Abaküs Yazılım
21. Hukuk Dairesi
Esas No: 2006/5989
Karar No: 2007/3175

Yargıtay 21. Hukuk Dairesi 2006/5989 Esas 2007/3175 Karar Sayılı İlamı

21. Hukuk Dairesi         2006/5989 E.  ,  2007/3175 K.

    "İçtihat Metni"

    Mahkemesi     :  İstanbul 7.İş Mahkemesi
    Tarih               : 8.3.2006
    No                   : 559-121  

    Davacı   29.6.1998 tarihinden  itibaren ölüm aylığı bağlanmasına aksine kurum işleminin iptaline     karar verilmesini istemiştir.
    Mahkeme ilamında belirtildiği şekilde, isteğin reddine  karar vermiştir.
    Hükmün davacılar  vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldıktan  ve Tetkik Hakimi  tarafından düzenlenen raporla dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra işin gereği düşünüldü ve aşağıdaki karar tesbit edildi.
    1-Dosyadaki yazılara, kararın dayandığı delillerle kanuni gerektirici nedenlere ve özellikle davacılar murisinin S.S.K."dan yaşlılık aylığı talebinde bulunduğu 28.6.1995 tarihde 1479 sayılı Yasa"ya tabi sigortalılığı nedeniyle 1.7.1982-31.5.1995 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa"ya tabi sigortalı olarak kabul edilmesi mümkün bulunmadığından mahkemece murise tahsis talep tarihi itibariyle S.S.K."dan yaşlılık aylığı bağlanmasına ilişkin istemin reddine ilişkin hükmün yerinde olmasına göre davacıların aşağıdaki bendin kapsamı dışında kalan temyiz itirazlarının reddine
    2-Dava davacıların murisi E.K."nin 1.10.1972-1.6.1980, 1.7.1982-29.6.1998 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa"ya tabi sigortalı olmadığının, ve 506 sayılı Yasa"ya tabi sigortalılık süresinin geçerli olduğunun, murisin yaşlılık aylığı tahsis talep tarihi olan 28.6.1995 tarihini takibeden aybaşı ile ölüm tarihi olan 29.6.1998 tarihleri arasında yaşlılık aylığına hak kazandığının, davacılara ölüm tarihini takip eden aybaşı olan 1.7.1998 tarihinden itibaren S.S.K."dan ölüm aylığı bağlanması gerektiğinin ve murisin Bağ-Kur prim borcu bulunmadığının tesbiti istemine ilişkindir.
    Mahkemece davacıların murisinin 1.19.1972-1.6.1980, 1.7.1982-29.6.1998 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa"ya tabi zorunl.u sigortalı olduğu gerekçesiyle istemin reddine karar verilmiştir.
    Dosyadaki kayıt ve belgelerden muris E.K."nin Kollektif Şirket ortaklığı, anonim şirket kurucu ortaklığı nedeniyle 1.10.1972-1.6.1980, 1.7.1982-29.6.1998 tarihleri arasında 1479 sayılı Yasa"ya tabi zorunlu sigortalı olduğu, 6.4.1973 tarihi ile 29.7.1991 tarihi arasında ara ara düzensiz olarak prim ödemelerinin bulunduğu, 10.3.1958-23.12.1958, 1.8.18.1967-30.12.1967, 1.6.1980-30.6.1982, 1.6.1980-30.6.1982, 1.1.1984-31.5.1995 tarihleri arasında 506 sayılı Yasa"ya tabi çalışmalarının olduğu, Bağ-Kur"a tabi sigortalılığın öğrenilmesi üzerine S.S.K."ca 1.1.1984-31.5.1995 tarihleri arasındaki sigortalılığı iptal edilerek yaşlılık aylığı talebinin reddedildiği anlaşılmaktadır.
    Uyuşmazlık, her iki sigortalılığın çakışması halinde hangi sigortalılığa öncelik verileceği noktasında toplanmaktadır.
    Gerek 506 sayılı Sosyal Sigortalar Kanunu gerekse 1479 sayılı Bağ-Kur Kanunu birbirine paralel düzenlemeler ile bir sigortalının aynı anda birden fazla sosyal güvenlik kurumuna tabi olmasını yasaklayıp, sigortalının önceden başlayıp devam ede gelen sigortalılığına geçerlik tanıyarak çözüme ulaştırmaya çalışmışlardır. Yasa sistemimize göre bir kimsenin Sosyal Sigortalar Kurumu kapsamında sigortalı olabilmesi için hizmet aktine tabi bir işte çalışması yanında başka bir sosyal güvenlik kurumu kapsamında da bulunmaması gerekir. 506 sayılı Yasa’nın 3.maddesinin I/f bendinde “kanunla kurulu emekli sandıklarına aidat ödemekte olanların” K bendinde ise “ herhangi bir işverene hizmet akdiyle bağlı olmaksızın kendi nam ve hesabına çalışanların” sigortalı sayılmayacağı belirtilmiştir. Aynı şekilde 1479 sayılı Yasa’nın 24.maddesinin I ve II. Fıkralarında da bir kimsenin Bağ-Kur kapsamına girebilmesi için kendi adına bağımsız çalışıp kazanç sağlaması yanında, başka bir sosyal güvenlik kurumu kapsamında bulunmaması koşuluda getirilmiştir. Bütün bu açıklamalardan anlaşılacağı üzere sosyal güvenlik sistemimizde çifte sigortalılık mümkün bulunmayıp önceden başlayıp devam eden sigortalılığa geçerlik tanınmaktadır. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu’nun 2001/21-627 Esas, 2001/659 Karar nolu 3.10.2001 günlü kararıda bu yöndedir.
    Somut olayda önceden başlayıp devam eden sigortalılık 1479 sayılı Yasa"ya tabi sigortalılık olduğundan davacının  1.1.1984-31.5.1995 tarihleri arasındaki sayılı 506 Yasa"ya tabi sigortalığına geçerlilik tanınması mümkün değildir.
