtlar toplanıp birlikte değerlendirilmeli oluşacak sonuç çerçevesinde bir karar verilmelidir.
Belirtilen hususlar gözetilmeksizin, yazılı şekilde hüküm kurulması usul ve yasaya aykırı görülmüştür.
SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle; davacı ..."nin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün BOZULMASINA, temyiz harcının istek halinde iadesine 02/04/2019 günü oy birliğiyle karar verildi.