Abaküs Yazılım
23. Hukuk Dairesi
Esas No: 2013/366
Karar No: 2013/1395
Karar Tarihi: 08.03.2013

Yargıtay 23. Hukuk Dairesi 2013/366 Esas 2013/1395 Karar Sayılı İlamı

Özet: (Bu özet Yapay Zeka tarafından yazılmıştır. Hukuki olarak geçerliliği yoktur.)


Davalı, takip borçlusundan bir taşınmaz satın aldığını ancak tapuda ihtiyati tedbir kararı nedeniyle devrin gerçekleşemediğini belirterek bedelin teminatı olarak bono tanzim edildiğini savunarak, sıra cetvelinde kendisine ayrılan payın iptal edilmesi istemiyle yapılan dava reddedildi. Davacılar vekili bunun üzerine temyiz etti. Mahkeme, alacaklının ispat yükünün düzenlenen bono ile tek başına yerine getirilemeyeceğini vurgulayarak, davalının alacağının gerçek bir borç ilişkisine dayandığını ispatlayamadığını belirterek bu durumda mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerektiğini belirtti ve karar bozuldu.
Kanun Maddeleri:
- Borçlar Kanunu Madde 54
- Medeni Kanun Madde 609
23. Hukuk Dairesi         2013/366 E.  ,  2013/1395 K.

    "İçtihat Metni"

    MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi

    Taraflar arasındaki sıra cetveline itiraz davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacılar vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü.

    -K A R A R-

    Davacılar vekili, davalının başlattığı ... takibinin dayanağı olan bononun, gerçek bir borç ilişkisi için olmayıp sırf müvekkillerinin ilama dayalı alacaklarının tahsilini engellemek maksadıyla düzenlenmiş olmasına rağmen, bedeli paylaşıma konu taşınmazın satışı sonrası düzenlenen sıra cetvelinde davalıya .... sırada pay ayrıldığını ileri sürerek, sıra cetvelinde davalıya ayrılan payın iptali ile bu payın müvekkillerinin alacaklı olduğu ... dosyasına ödenmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir.
    Davalı vekili, müvekkilinin takip borçlusundan taşınmaz satın aldığını ve bedelini ödediğini, ancak taşınmaz üzerinde ihtiyati tedbir kararı bulunması nedeniyle tapuda devrin gerçekleştirilemediğini, bunun üzerine taşınmaz için ödenen bedelin teminatını teşkil etmek üzere söz konusu bononun tanzim edildiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.
    Mahkemece, iddia, savunma, tanık beyanları ve tüm dosya kapsamına göre, davalının ... takibine dayanak yaptığı bonodan dolayı takip borçlusundan alacaklı olduğu ve bononun gerçek bir borç ilişkisi için düzenlenmiş olduğu gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir.
    Kararı, davacılar vekili temyiz etmiştir.
    Dava, muvazaa iddiasına dayalı olarak sıra cetvelinin iptali istemine ilişkindir.
    Muvazaa iddiasına dayalı sıra cetveline itiraz davalarında ispat yükü alacağına itiraz edilen alacaklıya düşer. Alacaklı alacağının gerçek bir hukuki ilişkiye dayandığını takipten önce düzenlenmiş ve birbirini teyid eden usulüne uygun delillerle isptalamalıdır. Her zaman düzenlenmesi mümkün olan bono, alacağın varlığını ispatlamaya tek başına yeterli değildir. Senetler ancak tarafları ve onların cüz"i ve külli haleflerine karşı ileri sürüleceğinden, davacı üçüncü kişi bakımdan bir ispat vasıtası olamazlar. Öte yandan alacağın miktarına göre diğer tarafın açık muvafatı bulunmadığı sürece tanık dinlenemez ve tanık beyanına dayalı olarak hüküm kurulamaz.
    Somut olayda, ispat yükü kendisinden olan davalının, alacağının gerçek bir borç ilişkisine dayandığını yukarıda açıklandığı şekliyle ispat edememiş olmasına ve özellikle davacı takibinin dayanağı olan ilamın dava tarihinin 31.06.2006 tarihi olmasına, davalının takibine dayanak teşkil eden bononun ise ....03.2008 tarihinde düzenlenmiş olmasına göre, davalının takibine dayanak olarak gösterdiği bononun muvazaalı olarak düzenlendiğinin
    kabulü gerekir. Bu durumda mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken yanılgılı gerekçeyle reddi doğru olmamıştır.
    SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile hükmün, davacı yararına BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde iadesine, kararın tebliğinden itibaren ... gün içerisinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 08.03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.










    Sayın kullanıcılarımız, siteden kaldırılmasını istediğiniz karar için veya isim düzeltmeleri için bilgi@abakusyazilim.com.tr adresine mail göndererek bildirimde bulunabilirsiniz.

    Son Eklenen İçtihatlar   AYM Kararları   Danıştay Kararları   Uyuşmazlık M. Kararları   Ceza Genel Kurulu Kararları   1. Ceza Dairesi Kararları   2. Ceza Dairesi Kararları   3. Ceza Dairesi Kararları   4. Ceza Dairesi Kararları   5. Ceza Dairesi Kararları   6. Ceza Dairesi Kararları   7. Ceza Dairesi Kararları   8. Ceza Dairesi Kararları   9. Ceza Dairesi Kararları   10. Ceza Dairesi Kararları   11. Ceza Dairesi Kararları   12. Ceza Dairesi Kararları   13. Ceza Dairesi Kararları   14. Ceza Dairesi Kararları   15. Ceza Dairesi Kararları   16. Ceza Dairesi Kararları   17. Ceza Dairesi Kararları   18. Ceza Dairesi Kararları   19. Ceza Dairesi Kararları   20. Ceza Dairesi Kararları   21. Ceza Dairesi Kararları   22. Ceza Dairesi Kararları   23. Ceza Dairesi Kararları   Hukuk Genel Kurulu Kararları   1. Hukuk Dairesi Kararları   2. Hukuk Dairesi Kararları   3. Hukuk Dairesi Kararları   4. Hukuk Dairesi Kararları   5. Hukuk Dairesi Kararları   6. Hukuk Dairesi Kararları   7. Hukuk Dairesi Kararları   8. Hukuk Dairesi Kararları   9. Hukuk Dairesi Kararları   10. Hukuk Dairesi Kararları   11. Hukuk Dairesi Kararları   12. Hukuk Dairesi Kararları   13. Hukuk Dairesi Kararları   14. Hukuk Dairesi Kararları   15. Hukuk Dairesi Kararları   16. Hukuk Dairesi Kararları   17. Hukuk Dairesi Kararları   18. Hukuk Dairesi Kararları   19. Hukuk Dairesi Kararları   20. Hukuk Dairesi Kararları   21. Hukuk Dairesi Kararları   22. Hukuk Dairesi Kararları   23. Hukuk Dairesi Kararları   BAM Hukuk M. Kararları   Yerel Mah. Kararları  


    Avukat Web Sitesi