    Ancak 1479 sayılı Yasa’nın 22.2.2006 gün ve 5458 sayılı Yasa’nın 13.maddesi ile değişik 1.3.2006 tarihinde yürürlüğe giren Ek 19.maddesinde bu Kanun ve 2926 sayılı Kanuna göre kayıt ve tescili yapıldığı halde, 5 yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunan sigortalıların bu sürelere ilişkin prim borçlarının Kurumca yapılacak bildirimde belirtilen süre içerisinde ödenmemesi halinde daha önce prim ödemesi bulunan sigortalının  ödediği primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle, prim ödenmesi bulunmayan sigortalının ise tescil tarihi itibariyle sigortalılığı durdurulur.  Prim borcunun ait olduğu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmez ve bu sürelere ilişkin Kurum  alacakları takip edilmeyerek, Kurum alacakları arasında yer verilmez. Ancak, sigortalı veya hak sahipleri daha sonra sigortalının en son bulunduğu basamağın başvuru tarihindeki değeri üzerinden hesaplanacak borç tutarlarını   tebliğ   tarihinden   itibaren   üç   ay   içinde  ödedikleri takdirde bu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilir. Bu madde kapsamına giren sigortalılar hakkında zaman aşımının kesilmesi ve zaman aşımının işlememesi ile ilgili olarak 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 103 üncü maddesinin 1.fıkrasının (6),(8) ve (10) numaralı bentleri hariç diğer hükümleri ile aynı Kanunun 104 üncü maddesi hükümlerinin uygulanacağı , yine 5458 sayılı Yasa’nın 14.maddesi ile eklenen ve 1.3.2006 tarihinde yürürlüğe giren Geçici 26.maddesine göre bu Kanun ve 2926 sayılı Kanuna göre kayıt ve tescili yapıldığı halde 31.3.2005 tarihi itibariyle beş yıl ve daha fazla süreye ilişkin prim borcu bulunan sigortalılar ve hak sahiplerinden bu sürelere ilişkin prim borçlarını yeniden yapılandırma talebinde bulunmayanlar veya yeniden yapılandırma  talebinde bulundukları halde yapılandırma haklarını kaybedenler hakkında ek 19.madde hükmü uygulanacağı bildirilmiştir.   
    Kanunların geriye yürümesi konusunda mevzuatımızda genel bir düzenleme bulunmamaktadır. İlke olarak her yasa yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal hukuksal sonuçlarını doğurmaya başlar. Bunun doğal sonucu da yasaların yürürlüğe girmelerinden önceki   olayları etkilemeyeceği, başka bir anlatımla geriye yürümeyeceklerdir. Ancak devam eden  uyuşmazlıklarda,  tamamlanmamış  hukuki  durumlara  yeni yasa veya düzenleyici kural “derhal yürürlüğe girme” niteliği nedeniyle uygulanacak ve hukuki sonuçlarını doğuracaktır. Bu gibi durumlarda kanunların geriye yürümesi değil ani etkisi söz konusudur. Sosyal güvenlik hukukunun ilgi alanı kamusal olup otoritesi kamu düzenini  ilgilendirmektedir. Bu nedenle sosyal güvenlik hukuku ile ilgili yasalar yürürlüğe girdiği andan itibaren derhal hukuksal sonuçlarını doğurur.
    Davacıların murislerinin prim borcunu ödeme istekleri olmadığı gözetildiğinde koşullar oluşuyor ise  uyuşmazlığa hüküm tarihinden önce 1.3.2006 tarihinde yürürlüğe giren 1479 sayılı Yasa"nın değişik Ek 19 ve Geçici 26. maddesinin uygulanacağının kabulü gerekir.  Hukuk Genel Kurulu"nun 21.6.2006 gün  ve 2006/21-363 E. 2006/ 466  K., 28.6.2006 gün  ve 2006/21-485 E., 2006/483 K. no lu kararları da bu yöndedir.
    Yapılacak iş; davacıların murisinin 1479 sayılı Yasa"ya tabi sigortalı olduğu her iki dönem yönünden ayrı ayrı  ödediği primlerin tam olarak karşıladığı ayın sonu itibariyle beş yıl ve daha fazla  süreye ilişkin prim borcu bulunup bulunmadığını tesbit etmek  var ise primlerin tam olarak  karşılandığı ayın sonu itibariyle Bağ-Kur    zorunlu sigortalılığını  durdurmak ve  prim porcunun ait olduğu süreler sigortalılık süresi olarak değerlendirilmeyerek sigortalılığın durdurulduğu tarihten sonraki süreler yönünden  506 sayılı Yasa"ya tabi zorunlu  sigortalılığa değer vermek, beş yıl şartı  oluşmuyor ise zorunlu Bağ-Kur sigortalılığına  geçerlik  tanımak ve sonucuna göre ölüm aylığı şartlarının oluşup oluşmadığını belirlemektir 
    Mahkemece bu maddi ve hukuki olgular gözetilmeksizin yazılı şekilde karar verilmiş olması usul ve yasaya aykırı olup bozma nedenidir.
    O halde, davacılar vekilinin  bu yönleri amaçlayan  temyiz itirazları kabul edilmeli ve hüküm bozulmalıdır.
    SONUÇ: Hükmün yukarıda açıklanan nedenlerle BOZULMASINA,temyiz harcının istek halinde  temyiz edenlere  iadesine, 05.03.2007  gününde oybirliğiyle karar verildi.



    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi